Dadaşlar diyarının en kara gecelerinden: Yavi katliamı!
Bendeniz Erzurumlu ve Yavili bir Dadaş olarak, hafızamdan hiç silinmeyen o kara geceyi; acısını yüreğimde, sızısını vicdanımda taşıdığım Yavi Katliamı'nı unutmadım, unutturmayacağım. Çünkü 25 Ekim 1993 gecesi yalnızca 33 can toprağa düşmedi; bir beldenin yüreği dağlandı, Erzurum'un bağrına kor düştü!
Palandöken'in ayazı serttir ama 25 Ekim 1993 akşamı Erzurum'un Çat ilçesine bağlı Yavi beldesine çöken soğuk, kışın değil; kalleşliğin, ölümün ve vahşetin soğuğuydu.
O akşam, ekmeğinin peşinde nasır tutmuş elleriyle tarladan dönen köylüler, günün yorgunluğunu çıkarmak için köy kahvehanesinde toplanmıştı.
Kimi bir bardak demli çayla ısınıyor, kimi televizyondaki akşam haberlerini bekliyordu.
O kahvehanede ak sakallı dedeler, evine ekmek götüren babalar ve henüz gençliğini doya doya yaşayamamış gençler yan yana oturuyordu.
Ve saatler 19.30'u gösterdiğinde kapı açıldı...
Gelenler, bu vatanın şerefli askerinin üniformasını çalmış, yüzleri maskeli PKK'lı teröristlerdi.
"Kimlik kontrolü yapacağız" diyerek o küçücük kahvehaneye topladılar köylüleri. Masumiyetin gözünün içine baka baka, hiçbir şeyden habersiz o insanları bir ölüm çemberine hapsettiler.
Ve birden cehennem koptu Yavi'nin orta yerinde!…
Yaylım ateşi başladığında, kahvehanenin tavanından sıvalar değil; canlar döküldü yere.
Barut dumanı demli çay kokusunu boğdu; duvarlar feryatlarla, yerler ise henüz hayatının baharında olan 33 masumun kanıyla boyandı.
Katiller, yaralıların üzerine bile acımadan tekrar tekrar ateş açtılar!
Silah sesleri sustuğunda, Yavi'ye arşı titreten bir feryat çöktü!
Analar kahvehaneye koştu, gelinler eşlerini, bacılar kardeşlerini aradı kan gölünün içinde.
Kimi evladının soğuyan bedenine sarıldı, kimi babasının yüzünü son kez öptü.
Bir gecede 33 fidan/can devrildi, onlarcası yarım kaldı.
O gece Erzurum ağladı.
Türkiye ağladı.O gece Palandöken yasa büründü.
Yavi Katliamı ne bir çatışmaydı ne de bir savaş.
Bu, savunmasız bir kahvehanede çay içen masum insanlara sıkılmış kalleş bir pusuydu.
Aradan geçen yıllar ne Yavi'nin acısını küllendirdi ne de dökülen o masum kanların izini sildi.
Erzurum o geceyi unutmadı, Türkiye o feryadı unutmadı.
Erzurumlu ve Yavili bir Dadaş olarak; şehit kahvehanesinde toprağa düşen 33 masum Dadaşımızı, o çocukları, gençleri ve aksakallı büyüklerimizi rahmetle, hüzünle ve hiç sönmeyen bir adalet yeminiyle anıyorum.
Mekânları cennet, ruhları şad olsun.
Yavi unutmadı.
Erzurum unutmadı.
Türkiye unutmadı. Ve hiçbir zaman unutturmayacak!
DADAŞLARA Selam olsun!