Çok kültürlülük zenginliğimizdir
Zenginlik denilen şey sadece “para“dan ibaret değildir.
Üç yanı denizlerle çevrili ülkemiz toprağı “can biten” kıymete haizdir.
Tarihi birikimi, kültürü, devlet geçmişi ile dünyada ağırlığı olan ve zaman zaman dünyayı şekillendiren bir geçmiş ve birikime sahiptir.
Tarihinde soykırım ve sömürü olmayan ender ülkelerden birisidir Türk milleti.
Millet olarak; Türkü, Lazı, Çerkesi, Arabı, Kürdü ve diğerleri ile etle tırnak gibi akraba topluluklar olmuş millettir Türk milleti.
Her bir etnik yapının kültürü, geleneği, dili ayrı bir zenginliktir.
Ayrıca kahır ekseriyeti müslüman olan Türk halkı, nerede ise her inançtan temsilcileri olan ve inançlarını diledikleri gibi yaşabildikleri coğrafyadır Türkiye…
Türkiye’de elbette kripto inançlar ve kripto yapılanmalar da yok değildir.
Mesela; dünyada Pakradunilerin en çok yaşadığı yer Türkiyedir.
Ancak; işin garipliğine bakınız ki, kripto inanç sahiplerinin bazıları Türkiye aleyhinde iş çevirmeyi vazife bilmişlerdir.
Buna rağmen Türk devleti, tarihten gelen gelenek ve kültürü ile bu gibi yapılanmalara da “devlet baba” şefkati ile yaklaşmaktadır.
Farklı etnik yapılar dillerini kültürlerini yaşamakta bu da Türkiye’nin zenginliği olarak sürüp gitmektedir.
Dil meselesinde çok önemli bir ayrıntıyı hatırlatmadan geçmeyeceğim.
Ana dili öğrenmek ve konuşmak aynen inanç konusunda olduğu gibi doğuştan gelen insan hakkıdır.
Ancak; “ana dilde eğitim” denildiğinde işte orada “dur arkadaş” demek devletin bekası birlik ve beraberliğin teminatlarından birisidir ve devletin kırmızı çizgisidir.
Dil meselesinde haddi aşmamak vatandaşlık görevidir.
Devletin tek bir dili vardır o da Türkçedir.
Düşünebiliyor musunuz bir yanda Çerkesçe, bir yanda Lazca, bir yanda Arapça, bir yanda Kürtçe konuşuluyor ve her birini folkloru başka güzel, misafirlik anlayışı başka güzel!
Köklü medeniyetin mensuplarıyız ve bu bizim zenginliğinizdir.
Geleneklerin yaşatılmak istenmesi kimseyi endişelendirmemelidir.
Türkiye içinde yaşayan etnisite mensupları et ve tırnak gibi akraba topluluklarıdır.
Kimimizin gelini, kimimizin damadı Kürt/Laz/Çerkes, Arap veya her neyse artık bir ve beraberiz.
Birliğimizi sarsacak insanları zaman içinde ayrıştıracak davranış ve taleplerden uzak durmak şarttır.
Bir de inanç birliği meselesi var. Maalesef bugün esas ve ana eksen İslam olmakla birlikte din anlayışı “mezhepler” sınırını aşmış “tarikatler”, “cemaatler” özeline ve anlayışına indirgenmek sureti ile “daha müslüman” nitelemesi ile de dinin bütünleştirici “kardeşlik” hukuku zedelenmektedir.
Umarız ki bu anlayış ve cereyanlar geçici hevesten ibaret olsun.
Türkiye çok zengin tesbitimize “ama fakat, falan” gibi eklemelerle tarif ve izahlar da getirilmesi normaldir.
Burada belki zenginliğin paylaşılmasını ayrı bir başlıkta incelemek gerekecektir.
Türkiye her yönüyle zengindir.
Çok kültürlü yapısı ile yeraltı ve yerüstü varlıklarıyla, insanıyla zengindir.
Şimdi sıra hakça paylaşımda ve hakça, adilce yaşamanın gerçekleşmesinde.
Vesselam.