Açlık ve Filistin

Açlık, karaciğerdeki glikojen miktarının normalin altına düşmesiyle duyulan ve genellikle yemek yeme arzusunu oluşturan his veya duruma verilen isimdir.

Herhangi bir şeye karşı duyulan özlem ve arzulara da mecazi anlamda açlık denilmektedir.

Oruçlu olduğumuz bazı anlarımızda açlık hissi duymuşuzdur.

Duyduğumuz açlık hissi bize Rabbimizin nimetlerinin kıymetini ve ne kadar çok şükretmemiz gerektiğini hatırlattıysa, yaşadığımız dünyada milyara yakın insanın açlık çektiğini ve yüz milyonlarca insanın açlıktan öldüğünü aklımıza getirdiyse, umursamazlık duygularımızı törpüleyip fıtratımızda bulunan merhamet duygularımızı ön plâna çıkartmaya başladıysa orucumuzun etkisini gösterdiğinin işaretidir denilebilir.

Dünyada yaşanan açlık sorunu büyük oranda gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelerde yaşanmaktadır.

Kıta olarak düşünürsek Afrika ilk sırada yer alır.

Üzerinde yaşadığımız gezegende birçok tuhaflıklar vardır.

Bu tuhaflıklardan biri de bir yanda günlük gıdaya ulaşamamaktan muzdarip olup açlıktan ölen yüz milyonlarca insanın yaşaması, diğer tarafta alabildiğine Allah'ın cc nimetlerinden yararlanıp, hattâ nimet beğenmeyip canının istediği nimetleri imkânları olduğundan fiyatına bakmaksızın aşırı tüketimden dolayı obez olan, sonra da zayıflama derdine düşüp bunun için çok büyük miktarlarda para harcayanların bulunmasıdır.

Hele de böyle bir dünyada israfın yaygınlaşıp çok yüksek oranlara erişmesi ayrı bir faciadır.

Fizyolojik açlık olduğu gibi psikolojik, duygusal açlık denilen bir türü de mevcuttur.

Konunun uzmanları; çoğu bireyin zaman zaman normalin üzerinde yemek yeme sebebinin yüzde yetmiş beş oranında bu duygusal durumdan kaynaklandığını belirtmektedirler.

Yine uzmanların belirttiğine göre bazı kişiler duygularıyla başa çıkmaya çalışmak yerine kendilerini yemek yemeye vermekle iyi hissetmektedirler.

Genellikle kısa süreli olmakla birlikte sonuçta kilo almaya sebep olduğu için yerini stres ve pişmanlığa terk etmektedir.

Psikolojik yani duygusal açlıktan kurtulmanın en önemli çıkış yolu farkındalıktır.

Ve farkındalıkla birlikte çözüm arayışına girip çaba harcamaktır.

Dünyada açlıktan yüz milyonlarca ölümlerin meydana gelmesinin sebepleri arasında aşırı silahlanmaya yapılan harcamalar ve bu silahlarla insanların birbirirlerine düşürülüp savaştırılması, tarım alanlarının kirletilmesi, elverişli olan alanların da gereği gibi değerlendirilememesi, açlık ve sefalete mahküm edilen ülke ve bölgelerin yeraltı ve yerüstü kaynaklarının ve zenginliklerinin acımasızca sömürülmüş olması, dünyanın imkânlarından azami şekilde yararlananların merhametsizliği gibi birçok neden sayılabilir.

Merhum üstad Necip Fazıl Kısakürek "Allah'ın cc on pulunu bekleye dursun on kul, bir kişiye tam dokuz dokuz kişiye bir pul. " diyerek adaletsiz bir paylaşımdan bahsetmiş, "Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa" diyerek de merhametsizlik ve insafsızlığın vahametine işaret etmiştir.

"Komşusu aç iken tok yatan bizden (olgun bir mümin) değildir." diyen bir Peygamberin (s.a.v) ümmetinin birer ferdi olarak olarak müslümanların her birine sorumluluklar düşmektedir.

Bugünlerde terör örgütü İsrail'in devamlı başlarına bomba yağdırdığı Filistin Gazze de insanların çekmiş olduğu açlık ve sıkıntılarını yüreğinde duymayan müslümanların yukarıda zikettiğimiz hadisi şerifin muhatabı olacağı ve hesaplarının büyük olacağı açıktır.

Dünyadaki açlık sorununun çözümünden ilk önce sorumlu olanlar; imkânları bol ve geniş olan islâm ülkelerinin idarecileridir.

Sorunun çözümü boyunlarının borcudur.

Ve bu açlık sorununun vebali büyüktür.

Açlık insanoğlunun başına gelebilecek en büyük felâketlerden biridir.

Bundan dolayı ecdadımız "Allah cc kimseyi açlıkla terbiye etmesin" duasını dillerinden düşürmemiştir.

Açlığın yol açtığı sorunlar; hastalık, ölüm, işgücü ve üretim kaybı, verimsizlik, fiziksel ve zihinsel gelişim sorunları, ruhsal çöküntü, suç işleme ve şiddet eğiliminin artması vs. vs. gibi birçok şey sayılabilir.

Tokluğun insanlarda bir gevşemeye ve vurdumduymazlığa sebep olacağına işaretle ecdadımız "Tok açın halinden anlamaz" demişlerdir.

Açlık sorununun çözüldüğü, bu yüzden ölümlerin olmadığı bir dünyada yaşamak dileğiyle.

Yüce Rabbimden yüreğimizde merhamet, şefkat ve sevginin daim olmasını niyaz ederim.

Cumamız hayra vesile olsun.

Selamlarımla.