CHP’yi derinden karıştıran karar…

Doğdu Doğacak…

CHP'nin 38. Olağan Kurultayı Dosyası…

CHP'nin 38. Olağan Kurultayı'na ilişkin dosya dün Yargıtay'a ulaştı. 20 Temmuz'da adli tatil başlamadan bir karar çıkmazsa iş bambaşka bir mecraya sürüklenecek.

Ben bu dosyayı aylardır takip ediyorum ve söyleyeyim: Asıl mesele artık mahkeme salonunda değil, Özgür Özel'in kafasında kurulan yedek plan.

Çıkış Noktası

Bu dava bir valilik oluruyla, bir kayyım kararnamesiyle başlamadı.

Kurultayın hemen ardından Hatay Büyükşehir Belediye eski Başkanı Lütfü Savaş ve bir grup eski delege, kendi elleriyle mahkemeye gitti; delege iradesinin para ve görev vaadiyle sakatlandığını iddia ettiler.

• İlk derece mahkemesi bu pazarlığı doğruladı ama "iradeyi fesada uğratmaz"dedi.

• İstinaf ise aynı olgudan yola çıkıp kurultayı mutlak butlanla malul saydı ve Özel'i tedbiren görevden alıp yerine Kılıçdaroğlu'nu oturttu.

İki mahkemenin aynı tanık ifadesinden taban tabana zıt sonuca varması, meselenin hukuken hâlâ ne kadar tartışmalı olduğunun kanıtı.

Yedek Plan Artık Gizli Değil

Özel bunu artık dolaylı da anlatmıyor.

Kılıçdaroğlu'nun genel merkeze ardından İstanbul il örgütüne de polis zoruyla girmesinin hemen sonrasında canlı yayında şunu söyledi: "Ya gösterdiğimiz sabrın sonucu partiye döneriz ya da sabrın taştığı yerde yeni partiyi kurar, yine birinci parti oluruz."

Bu, temenni değil, açık bir tehdit ve aynı zamanda bir plan B ilanı.

Kulislerde Konuşulanlar…

Kulis bilgilerine göre ve burada temkinli olmak gerekiyor, çünkü bu kısım henüz iddia seviyesinde.

Özel'e yakın ekip:

Seçime girme yeterliliği olan hazır bir partiye geçişi de masada tutuyor.

• DSP, Genç Parti, Anadolu Birliği Partisi ve Öztürk Yılmaz'ın liderliğini yaptığı Yenilik Partisi ile temas kurulduğu,

• Temmuz ortası için "Yeni Parti" adının konuşulduğu yazılıyor.

Bunların hiçbiri resmi olarak doğrulanmadı; ama Özel'in kendi ağzından çıkan sözler zaten yeterince açık.

Bu Bir Hukuk Davası mı, Yoksa Bir Pazarlık Kartı mı?

Asıl soru şu: Özel bu senaryoyu gerçekten kurmaya mı çalışıyor, yoksa Yargıtay'ı ve CHP genel merkezini sıkıştırmak için elindeki en güçlü kozu mu masaya sürüyor?

Uzun vadeli bir siyasi proje olarak düşünülüyorsa risklidir.

• Ama kısa vadeli bir taktik olarak, yani "CHP'yi hukuken geri alamazsak seçime giren bir parti elimizde hazır dursun" mantığıyla düşünülüyorsa, akıllıca bir sigorta olur.

Karmaşıklaştıran Gerçek

Bu senaryo, "iktidarın CHP'ye operasyonu" tezini savunanlar için de rahatsız edici. Çünkü eğer amaç CHP'yi tamamen etkisizleştirmekse, Özel'in elinde yedek bir parti kalması bu amaca hizmet etmez. Tam tersine, sistemi CHP'siz bırakmama sigortası olur.

Sonuç: Karar Ne Olursa Olsun, Kart Zaten Açıldı

20 Temmuz'a kalan şu birkaç gün içinde Yargıtay ne karar verirse versin, Özel artık elini gösterdi.

Delege pazarlığının varlığı bir gerçek, bunu tartışmıyorum; bu gerçeğin mutlak butlan boyutuna taşınıp taşınamayacağı ise hâlâ açık bir hukuk sorusu.

Ama şimdi buna üçüncü bir boyut eklendi: Eğer Yargıtay, CHP'yi Özel'e iade etmezse, önümüzdeki günlerde Türkiye'nin siyasi haritasında CHP'nin yanında, belki de CHP'nin yerine geçmeye aday yeni bir parti göreceğiz.

Bu ihtimal hâlâ teyide muhtaç, ama artık havada asılı durmuyor; bizzat Özel'in ağzından çıktı.

Ne diyelim, partileri ve demokrasileri bol olsun.

Vesselam.