Darbeler tarihi ve adım adım 15 Temmuz ihanetine (11)

MARAŞ VE ÇORUM OLAYLARI…

12 Eylül askeri müdahalesine zemin hazırlamak…

MARAŞ KATLİAMI; 19 – 26 ARALIK 1978’DE NELER YAŞANDI?

Maraş Katliamı; 19 Aralık ile 26 Aralık 1978’de Kahramanmaraş’ta resmi rakamlara göre yedi gün süren olaylar sırasında 120 kişi  öldürüldü.

200’ün üzerinde ev yakıldı.

100’e yakın işyeri tahrip edildi.

Yirmiüç yıl süren davalar sonunda 22 kişi idam, 7 kişi müebbet hapis, 321 kişi de 1 – 24 yıl arasında ceza aldı.

Olan ülkenin barış ortamının bozulması ve onlarca kişinin canına oldu.

Maraş olaylarının hemen ertesinde Maraş’a gittim ve gözlemlerimi TBMM araştırma grubuna anlattım. Maraş’ta dehşet olaylar yaşanmıştır!

12 Eylül darbecilerinin yargılandığı davada müşteki olarak bulundum

Maraş olaylarının etkisi ve toplumu ayrıştırıcı, düşmanlaştırıcı etkisi kaybolmadan Çorum olayları tertip edilmiştir.

ÇORUM OLAYLARI; Aleviler su deposuna zehir atmışlar yalanı ile olayların pimi çekilmiştir. 

Ramazan ayının başlamasıyla birlikte belediye hoparlöründe komünistlerin suları zehirlediğini söyleyen ve halka "sakın su içmeyin" diyen bir anons yapılmıştır.
Bununla halk kışkırtılmak istenmiştir. Yavaş yavaş halkı galeyana getirmek için çalışmalar başlatılmış ve Mayıs - Temmuz aylarında 70 kişi hayatını kaybetmiş, 100 civarında vatandaşımız yaralanmıştır.

Sivas’ta da aynı senaryo oynanarak otel içindekilerle birlikte ateşe verilmiştir. 

Bu defa vatandaşlar olayın provakasyon ve kışkırtma olduğunu hemen anlayarak otel yangınındaki ölümlere rağmen Sivas halkı birlik ve beraberliğini bozmamıştır.

Sivas - Madımak olayı ile Türkiye kardeş kavgasına çekilmek istenmiş ve başarısız olunmuştur. 

Ancak faturası çok ağır olmuştur.

Darbe tertipçileri ülkeyi darbe ortamına sürüklemek için insanların birbirlerini öldürmesine adeta çanak tutuklarını gördük!

Darbeciler acımasızdır!

DARBE BİRÇOK İNSANIN HAYATINI SÖNDÜRMÜŞTÜR

Darbe sonrası binlerce genç hayattan koparılmış kimisi hayatını kaybetmiş, kiminin üniversite hayatı sona ermiş, kimi ise gençlik yıllarını hapislerde geçirmiştir.

Ülkemizin yönetimini ele geçirmek Türkiye’yi durdurmak için her türlü tertibe başvurmaktan çekinmemektedirler.

Birlik ve beraberliğimizin kıymetini bilmeliyiz. Her daim müteyakkız olmalı ve yapılan eylemin işin kimin işine yarayacağını çok iyi hesap etmeliyiz.

Mazlum milletlerin Türk ve İslam dünyasının umudu Türkiye’dir! Türkiye’nin önderliğini beklemekteler!

Filistin'de, Arakan’da zulme uğrayan müslümanlar güçlü ve önder Türkiye’nin özlemi ile yaşıyor.

Zulümden kurtuluş umutlarını aziz milletimiz ve devletimize bağlamış durumdalar.

 Filistin -  Mescidi Aksa ilk kıblemiz!

Arakan, Çin'in okyanusa çıkan yolu üzerinde olduğu için yurtlarından yuvalarından edildiler.

Rohingyalar, Güneydoğu Asya'da esas olarak Myanmar'ın Arakan Eyaleti′nde yaşayan, mülteci olarak da Bangladeş ve Malezya′da da görülen ve dilleri Hint - Avrupa dil ailesine giren sünni müslüman bir halktır.

Yok edilmekle karşı karşıyalar.

Bangladeş’te mülteci kamplarında yoksulluk içinde hayatta kalmaya çalışıyorlar.

Mazlum milletlerin tamamının umudu Türkiye'dir, aziz milletimizdir.

Onun için Türkiye'nin önü kesilmek isteniyor.

Onun için içerde DARBE teşebbüsleri veya darbe yapıyorlar!
Onu yapamazlarsa o zaman her türlü maddi, manevi bize karşı mücadele yürütüyorlar.

Aziz milletimiz öncelikle tarihini bilmeli, tarih şuuru kazanmalı ve sorumluluklarını bilmelidir.

Sizlere soruyorum: 1,5 milyarlık nüfusa sahip dünya enerji kaynakları ve maden kaynaklarının yüzde seksenine sahip olan İslam dünyası birlik ve beraberlik içinde kalkınmış, tam bağımsız olsalar bazı ülkelerde işbirlikçi yöneticiler olmasa ÇİN, DOĞU TÜRKİSTAN’da SOYKIRIM yapabilir miydi?

Aziz vatanımız ve aziz milletimiz dünya var oldukça var olsun!

1960 müdahalesi, 12 Eylül müdahalesi 15 Temmuz hain girişiminde hayatını kaybeden, vatanperver vatan evlatlarını şükran ve rahmetle anıyoruz!

Allah böyle günleri aziz milletimize bir daha yaşatmasın!

(devam edecek)