Bu dünya kedeler diyarı
Bu dâr'da (bu diyarda, dünyada) madem ikamet ediyor, yaşıyor ve hayat sürüyoruz o halde vuku bulan ve bulacak olan, başa gelen ve gelecek olan gam ve kederlere hayret etme!
Yüce Allah Kur'an'ı Kerim'de bir Ayeti kerime de şöyle buyuruyor: “Bu günleri biz insanlar arasında döndürüp duruyoruz.” (Al-i İmrân, 140)
Dolayısıyla bir gün aleyhimize, bir gün lehimize tecelli eder; bir gün üzülür bir gün seviniriz.
Meşhur edip ve şairlerden Sadi Şirazi de dünyanın ahvaline değinirken şöyle diyor: “Ey Sadi! Gerçekten sen bu sözü duymadın mı? Her inişin bir yokuşu ve her yokuşun bir inişi vardır.”
Mü'min kederlerle dolu, inişli çıkışlı, bir gün lehte, birgün aleyhte olan, bir gün sevindiren, bir gün üzen bu dünyada nasıl yaşamalı ki kârlı çıksın?
Doğru bir kaza ve kader bilgisi ve inancı yanında Yüce Allah ile ma'nen beraber olmak mu'mini rahatlatır ve karlı çıkarır.
Mü’minlerin en neşeli günleri olan bayram günü bayram namazında tekbirler var.
Yine mü’minin en hazin ve kederli günü bir yakını vefat ettiğinde kıldığı cenaze namazında da tekbirler var.
Mü'min en neşeli gününde de “Allahu Ekber” diyor en kederli gününde de “Allahu Ekber” diyor. Yani her halükarda Allah-ı yüceltip O'na dönmesi iltica etmesi gerekiyor.
Neşe ve keder onu yoldan saptırmamalı, doğru istikametten ayırmamalıdır.
Yanlıştan kurtul doğru yola gir, çirkin ve kötüden kurtul güzel ve iyiye ulaş ki; hidayete eresin, takva sahibinin gönlündeki kulluk ateşini yakarak, korunmaya talip olmasılıyız.
Cenâbı Allah'ın da kulundaki sevgi cereyanına cevap vermesiyle iman ile gerçekleşir.
Böylece ilk imtihanı geçen kul, hidayet yolları açılarak gaybe iman, namaz ve infak temelleri ile ibadet etme mutluluğuna erişir.
Allah'ım!
Bizleri; sana yönelen, seninle doyan, zikrinle meşgul olan ve her halükarda sana teslimiyet gösteren müslüman kullarından eyle.
Amin.