Yazılarıma bazı özel nedenlerden ötürü bir müddet es vermek zorunda kaldım.
Bu süre zarfında arayan, sorar, mesaj atan dostlara müteşekkirim.
“Ne oluyor yahu? Tehdit mi var” diye merak eden kardeşlerime de kuru gürültülere pabuç teslim etmeyiniz diyorum.
Edeple gelen lütufla gider. Gayrisini nasıl yol alacağına kendisi karar verir.
Bizi bilen zaten biliyor, bilmeyenlerde bilenlere danışan olabilirler.
Şimdi kaldığımız yerden ve eksik bıraktığımız aktüel konulara devam edelim.
***
Geçtiğimiz gün AK Parti’nin Esenyurt’ta STK’larla yaptığı kahvaltı ile bilgiler geldi.
AK Parti’nin en iyi yaptığı kahvaltılı yemekli toplantılarda hakkını teslim etmek lazım(‘!)
AK Parti İstanbul Milletvekili, MKYK Üyesi Sayın Seyithan İzsiz, kahvaltıda bir konuşma yapmış ve Esenyurt Belediyesi’ni yöneten kayyıma verip veriştirmiş.
AK Parti’ye zarar veriyormuş?
Seyithan İzsiz’in yaptığı konuşma ana akım medya da yer alacak ölçekte.
Ama herhalde gündem yoğunluğundan gözden kaçtı.
İzsiz, konuşmasında kayyım yönetiminin AK Parti’ye zarar verdiği bahisle; 10 sene sonra vatandaşa ecrimisil gönderildiği, kayyım yönetiminin kimseyle görüşmediğini, belediye yöneticilerin ithal olduğundan bahsediyor.
Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın kendisine, “Seyithan tekrar Esenyurt’tu kazanmamız gerekli” söyleminden dünya liderimize omuz vermemiz, destek olmamız gerekiyor diye devam ediyor.
Konuşma adeta Esenyurt Belediye Başkan adayı manifestosu gibiydi.
AK Parti İstanbul İl Başkanı Sayın Abdullah Özdemir de toplantıya katılanlar arasındaydı.
Bazı İstanbul milletvekilleri de oradaydı.
Katılım olarak toplantı çok göz doldurucu değildi.
Yine parti yöneticileri ağırlıklıydı.
İzsiz, il başkanına hitafen: “Sayın Başkan! Esenyurt’ta biraz daha fazla önem verelim ve tekrar kazanalım.” ifadesi salonda karşılık buldu.
Şimdi yeniden başa dönelim…
Her siyasi parti liderleri milletvekillerine, parti yöneticilerine hedef verebilir/verir.
Burada bir beis yok.
Düğmenin yanlış iliklendiği ya da zurnanın zırt dediği yer şöyle; kayyımlar AK Parti’nin arka bahçesi değil. Bu birrrr.
İkincisi; 10 sene sonra vatandaşa ecrimisil gönderilmemiş ve milletin yeri/malı alenen gasp edilmesinin önü alınmışsa burada sorgulanacak kayyım yönetimi değil.
10 senedir gaspa göz yuman önceki belediye başkanlarıdır.
Hatta kanunsuzluk/zaafiyet varsa yargıya aksettirilmelidir.
Şimdi size kayyımın birkaç uygulamasından bahsedeyim.
Bakalım kayyım yanlış mı yapmış, doğru mu?
Kararı sizler verin.
Kayyım, öncelikle belediye ile sözleşmesi biten taşınmazlarını yeni sözleşme yapmayarak belediye bünyesine almış.
Bu durum Esenyurt AK Parti’de patırtıya sebep oldu.
Hatta mevcut ilçe başkanının belediye giderek, işletmecilerin sözleşmelerinin yenilenmesi için baskılar yaptığıda iddialar arasında.
Tekrar da güzellik ve fayda vardır: KAYYIMLAR AK PARTİ’NİN ARKA BAHÇEŞİ DEĞİL. DEVLET ADINA HİZMET VE VAZİFE İCRA EDERLER!
SİYASİ MÜLAHAZALARDAN ARI VAZİFE YAPARLAR!
Zihinlere nakşedile. Özellikle de AK Parti Esenyurt’tu yönetenlerin,
Kural ve yasalara atıf yaparlar. Gücü, yetkiyi, görevi yasalardan alırlar.
Parti teşkilatlarından değil.
Öncelikleri devletin, milletin hak ve hukukunu korumaktır.
Devletin/milletin malı birilerine peşkeş çekilecek kayyım da buna göz yumacak.
Öyle mi?!
Daha önce hatta AK Parti döneminde kiraya verilen taşınmazların biten sözleşmeleri yenilenmemiş ve o işletmeleri belediye uhdesine almıştır.
