Çocuklarımızı nasıl yetiştiriyoruz? (1)
Dostlar;
“Çocuklarınıza emirleri yerine getirmeyi, kötülükten de sakınmayı emrediniz.
Bu onlar için de, sizin için de ateşten korunmadır.” (İbni cerir)
Günümüzde birçok anne ve baba, çocuklarına iyi bir eğitim, iyi bir ev ve iyi bir gelecek hazırlamaya büyük önem vermektedir.
Halbuki asıl önceliğimiz onların uhrevi istikballeri olmalıdır.
"Oğluna terbiye ver!
Zira oğlunu nasıl terbiye ettiğinden ve nasıl eğittiğinden hesaba çekileceksin.
Oğlun da sana iyi davranması ve sana itaat etmesi konusunda hesaba çekilecektir.” (Beyhaki)
“Anne ve baba, çocuğun maddî ihtiyaçlarını karşılamanın yanında onun imanını, ahlakını ve şahsiyetini inşa etmekle de sorumludur.
Çocuk ise anne ve babasına iyilik ve saygı göstermekle yükümlüdür. Böylece aile, karşılıklı hak ve sorumlulukların yerine getirildiği bir emanet kurumuna dönüşür.
İyilik konusunda çocuklarınıza yardımcı olun.
Her anne ve baba dilerse örnek davranışlarıyla çocuklarının kendilerine itaatsizliğine engel olabilir. (Taberani)
“Çocuğun anne ve babasına karşı gelmesi ona kötü davranılması sebebiyle ortaya çıkar.
Böyle olunca da baba, çocuğuna kötü davrandığı için günahkâr olur.
Çünkü onu günaha sürüklemiş olur.”(Cami sağir.)
“İyilik konusunda çocuğuna yardımcı olan babaya Allah rahmet eylesin.”
(İbni ebi şeybe)
İşte karşımızda örnek olarak seçilmiş, Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem in her çeşit hayra öncü ailesi:
“Evlerinizde okunan Allah ayetlerini ve hikmeti hatırlayın.” (Ahzab, 34)
“Ey Peygamberin hanımları!
Sizin evinizin bütün dünyaya Allah'ın ayetlerinin ve hikmetin tebliğ edildiği ev olduğunu hatırlayın. Siz sıradan bir evde yaşamıyorsunuz.
Vahyin yaşanmış halini görüyorsunuz.
Vahye bağlılığınızdan dolaya Allah aranıza ülfet vermiştir.
Aranıza sevgi ve rahmet koydu.” (Rum 21)
Yüce Allah’ın ülfet ve rahmeti, iman ehlinin bulunduğu bütün evlere iner.
Merhum Seyyid Kutub şöyle der: “Bu ayet, Allah’ın bazı aileleri iman, davet ve rehberlik görevi için seçtiğini gösterir.”
Peki, bizim evlerimizde hangi ayetler okunuyor? Neler yaşanıyor?
Unutmayalım ki, yaşadığımız o ev ortamı bizleri şekillendirecektir.
"İçinde Allah'ın zikredildiği ev ile Allah'ın zikredilmediği evin misali, diri ile ölü gibidir." (Müslüm)
Huzuru teknolojik açıdan son derece donanımlı evlerde arıyoruz.
Peki bulabildik mi?
"Şüphesiz içinde Kur'ân'dan hiçbir şey bulunmayan kimse, harap olmuş (viran) bir ev gibidir." (Tirmizi)
Evlerimizde her gün Kur'an'dan birkaç ayet okunmasa, ailecek kısa da olsa ilim, dua ve zikir halkaları oluşturmasak arzu ettiğimiz huzuru bulamayız.
"Bir grup, kitâbullahı okuyup ondan ders almak üzere Allah'ın evlerinden birinde bir araya gelecek olsalar, mutlaka üzerlerine sekinet iner ve onları Allah'ın rahmeti bürür.
Melekler de kanatlarıyla sararlar.
Allah, onları, yanında bulunan yüce cemaatte anar." (Tirmizi)
Gerçek huzur ancak Allah'ın kitabıyla kurulan samimi ilişkiden doğar.
Allah’ım!
Cümle dostlarımın evlerini Kur’an nuruyla nurlandır, kalplerine islam sevgisi Allah sevgisini peyda eyle.
(Devamı edecek…)