Ani ölümün bizlere verdiği dersler…
Dostlar;
Kişinin hevesi ve arzusu kırıldıktan sonra İsterse her şey mükemmel olsun, dönüp göz ucuyla bile bakamaz.
Yüreği soğuyanın savaşı da bitiyor.
Bir gün herkes terkedecek bu dünyayı.
Kimi zamansız, kimi vedasız, kimi dargın, kimi kırgın.
Birinin ani ölümüne şahit oldum.
Bu ani ölüm bana, işimi Allah'a adamayı ve insanların memnuniyetini umursamamayı öğretti.
Bu ani ölüm bana, vaktin başlangıcında dua etmeyi öğretti. Artık vaktin sonuna varıp varamayacağımı bilmiyorum.
Bu ani ölüm bana, sağlıklı olsanız bile ölümün sadece bir yöntemi değil, aynı zamanda bir randevusu olduğunu öğretti.
Bu ani ölüm bana, bugün almam gereken şeye yarın ihtiyacım olmayabileceğini, kuşlar gibi yarının rızkını düşünmemeyi, bugün Kur'an'dan okumam gereken şeye yarın daha çok ihtiyacım olabileceğini öğretti.
Bu yüzden Kur'an'daki payıma düşeni her şeyden üstün tutmayı öğretti.
Bu ani ölüm bana, çok fazla af dilemeyi öğretti.
Bu ani ölüm bana, kefenden başka hiçbir şey götüremeyeceğimi öğretti. Evini amellerle dolduran, kabrini Kur'an ve ibadetlerle aydınlatan kimseye ne mutlu.
Bu ani ölüm bana, iyi amellerin kesinlikle kötü sonlardan koruduğunu öğretti.
Bu ani ölüm bana, içindeki her şeyle birlikte tüm dünyanın ve hayatın oyun, eğlence, süs, aralarında övünme, mal ve evlat çoğaltmada olduğunu öğretti.
Yine günün birinde bir mezarlığa girdim.
Kabirin birinde yazan bir tabela gördüm.
Hoşuma giden bir cümleye gözüm ilişi verdi, sonra o cümle beni ağlattı.
Bu mezarın üzerinde "Ey mezarımın başında duran, halime şaşırma. Dün senin gibi bende senin durduğun yerde durdum, bugün de mezardayım.”
Nefesimi tuttum, sesim kısıldı, gözlerim doldu.
Ey Allah'ım, önündeki duruşumuz güzel olsun, ey merhametlilerin en merhametlisi.
Ey Allah'ım!
Bize güzel bir son ver, ey alemlerin Rabbi.
Ey Allah'ım!
İki meleğin sorgusu sırasında bizi sabit kıl.
Ey tövbe edenlerin koruyucusu.
Ey Allah’ım!
Bizi bu gaflet ve ani gelecek ölümden koru ve bizden razı olmadıkça bizi bu dünyadan göç ettirme.