Emekli maaşı 23 bin 552 TL
23 BİN LİRALIK EMEKLİ, YÜZBİNLERCE LİRALIK GELİR! AYNI ÜLKEDE İKİ AYRI TÜRKİYE
Yoksulluk sınırı 120 bin lirayı aşmışken, en düşük emekli maaşı 23.552 lirada kalıyor. Asgari ücretlinin geliri ise temel yaşam maliyetinin çok altında.
Türkiye'nin ekonomik tablosu artık yalnızca rakamlardan ibaret değil.
Bu rakamların her birinin arkasında boş kalan pazar çantaları, ödenemeyen kiralar, ertelenen faturalar ve çocuklarının ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan aileler var.
Bir tarafta 23.552 TL'lik emekli maaşı, diğer tarafta yüzbinlerce TL'ye ulaşan gelirler…
Bir tarafta açlık sınırının altında yaşamaya çalışan milyonlar, diğer tarafta yüz binlerce liralık gelirler.
SORU BASİT: BU ADALET Mİ?
Bir emekli, yıllarca çalışıp prim ödedikten sonra neden açlık sınırının altında yaşamaya mahkûm ediliyor?
Bir çalışan, tam gün çalışmasına rağmen neden aldığı ücretle temel yaşam maliyetini karşılayamıyor?
Ekonominin bütün yükünü taşıyan milyonlar neden refahtan yeterince pay alamıyor?
Türkiye'nin artık bu sorulara rakamlarla değil, adaletle cevap vermesi gerekiyor.
Çünkü mesele yalnızca ekonomi değildir.
Mesele, insanın kendi ülkesinde onurlu ve insanca yaşayabilmesidir.
BU MAKAS DAHA FAZLA AÇILAMAZ
Bir ülkede milyonlar geçinemiyorsa, birkaç kişinin çok yüksek gelir elde etmesi tek başına refah göstergesi olamaz.
Gerçek refah; emeklinin huzur içinde yaşayabilmesi, çalışanın maaşıyla ay sonunu getirebilmesi, gençlerin geleceğe umutla bakabilmesidir.
23 bin liralık emekli ile aylın yüzbinlerce liralık gelir elde edenler arasındaki uçurum, Türkiye'nin sadece ekonomik değil, sosyal bir adalet sınavıyla karşı karşıya olduğunu gösteriyor.
Ve artık sorulması gereken soru şudur:
BU ÜLKENİN ZENGİNLİĞİ KİMİN?