Bulgaristan seçimlerinde Türkler, bilinçli olarak dışlandı
Bulgaristan’da geçtiğimiz pazar günü son 5 yılda 8’nci kez yapılan seçimi eski Cumhurbaşkanı Rumen Radev'in liderliğindeki İlerici Bulgaristan Partisi, yüzde 45 oyla kazandı.
Türk ve Müslüman azınlığın partisi Hak ve Özgürlüler Hareketi (HÖH) yüzde 6 oyda kaldı.
***
SANDIK VAR, ADALET YOK: BULGARİSTAN SEÇİMLERİNDE TÜRKLER, SİSTEM DIŞINA İTİLDİ
19 Nisan 2026 Bulgaristan parlamento seçimleri, sonuçlardan çok bir gerçeği ortaya koydu: Türklerin oy hakkı fiilen kısıtlandı.
Seçim tablolarında partiler sıralandı, oranlar açıklandı.
Ancak o rakamların ardında görünmeyen büyük bir gerçek vardı: Sandığa ulaşamayan binlerce seçmen.
Yetersiz Sandık, Engellenen İrade!
İstanbul başta olmak üzere Türkiye’de yaşayan Bulgaristan vatandaşları için seçim günü bir demokrasi sınavına değil, bir engelleme mekanizmasına dönüştü. Yetersiz sandık sayısı, uzun kuyruklar ve organizasyon eksikliği yüzünden birçok kişi oy kullanamadan geri döndü.
Bu bir teknik aksaklık değil; bu, siyasi iradenin görünmez şekilde bastırılmasıdır.
Dil ve Sistem: Yeni Nesil Bilinçli mi Dışlanıyor?
Elektronik oy kullanma sistemleri çözüm olarak sunuldu. Ancak gençlerin büyük bir kısmı Bulgarca bilmediği için bu sistemler fiilen erişilemez hale geldi.
Bu tablo, yeni neslin seçim sürecinden sistematik biçimde dışlandığını gösteriyor.
Demokrasi, dil bilene mi ait?
Yaşlı Seçmen İçin Bir Hak Değil, Engel!
Yaşlı seçmenler için seçim günü adeta bir mücadeleydi. Dil bariyeri, teknik zorluklar ve fiziksel koşullar birleştiğinde sandık bir hak olmaktan çıkıp bir engel haline geldi.
1989’un Gölgesi Hâlâ Üzerimizde
1989’da zorunlu göçle evlerini terk eden Bulgaristan Türkleri, bugün hâlâ aynı sorunun farklı bir versiyonuyla karşı karşıya: Dışlanmak.
O gün isimleri silinmişti, bugün ise oyları.
Ekonomik Kriz Yeni Göçü Tetikliyor
Türkiye’deki ekonomik zorluklar nedeniyle gençler Avrupa’ya yöneliyor. Böylece Bulgaristan Türkleri artık üçe bölünmüş durumda: Bulgaristan’da kalanlar, Türkiye’de yaşayanlar ve Avrupa’ya göç edenler.
Bu parçalanmış yapı, siyasi gücü de zayıflatıyor.
Bu Bir Seçim Değil, Temsil Krizidir
Ortaya çıkan tablo açık: Bu sadece bir seçim değil, bir temsil krizidir.
Sandık kurulmuş olabilir.
Ama adalet kurulmamıştır.
Türklerin oyu sayılmıyor; aynı zamanda sınırlandırılıyor.