Allah; ne yanılır, ne de unutur
"Senin rabbin unutkan değildir."
(Meryem Suresi: 64)
İmam-ı Şafii (r.a ), bu mübarek âyet hakkında şöyle der:
“Kur'an'ı Kerim'de bir âyet vardır ki zalimin kalbine bir ok gibi saplanır. Onu korkutur, mazlumun da kırık kalbini adeta ilaç gibi tedavi eder.” buyurdu.
Yüce Allah, başka bir ayet-i kerimede de şöyle buyuruyor:
"Bekleyin! Şüphesiz biz de beklemekteyiz." (Hûd: 122)
Evet Yüce Allah asla unutmaz.
"Ne yanılır ne unutur"
(Taha: 52)
Allah; İslama, mukaddesâta, Kur'an ve sünnete dil uzatanların söylediğini ve yaptığını asla unutmaz.
Azgın, zalim, gaddar cehennem odunları yahudilerden asla gafil değildir.
“Onları bekleyin, biz de beklemekteyiz.” diye tehdit ediyor.
Zira Yüce Allah, mühlet verir, fakat asla ihmal etmez.
Başka bir ayet-i kerimede de şöyle ferman buyurur:
"Haksızlık edenler neye nasıl dönüşeceklerini yakında görecekler." (Şuara: 227)
Bu güruh açığa vurdukları kabih sözlerden ve yaptıkları icraatlardan daha fazlasını göğüslerinde saklarlar, bu konuda da:
"Onların ağızlarından nefret taşmaktadır; kalplerinin gizlediği ise daha büyüktür." buyurdu. (Âl-i imrân: 118)
Mukaddesata ve dini değerlere dil uzatan, yaşlı çocuk kadın demeden zulmeden kişi ve kişiler, bütün din mensuplarına, hisseten iki milyar müslümana ve bu cennet vatanın sakinlerine haksızlık yapmış ve onlara zümetmişlerdir.
Cahil, ahmak, gerici, yobaz, mütecaviz zalim, gaddar, saygısız, edeb ve görgü fakiri insanlara, en azından altı şehitlerle, üstü gazilerle baştan başa dolu olan Anadolu ve fedakar Anadolu insanı adına şu şiiri hatırlatıyorum…
“Zamanı kokutanlar
Mürteci diyor bana.
Yükseldik sanıyorlar
alçaldıkça tabana.”
İlk günden kıyamete kadar kim ve nerde olursa olsun, bu ve buna benzer tehlikeli sözleri söyleyenler,
zulmedenler tövbe ederek söylediklerine pişman olmaz ve buna son vermezlerse, kırdıklarını tamir edip Yüce Allah ile sulh olmazlarsa, şairin dediği alçak tabandan daha derin ve yakıcı bir taban yani cehennem azabı tabandan tavana onları ve onlara razı olanları bekliyor.
Allah’ım!
Bizleri ve bütün mü’min kardeşlerimizi imkanlar el verdikçe hakkı ve sabrı biribirine tavsiye edenlerden, sırf senin rızan için nasihat edenlerden eyle.