Son derece yerinde bir uygulama.
Adam belediyeden sözde kiralama yapmış üç kuruşa, üçüncü şahıslara 100 kuruşa kiraya vermiş.
Vatandaşın ucuz ve katile hizmet almasına da engel olmuş.
Şimdi bu taşınmazlar belediye eliyle sosyal tesislere dönüştürülmüş ve hem daha kaliteli hem de ucuz hizmet vermeye başlamış.
Vatandaşlarda daha önce gidemediği kendi malına/mülküne güvenle, rahatlıkla gider olmuş.
Belediye Başkanvekili Sayın Can Aksoy ve ekibini tebrik ederim!
Böyle uygulamaları duyunca, her belediye kayyım olsa diyorum.
Kayyım yönetiminin en başlıca sorunu belediyedeki iç çekişmeler gibi görünüyor.
Geçtiğimiz hafta teknik başkan yardımcılarından Ümit Ünal, istifa ettirildi.
Yerine taaa Malatya bir isim geldi.
Bu olmaz işte!
Kayyım yönetimi göreve gelirken bir karar almış ve demişki: Belediye de görev yapan her isim Esenyurt orjinli ve mukimi olacak.
Fevkalade!
Peki oldu mu?
Şöyle bir belediyenin yönetici kadrosuna baktım, neredeyse Esenyurt’ta mukim kimse yok.
Tam bir tenakuz!
Şimdilik bu bölüme nokta koyalım.
İlerleyen süreçte konuyu daha detaylı irdeleyeceğiz.
Seyithan İzsiz’in kayyım harici kalan retoriklerine gelince, en başta ifade edeyim ki; lisanı hal: “Ben Esenyurt’un AK Parti Belediye Başkan adayıyım” diyor.
“Ben adaylığı kotardım, herkes pozisyonu ona göre alsın.”
Seyithan İzsiz, yıllardır Esenyurt’ta yatırım yapıyor.
Çokta koşturuyor.
Dernekler üzerinden, özel bir takım müteşebbislerle dokunmadık kimseyi bırakmadı.
CHP’sinden İYİ Partisi’ne ,Yeniden Refah’ından Dem Partisine hiç kimseyi ötelemeden, ayrıma tabi tutmadan çalışıyor.
Zaten kendisine ifade ediyor: “Esenyurt’ta 7’den 70 herkes beni tanır ve problemi olduğunda arar. Bizde çözme gayreti içinde oluruz.”
“Seyithan bey; hayır mı yapıyor, piar mı?”
Efendim, hayır işleri alanla veren arasındadır.
Niyet okuyuculuğuda yapmayacağım.
Dinimizin kıstası belli.
Gerisini herkesin zatı alilileri bilir.
Yalnız Seyithan İzsiz’deki değişim, dönüşüm, gelişim, kürsüye/mikrofona, konulara hakimiyet almış yürümüş.
Seyithan bey, ilçe yöneticiğinin sona erdiği günden bu tarafa ıslık çalmamış, ciddi mesafeler almış.
Takdire şayan.
***
AK Parti de bugünlerde yaşanan değişim süreçlerinin en büyük nedeni yerel saiklerdir.
Bu yerel kaydılar, realite ile birlikte iç çekişmelerin yaşanmasına neden oluyor.
Seçim yaklaştıkça dozuda artarak devam edecek gibi görünüyor.
AK Parti’nin eski trendi yok.
Helede yerelde.
Artık AK Parti yeknesak bir yapıda değil.
Bünyesinde çoklu mozaikleri barındırıyor.
Neredeyse birden çok zıt fikri, aynı dili konuşamayanları bir arada tutuyor.
Parti içi çekişmeler ne kadar bastırılsada günü gelince aşikar oluyor.
Burnu havada olup, makamdan güç alanlarıda ekleyin ve toplayın…
Dolasıyla seçim atmosferine girilincede kamplaşma ve iş çekilmeler, hırs, ikbal beklentisi kaçınılmaz hal alıyor.
***
Türkiye’nin en büyük ilçesi Esenyurt, sosyolojik olarak Doğu ve Güney Doğu katmanlıdır.
Öyle her kesimi aynı çatı altında toplamak kolay bir iş değil.
Türkiye genelinde olduğu gibi Esenyurt’un da siyasi eğilimi ağırlıklı olarak genel konjonktürü/politikaları gözeterek sandığa gider.
Ülke insanımızın geçmişi çabuk unutmak gibi has bir özelliği var.
Buraları es geçen sandıktan çıkamaz.
Yapılan masa hesaplarının çoğu zaman elde patladığına şahitlik ettik.
