Altılı masanın bakanlık dağılımı

Seçim yaklaşırken beraberinde beklentilerin de artacağı kanaati hakim.

Şimdiden bakanlık dağılımı konuşuladursun; daha ziyade alınacak oy oranına göre bir dağılım havası estirilmeye çalışılıyor.

Oysa görüntünün bu yönde olması seçmen nezdinde pekte olumlu karşılanmayabilir.

Elbette; alınacak oy oranı bir kıstas olacaktır. 

Ancak bunu kamuoyu önünde pazarlık unsuru yapmak etik olmayacağı gibi henüz kazanılmış bir seçimde yok.

Bu tür pazarlıklar ve görüş paylaşımlarını daha ziyade teşkilat kademelerinde görmekteyiz. 

Genel başkanlar düzeyinde bu tür konuşmalara şahit olunmuş değil.

Konuşulan veya kamuoyuna sızdırılan altılı masa liderlerinin en azından başkan yardımcısı olacağı ve buna bağlı olarak bazı bakanlıkların bağlanabileceği yönünde.

Her ne kadar dedikodu dahi olsa bir takım hesaplarında yapıldığı köşe yazılarından okuyoruz.

Geçmişin nükseden hastalığı da olan ideolojiye dayalı bakanlık paylaşımı olabilecek bir koalisyon hükümetinde tekrar yaşayacağız.

Zaten siyasetin doğasında olan kritik hamleler sadece Türk Siyasetine özgü bir yaklaşım değil

Batı demokrasilerinde de bu tür hamleler ile karşılaşmaktayız. Ancak bir gelenek haline gelen ve kimi çevrelerce olmazsa olmaz konumunda bakanlıklar var.

Milli eğitim, içişleri ve adalet gibi kritik kadro atamalarının yapıldığı bu bakanlıklar için kıyasıya mücadele yapılacağı herkesin ortak kanaati.

Sonuç itibariyle bir koalisyon ve akitten oluşan hükümet ortaklarının seçmenlerine verecek mesajları da bu bakanlıklar üzerinde olabilir.

Kadrolaşmanın her ne kadar ehil atamalardan oluşacağı konuşuluyor olsa da, liderlerin tercihi sözünü dinleneecek bir yapının oluşması kaçınılmaz olacaktır.

Ortakların eşit oranda bir bakanlık dağılımı yönündeki görüşlerin karşılığı bu okumalardan sonra güç görünüyor.

Zaten buna parti kurmayları da sıcak bakmayabilir.

Seçilecek başkanın bir artısı da kararname ile bakanlık artırımını sağlayacak olması. 

En az oy alan ortağın birden fazla koltuğa oturmasının da önünü açacaktır.

Tabi bütün bu varsayımlar millet ittifakının kazanması durumundaki senaryolar. 

Siyasette bir günün hatta bir saatin önemini kavrayanlar daha nice senaryolar ile karşılaşacağını da düşünüyor olmalılar.