Bizim mahalle ve onların mahallesi…

Fatma Betül Sayan Kaya hadisesi duyulduğunda bir dağ köyünde yaşayan Hacı Amca dert yanıyor:

- “Ben şimdi kahveye gidip millete ne diyeyim!”

Devamla insanlara bakacak yüzünün olmadığını söyleyip, sanki kendi evladı yolsuzluk yapmış gibi kahroluyor.

Bu bir Ak Parti seçmeni.

İMAMOĞLU TAYFASI

Ak Parti seçmeni 2.2 milyarlık haksız kazanç için bu şekilde kahrolup insanların yüzüne bakmaya utanırken,  muhalefet 560 milyarı hiç eden adamı cumhurbaşkanı yapmaya çalışıyor.

Ve bundan dolayı en ufak bir utanma pişmanlık vs. emaresi de yok.

PATIRTI!

Bu arada muhalefetin bu şirret duruşu ve ayak patırtısından ürküp yelkenleri suya indiren “AKP’liler” de var.

Bunlar kendi davalarını savunmaktan aciz, zoru gördüğünde teslim bayrağını çekmeye hazır bir kitledir.

Bunlar şu kadarını da görmüyor:

Fatma Gül Betül Sayan Kaya’yı Ak Parti’de savunan yok.

Tam aksine olay duyulur duyulmaz istifası istenerek partiden ihraç edildi. Hakkındaki yargı davası da parayı iade ettiği halde devam ediyor.

Daha ne!

PERDELEME!

Hakkaniyetten yana görünüp karşı mahalleye şirin görünmeye çalışanlar şu kadarını da göremiyor:

Adamlar profesyonel hırsızlarla asrın soygununu yaptı.

Hangi belediyesine el atarsanız hırsızlık yolsuzluk ve ahlaksızlık çamuru diz boyu.

Adamlar ve madamlar uzun süredir AKP’li birinin ayağı sürçüp sendelemesini bekliyorlardı olmadı.

Bu fırsat Fatma Betül Sayan Kaya ile ellerine geçince üstünde tepinmeye başladılar.

Neden?

Çünkü yaptıkları büyük soygunu perdelemek için buna ihtiyaç vardı.

Binaenaleyh ellerinden geldiği kadar Fatma Betül Sayan Kaya olayını köpürtüyorlar.

İşin farkında olmayanlar da bunlara çanak tutuyor.

Halbuki…

FON-FOREX-İSRAİL-İSTANBUL-MUĞLA

… Halbuki; bu fon meselesi uzun süredir üzerinde çalışılan ve Türk ekonomisini çökertmek isteyen bir plan olup şükür erken vakitte deşifre oldular.

Aynen 15 Temmuz’da olduğu gibi.

Şimdi biraz geriye gidelim.

Bundan 3-4 hafta önce 18 Eylül’de MİT’in İstanbul ve Muğla merkezli yaptığı bir operasyon var…

Bu baskınla İsrail merkezli bir çete çökertildi.

Yakalananların 3’ü İsrail vatandaşı biri de Rus vatandaşı.

Bunlar tepe yöneticileri.

Bunların altında çok özel yetiştirilmiş 200’ün üstünde eleman yakalandı.

Çağrı merkezi adı altında 3 milyar doları götürmüşler.

Bunun gibi içimizi oyan kaç tane daha çete var bilmiyoruz

Ama şu gerçeği biliyoruz…

SİYONİST-PAGANİST DÜNYA ADALETİ!

“Allah’ın on pulunu bekleye dursun on kul; bir kişiye tam dokuz, dokuz kişiye bir pul. Bu taksimi kurt yapmaz kuzulara şah olsa; yaşasın, kefenimin kefili karaborsa!”

Dünyadaki yıllık üretim 126 trilyon dolardır.

Bunun 8 küsur milyar olan dünya nüfusu arasındaki taksimi şu şekildedir:

Yarısını (63 trilyon dolar)

Yahudi ağırlıklı ve nüfusları %1’in altında olan bir kesim alıyor.

Geri kalan 63 trilyon doları geri kalan %99 alıyor.

“DAHA ADİL BİR DÜZEN MÜMKÜN”

Şimdi Cumhurbaşkanımız bu düzen böyle devam edemeyeceğini

BM kürsüsünden de “Dünya 5’ten büyüktür” diyerek haykırdı.

Siyonist çetelere defalarca ihtar etti.

Ama dünya varlığının yarısını eline geçiren çete.

Elbette Türkiye’de de her taşın altına dolduracak hile ve desiseler yapacak ve yapmaya devam edeceği aşikârdır. Elbette bu düzenin değişmesini istemeyeceklerdir.

Ancak; dünyadaki bu çarpık düzeni değiştirecek tek devletin de Türkiye olduğunu biliyor ve görüyorlar.

AK PARTİLİLERE DÜŞEN GÖREV…

…Bu oyunun farkında olup dağ gibi Cumhurbaşkanının arkasında durmaktır.

Aramızdan birkaç çürük çıktı diye azim ve gayretimizi yitirmeden yolumuza devam edeceğiz.

 “Zafer inananlarındır ve zafer yakındır.”