Saha gerçekleri diye ötelenemez bir realite var,
Seyithan İzsiz’e set vurabilecek bir isimde AK Parti Esenyurt ilçe Başkanı Sayın Togay Çoban’dır.
Togay Çoban’da uzun zamandır adaylık yarışı içinde/peşinde.
Görevden azledilen belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu, var gücüyle Togay Çoban’a omuz veriyor.
Buraya kısa bir parantez açalım.
(AK Parti’nin Esenyurt’ta hala erk olmaya çalışan Necmi Kadıoğlu ile arasına ciddi ve derin mesafe koymalıdır.
Son iki yerel seçimde AK Parti’ye verdiği katkıyı(!) en iyi genel merkez bilir.
Partinin sahibi, belediyenin olmazsa olmazı gibi tutum ve davranışlar sergileyen Necmi Kadıoğlu ismi artık tarihe karışmalı, tasını tarağını toplamalı ve vicdan muhasebesi yapmalı.
Sadece Kadıoğlu mu? Üst düzey görev yapmış her siyasetçi, devlet ve siyaset insanları, devletle iş yapan iş insanları başta olmak üzere topyekün vicdanlarıyla hesaba tutuşmalı!
AK Parti ile isminin birlikte anılmasının partiye zerreyi miskal faydası yok!
Canı sıkılınca da sosyal medyadan Sayın Erdoğan’u eleştiriyor, sonrada “yanlış anlaşıldım, kastım öyle değildi” falan filan feşmekan.)
Ne kadar etkili olur? Onuda hep birlikte göreceğiz.
Bir diğer isimde aynı sosyolojik yapının kapsama alanında olan mevcut Belediye Başkan Yardımcısı Sayın Yeşil Aytulum…
Yeşil Aytulum’u öne çıkaran özellikleri Sayın Recep Tayyip Erdoğan’a yakın olması, Esenyurtlu ve Esenyurt’ta siyaset yapması, kadın siyasetçi özelliği ve milli görüş geleneği kimliğiyle öne çıkıyor.
Bana hiçte sürpriz sayılacak bir isim gibi gelmiyor.
İç çekişmeler Yeşil Aytulum’u öne atabilir.
Yeşil hanım zaten AK Parti kurulduğu günden beri yerel siyasette ön planda olan isimlerden.
Seyithan İzsiz beyi ve Yeşil Aytulum hanımı yakınen tanırım…
Her ikisiyle de birlikte yol yürüdük.
Togay Çoban bey’i AK Parti ile ismine aşina olduğumuz yerel siyasetçilerden.
Yanılmıyorsam 3 dönendir Esenyurt ve İBB meclis üyeliği yapıyor.
Hülasa; önde duran isim Seyithan İzsiz: Van, Toğay Çoban: Kars-Ardahan ve Yeşil Aytulum: Muş kökenli.
Bu üç isminde Esenyurt seçmen profilinde karşılığı var. Kimin ne kadardır onu ben bilmem.
Gerisi tafsilatlı tahlil konusu.
Bu üç grup bir araya geldiğinde Esenyurt’un kahir ekseriyetine hakim olur (mu) bilemeyiz.
Sadık seçmen dönemide artık arkaik.
Partiler arası geçişkenlik level atlamış durumda.
Diyeceksiniz ki, “Seçime çok var. Bu tahlili neden şimdi yaptın?”
Zaman çabuk geçer.
Ve Esenyurt’ta halkın dili böyle. Esenyurt’ta bunlar şimdilik terennüm ediliyor.
Seçim sathı mahallinde kor ateş alevlenir!
Evet, Esenyurt’tu alan İstanbul Büyükşehir’i de alır.
Son cümle olsun… Belediye, siyaset denince o parti, bu parti, şu parti farketmeksizin artık milletin midesi almıyor!
Saygılarımla.
GÜNDEM
14 Ocak 2026SPOR
14 Ocak 2026GÜNDEM
14 Ocak 2026GÜNDEM
14 Ocak 2026GÜNDEM
14 Ocak 2026UNCATEGORİZED
14 Ocak 2026EKONOMİ
14 Ocak 2026
1
Kayıp eşini otel odasında oğlunun arkadaşıyla bastı!
7363 kez okundu
2
Kamyonet Zap Suyu’na uçtu, 2 kişi hayatını kaybetti, 2 yaralı tedavi altına alındı
5848 kez okundu
3
Çanakkale’de çevre illerde de hissedilen deprem!
4618 kez okundu
4
Eski eşini feci şekilde dövdü, sevgilisini bıçaklayarak öldürdü!
3728 kez okundu
5
Şehzadeler’in yeni başkanı seçildi: CHP adaylar arasında kıyasıya yarış yaşandı
3274 kez okundu