Bir anne babanın evlatlarına son vasiyeti

Dostlar; Bir Anne ve Babanın Evlatlarına Son Vasiyeti Evlatlarım, Bir gün gelecek, eve döndüğünüzde ne annenizi ne de babanızı yanınızda bulabileceksiniz. İşte o gün, bizden geriye kalan en kıymetli emaneti, yani kardeşliğinizi ve aile bağlarınızı koruyun. Biz bu dünyadan göçüp gittikten sonra birbirinize daha sıkı sarılın. İçinizden biri düştüğünde elinden tutun, biri üzüldüğünde derdini paylaşın, biri yalnız kaldığında ona yuva olun. Unutmayın ki biz artık yanınızda olmasak da kardeşiniz, bu dünyada sizden bir parçadır. Malın, mülkün, mirasın veya eşlerin aranıza girmesine izin vermeyin. Birkaç parça dünya malı uğruna aynı sofrada büyüyen, aynı anne babanın sevgisiyle yetişen kalpleri birbirinden ayırmayın. Çünkü mal bölüşülür, evler satılır, yollar ayrılır; fakat kırılan bir kardeşlik bağını onarmak bazen bir ömür bile sürer. Bir gün babanızın yüzündeki çizgilere, saçlarındaki aklara ve omuzlarındaki yorgunluğa baktığınızda bilin ki bunların ardında sizin için verilmiş nice mücadele vardır. Belki kendi dertlerini içine attı, belki yorulduğunu belli etmedi, belki de birinin kendisine vereceği teselliye ihtiyaç duyduğu hâlde size gülümsedi. Bütün bunları, siz huzur içinde yaşayın diye yaptı. Anneniz de gecelerini dualarla, günlerini fedakârlıklarla geçirdi. Sizin bir gülüşünüzle sevindi, bir gözyaşınızla üzüldü. Kendi rahatından vazgeçtiği zamanlar oldu ama sizin mutluluğunuzdan asla vazgeçmedi. Bizim sizden istediğimiz ne servet ne şöhret ne de dünyalık bir kazançtır. Tek arzumuz, iyi insanlar olmanız, birbirinize sahip çıkmanız ve hangi şartlarda olursanız olun kardeşliğinizi unutmamanızdır. Hayatınız güzel, yolunuz açık, gönlünüz huzurlu olsun. Bizim çektiğimiz sıkıntılardan daha azını yaşayın; hayallerinize ulaşın, başarılar elde edin ve her zaman birbirinizin iyiliğini isteyin. Bir gün mezarımızın başına geldiğinizde birbirinize küs değil, omuz omuza durun. Bizim için en büyük mutluluk, arkamızda bıraktığımız evlatların birbirine düşman olması değil, birbirine merhametle sarılmasıdır. Evlatlarım, unutmayın: Bizim yokluğumuzda birbirinize anne, birbirinize baba, birbirinize yuva olun. Çünkü anne ve baba bir gün bu dünyadan ayrılır; fakat kardeşlik, yaşatıldığı sürece onların sevgisini geleceğe taşır. Bizim en büyük mirasımız malımız mülkümüz değil, sizin birbirinize olan sevginizdir. Bizi seviyorsanız, birbirinizi sevin. Bizi yaşatmak istiyorsanız, kardeşliğinizi yaşatın. Sizi her şeyden çok seven anneniz ve babanız… Evlatlar; Ne yaparsan yap, herkesi memnun edemezsin. Ömrünü versen ahiretini isterler. Fedakârlık yaparsın, alışırlar; iyilik yaparsın, görev bilirler. Bir gün yapmadığında ise bütün yaptıklarını unuturlar. İnsanların beklentileri bitmez; senin ömrün ise sınırlıdır. Bu yüzden herkesi memnun etmeye çalışırken kendini tüketme. Elinden gelen iyiliği yap, kimseye haksızlık etme, vicdanını temiz tut. Ama herkesin gönlünü hoş etmek uğruna kendi huzurundan vazgeçme. Unutma; senin görevin herkesi memnun etmek değil, doğru olanı yapmaktır. İnsanların takdirini değil, Allah’ın rızasını kazanmayı hedefle. Çünkü insanlara ne kadar verirsen ver, bazen yetmez; fakat Allah için yapılan hiçbir iyilik karşılıksız kalmaz. Zaman değişti, devirler tersine döndü. Kalplerimizden ihlâs ve edep öldü. Sıla-i rahim (akrabalık bağlarını gözetmek), Pazarlık yaptığımız bir alışverişe dönüştü. Günümüzde parası olan kişiye saygı duyulur, Menfaatler aramızda hayaletler gibi yükselir. Hakikatin nuru ise perdelenir, görünmez hâle gelir. Zama değişmesiyle insanlar ahlâkî değerlerden uzaklaşıyor İhlâsın ve edebin azalmasını, akrabalık ilişkilerinin menfaate dönüşmesini, insanların parası olana değer vermesini ve hakikatin sesinin gölgede kalması gibi. Dostlar, bir anne ve babanın evlatlarına bırakabileceği en kıymetli miras, birbirlerine duydukları sevgi ve bağlılıktır. Dünya malı paylaşılır, hayatlar değişir; ama kardeşlik bağı korunursa aile ayakta kalır. Anne ve babanın ardından birbirine sahip çıkmak, onlara duyulan sevginin en güzel ifadelerinden biridir.