Erdoğan, Kanuni Sultan Süleyman…
‘TAYYİP’ KANUNİ, SELÇUK SİNAN’DIR
KÜLLİYE İSE TOPKAPI SARAYI…
NATO toplantısında bunu gördük.
Muhteşem bir organizasyon…
Muhteşem bir seremoni…
Ve Muhteşem mesajlar…
Türkiye’miz öyle bir yükselişe geçti ki, dostlarımız seviniyor, düşmanlarımız ise hasetten çatır çatır çatlıyor.
YÜKSEK KATILIM MUHTEŞEM MESAJLAR
İki ay geçmeden bu sefer NATO’nun tam karşı tarafında yer alan Şangay İşbirliği Teşkilatı toplantısı yapıldı.
Cumhurbaşkanımız yine aynı özgüven ve 360 derece siyaset vizyonu ile katılması kimse tarafında yadırganmadı.
Tam aksine NATO toplantısına bu kadar çok devlet ve hükumet başkanının katılmasında gösterdiği başarıyı bu sefer ŞİT’ye taşımış oldu. Bunu dünyada başaracak başka bir lider yok.
Çünkü dünyada uç kutuplarla aynı masaya oturup çözüm üretecek bir lider de yok.
Cumhurbaşkanımız bunları yaparken bir yandan da mesaj vermekten geri kalmıyor.
Her şeyden önce NATO organizasyondaki kusursuzluk ve seremonide verilen mesajlar tek kelime ile muhteşemdi.
Dosta düşmana “Geri geldik” mesajı verildi
Ve kimse buna itiraz etmedi. Mesajlar kabul gördü.
Neden?
ÇÜNKÜ SELÇUK DA SİNAN’DIR
Mukayese belki yadırganabilir; Mimar Sinan sivil mimaride üstad ve zirve.. Selçuk Bayraktar ise askeri havacılık alanında üstad ve zirve.
O gün Mimar Sinan’ın yaptığı makbuldü, bugün de Selçuk Bayraktar’ın yaptığı makbul…
Ancak ikisi de yükselişimizi sembolize ettiği için verilen mesajlara kimse itiraz etmedi.
NATO toplantısındaki seremoniyi sıradan bir devlet yapmaya kalksa hem yüzüne gözüne bulaştırır hem de kimse ciddiye almaz gülünç duruma düşerdi.
Aynen Yunan başbakanı Miçotakis’in havalara girmesi ile yaşadığı durum gibi. Miçotakis yaptığı o hareket ile kendi ülkesinde bile alaya alınmasına sebep oldu.
Ama Reis öyle mi?
Türkiye artık kendi silahını kendi üretiyor.
Üretmekle kalmıyor teknolojinin zirvesini zorluyor
Ve bu haliyle insansız hava araçlarında bugün dünyada bir numara… Haliyle verdiği her mesaj kabul görüyor.
NATO COĞRAFYASINDA 3000 ŞİRKET
Genel sekreter Mark Rutte açıklama yapıyor:
“Son beş ila on yılda 3.000 Türk şirketi müttefik ordularının ihtiyaç duyduğu askeri teçhizatın üretimine katkı sağladı. Aselsan bunlardan sadece biridir…”
Yani muhalefetin hafife alıp ‘Konyalı tornacılar’ dediği şirketlerimiz NATO üyesi ülkelerin silah savunma sistemlerine katkı sunuyor.
İstanbul, Kocaeli, Ankara, Konya, Samsun ve Kayseri gibi illerimizin sanayi bölgeleri destanlar yazılıyor
İşte NATO toplantısındaki o muhteşem mesajların arkasında başta Selçuk Bayraktar olmak üzere bu isimsiz kahramanlarımız var.
MEHTER, ÇERİLER VE AHMET NECDET SEZER
Misafirleri Mehter Marşı ile karşılamak tek başına yeterli bir mesajdı.
Bu aslında kısa sürede nereden nereye geldiğimizi göstermesi açısından önemliydi.
2004 yılında yapılan NATO toplantısında gelen başkanlara verilen tek mesaj Başbakan Erdoğan’ın eşi başörtülü diye protokole alınmamasıydı.
O zaman cumhurbaşkanı olan Ahmet Necdet Sezer’in dünyası bu kadardı.
Şimdi ise; çerilerle kurduğumuz 16 devleti ve savaşçı ruhumuzu…
Mehterle, manevi ruh dünyamızın ne olduğunu ve köklerimize bağlı olduğumuzun mesajını verdik.
Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan’ı Kanuni Sultan Süleyman’la mukayese etmemi bazıları yadırgayabilir.
Ama bana göre; Cumhurbaşkanımızın işi Sultan Süleyman’dan daha zor ve ağırdır.
Çünkü Kanuni Babası Yavuz Sultan Selim’den büyük ve güçlü bir cihan devleti devralmıştı. Yani tezgâh hazırdı
Ama Reis; bankaları batmış, siyaseti darmadağın olmuş ve batılılardan 1 milyon dolar isteyecek duruma gelmiş bir ülke devraldı.
Ayrıca muhalefet partileri haricinde ayağına dolanan askerî erkandan, ülke servetini elinde bulunduran para babalarına..yargıdan medyaya kadar geniş bir muhalefetle uğraşmak zorunda kaldı.
Buna rağmen Reis her çökertmeden başarıyla çıkarak ülkemizi bugünkü güçlü ve itibarlı haline getirmeyi başardı.
SİNAN’DAN SELÇUK’A…
Selçuk Bayraktar’ın da işi kolay değildi.
Mimar Sinan geçmişten aldığı bir birikim ve arşive sahipken Selçuk Bayraktar bundan da mahrumdu.
Üstelik buluşlarını ülkemizin savunulması için yaptığı halde; içimizdeki bazı hainler tarafından kendisine çelme üstüne çelme takılmış, bu işten vaz geçirmek için kendisine olmadık zorluklar çıkarılmıştı
Ama buna rağmen canını dişine takarak başladığı işi bitirmiş, yaptıkları ile bugün ülkemizin gururu haline gelmiştir.
Mimar Sinan’ın üstatlığı elbette ki tartışılmaz
Ama bulundukları zaman ve çevre itibari ile hangisinin işi daha zor takdirlerinize bırakıyorum.