DOLAR 44,0754 0.17%
EURO 51,2133 0.04%
ALTIN 7.301,061,68
BITCOIN 2965442-0,79%
İstanbul

AÇIK

02:00

İMSAK'A KALAN SÜRE

Engelliler konusunda üstümüze düşeni yapıyor muyuz?

Engelliler konusunda üstümüze düşeni yapıyor muyuz?

ABONE OL
Kasım 28, 2025 20:45
Engelliler konusunda üstümüze düşeni yapıyor muyuz?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Engellilere davranışımız insaniyetimizin göstergesidir?

3 Aralık, 1992 yılında Birleşmiş Milletler tarafından “Dünya Engelliler Günü” olarak ilân edilmiştir.

Engelli, doğuştan veya sonradan fiziksel veya zihinsel bir rahatsızlık sebebiyle, yaralanma ya da kaza sebebiyle bazı haraketleri, duyuları veya işlevleri kısıtlanmış olan kişidir.

Engellilik doğumdan önce, doğum esnasında veya sonrasında oluşmuş olabilir.

İnsanlarda doğumdan sonra deprem, sel, çığ düşmesi, heyelan, yıldırım çarpması gibi doğal afetler, ev, iş ve trafik kazaları, savaşlar, terör eylemleri v.b. sebeblerden dolayı engellilik meydana gelmektedir.

1992 yılında 3 Aralık gününün “Dünya Engelliler Günü” ilân edilmesinden bu yana 3 Aralık günü dünyanın birçok ülkesinde ve ülkemizde farkındalık oluşturabilmek için çeşitli etkinlikler yapılmaktadır.

Paneller, konferanslar, seminerler, şiir, resim, hikaye, kompozisyon yarışmaları resmî ve sivil kuruluşlarca düzenlenmektedir.

Ülkemiz tarafından da imzalanan BM Engelli Hakları Sözleşmesi’nde amaç; engellilerin tüm insanî Temel Hak ve Özgürlüklerden tam ve eşit şekilde yararlanmalarını teşvik etmek, korumak ve sağlamak, doğuştan sahip oldukları onuru, saygıyı güçlendirmek ve bu hakları engelleyen sorunları ortadan kaldırmak şeklinde beyan edilmiştir.

Dünya Sağlık Örgütü’nün 2021 yılında yapmış olduğu açıklamaya göre, dünya nüfusunun yüzde 15’i engelliler tarafından oluşmaktadır.

Bu bilgi 2 Aralık 2021 tarihinde çeşitli kuruluşlar tarafından teyit edilmiştir.

Dünyada engellilerin sayısı hızla artmaya devam ederken bu artışın nedenleri arasında bilinen nedenlerden sonra, demografik eğilimler, kronik sağlık sorunlarında artış ve yaşlanma da sayılmaktadır.

Son yıllarda Filistin Gazze’de ve çeşitli coğrafyalarda işlenen mezalimlerden dolayı dünyada engellilerin sayılarında artışlar meydana gelmektedir.

Engelliler, bedensel engellerin yanı sıra engelli oldukları için maruz kaldıkları insan hakları ihlalleriyle de mücadele etmek zorunda kalmaktadırlar.

Son yıllarda ülkemizde yaşadığımız salgın ve doğal afetler engelli sayılarında artışa sebep olmuştur.

Peygamber Efendimiz (s.a.v),  engellileri var olan imkan ve haklardan yararlandırmış, olanlara insanca muamele edilmesi gerektiğini bildirmiş, kendi durumlarına sabrettikleri takdirde ahirette ecir alacaklarını müjdelemiştir.

Peygamber Efendimiz (s.a.v),  engellilere iltifatta ve ikramda bulunmuş, onların sosyal hayata katılımlarını sağlayan kolaylıklar getirmiş, mesleki anlamda ve istihdam boyutunda imkanlar sağlamıştır.

Mesela Hz. Abdullah’a hem müezzinlik hem de yöneticilik görevi vermiştir.

Peygamber Efendimiz (s.a.v),  engellilere pozitif ayrımcılık uygulamış, onlara özel bir şefkat ve ilgi göstermiştir.

Bu konuda örneklerden biri de bacağından engelli olan Hz. Muaz bin Cebel’i Yemen’e vali olarak tayin etmesidir.

Yine örneklerden biri engelli olduğu için çölde yaşamayı tercih eden Zahir (r.a) isminde bir sahabeye çölde bazı bitkileri toplayıp Medine pazarında beraberce pazarlamayı teklif etmesi dikkate değerdir.

Pazardaki alışverişlerde Zahir’e (r.a) yardımcı olup etrafına da “Zahir bizim çölümüzdür. Biz de onun şehriyiz.” diyerek sürekli iltifatlarda bulunmuştur.

Yine Peygamber Efendimiz’in (s.a.v),  kısa boyu ve ince bacakları ile dikkatleri çeken Hz. Abdullah bin Mesud’a karşı şefkat ve sevgi dolu davranışları örnek olarak gösterilebilir.

Ama olan Abdullah bin ümmi Mektum (r.a), Hz Peygamberimizin müezzinlerinden biridir.

Hz. Peygamber, değişik vesilelerle Medine dışına çıktığı zamanlarda Abdullah bin ümmi Mektum’u (r.a)

yerine cemaate namaz kıldırması için vekil olarak bırakmıştır.

Özet olarak Peygamberimiz (s.a.v),  engellileri kenara bırakılacak bir kitle olarak görmemiş, problemlerini çözmeye yönelik tavsiye ve uygulamalarda bulunmakla birlikte durumlarına uygun görevler vermiş ve ahiret saadetine ulaşma müjdeleri vererek onları teselli etmiştir.

Bizler müslümanlar olarak her konuda kendimize rehber edinmemiz gereken Peygamber Efendimiz (s.a.v)’in davranışlarını bu konuda da örnek alarak engellilere karşı sevgi, merhamet ve şefkatle yaklaşmalı, onların hayatlarını kolaylaştıracak adımlar atmalı, onları asla küçümsememeli, yaralı gönülllerini teselli etmeliyiz.

Engellilere karşı davranışlarımızın insanlık değerimizi belirleyen bir ölçü olduğunu da asla

aklımızdan çıkarmamalıyız.

İnsan olarak hepimiz engelli olma potansiyeline sahibiz.

Yarın için hiçbirimizin engelli olmama garantisi bulunmamaktadır.

İnsanlar, fiziki ve zihni engelli olabilir.

Önemli olan iman, itikat, sevgi, şefkat, merhamet ve vicdan bakımından engelli olmamaktır.

Kur’ani ifadeyle gözleri olup görmeyenlerden, kulakları olup duymayanlardan, kalpleri olup hakikati anlamamak, akletmemek, doğruları kavrayamamak gibi engellere sahip olmamaktır.

Yüce kitabımız böyle durumda olan kimseleri hayvanlar gibi belki de hayvanlardan daha da aşağı olarak tarif etmektedir.

Bu durumda olmanın en bariz örneği günümüzde Filistin Gazze’de insanlara vahşetin her türlüsünü yaşatan, kendini devlet zanneden bir terör örgütünün davranışlarında görülmektedir.

Yüce Rabbimden bizleri engelli olmaktan ve engellilere insani ve vicdani davranışlardan uzak bir yaşantıya sahip olmaktan muhafaza etmesini niyaz ederim.

Cumamız hayra vesile olsun.

Selamlarımla.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP