Altılı Masa’nın Anayasa Taslağı
Her şeyden önce iyi niyetlen hazırlanmış bir metin.
Anayasa’nın tüm maddelerinden ziyade devletin temel hukuk yapısı öncelik edinmiş.
Taslağı hazırlayanlar arasında anayasa hukukçuların olması ve ciddi anlamda zaman ayrılması ve bununla beraber farklı temel görüşleri olan altılı masa’nın böyle bir çalışmada konsensüs sağlanması da dikkate değer.
Tabi bu sadece bir çalışma ve taslak.
Yürürlüğe girmesi millet ittifakının seçimlerden zaferle çıkmasına bağlı. Meclis çoğunluğu sağlanır mı veya halka gider mi bunları zaman gösterecek.
Taslağa bakıldığında ilk göze çarpan partili cumhurbaşkanlığının rafa kaldırılmasını görmekteyiz.
Eski sistemde olduğu gibi ağırlıklı gücün yasamaya yani meclise verildiğini yürütme ve yargı erklerinin daha ziyade meclisin kontrolünde olacağı yazılmış.
Burada asıl amacın güçlü bir meclisin yürütme üzerinde kontrolün sistemi rahatlatacak görüşü düşünülmüş olabilir.
Ancak cumhurbaşkanının yedi yıl gibi uzun bir süre için seçilecek olmasını anlamak mümkün değil. Meclis seçimlerinin de eski sistemde olduğu gibi dört yıla düşürülebilirdi.
Yargıda da bir takım rotasyona gidilmesi hedeflenmiş.
Özellikle Anayasa mahkemesi üyelerinin seçimi Cumhurbaşkanlığından alınıp meclise verilmesi bu üyelerin iktidarda olan hükümetlerin doğrultusunda hareket etmeyeceği garantisi yok.
Bunun yerine yeniden yapılandırılması düşünülen hakim ve savcılar arasında seçim ile buralara üye ataması daha doğru olabilirdi.
Sayıştay gibi çok önemli bir denetim kurumunda da yetkinin mecliste oluşu kararı verilmiş, ancak denetleme görevinin muhalefete bırakılması yeni bir anlayışında başlangıcı olabilir.
Temel hak ve özgürlüklerin anayasal güvence altına alınması kadın, basın ve hayvan haklarının da metne girmiş olması batı demokrasilerinin bir örneklemesi olarakta düşünülebilir.
Kamu alımlarında “şeffaflık ve liyakat” öncelik olarak görülmüş.
Milletvekili dokunulmazlıkları meclis çoğunluğuna bırakılması ve kayyum atamalarının sonlandırılmasıda olması gereken demokratik adımlar olarak görebiliriz.
“Siyasi etik kanunlarının” anayasaya maddesi olarak konulacak olması siyasetin gelecekte bir rant ve çıkar aracı olarak değil halka ve ülkesine hizmet yapılması gereken bir kurum olarak düşünülmesi ve eyleme geçirilmesini amaçlanmış.
Bütün bu çalışmalar sadece taslak. Gelecekte diğer siyasi partiler ve STK’ ların da katkıları ile darbeci elitlerin yaptığı ve eleğe dönmüş bu anayasa değişebilir veya rezervedilebilir.