Farkında olmadığımız nimetler…

Hayat düz bir çizgi halinde devam eden bir yol değildir.

Bazen yokuş tırmanırız. 

Bu yokuşların inişleri de olur.

Hayat yolunda her türlü hallerle karşılaşırız.

An olur sevinçten uçar gibi oluruz.
An gelir öyle şeyler yaşarız ki şaşar kalırız.

Boğazımız düğümlenir, kalbimiz daralır, nefesimiz

kesilmiş gibi hissederiz.

Öyle acılar yaşarız ki bazan başımızdan kaynar sular dökülür. İçimize düşen ateşle yanar kavruluruz. 

Uykularımız kâbusa dönüştüğünden uyumaktan korkar hale geliriz.

Yaşadıklarımızdan duyduğumuz elemden dolayı hayat bitti artık yaşayamayız hissine kapılırız. Günler yavaş da olsa geçmeye başlar. 

Birgün gelip hayat normale döner; yürek yangınımız hafiflemiş, içimizdeki korlar küllenmeye 

yüztutmuştur. 

Acılarımızı unutmuşuzdur; arasıra

hatırlasak da eskisi kadar elem duymayız. 

İşte o zaman unutmanın ne kadar  büyük bir nimet olduğunu fark ederiz.

Acılarımız dinmeseydi yaşadığımız üzücü olaylar gözümüzden silinmeseydi gözyaşımız diner miydi?

Gülebilmek şöyle dursun yaşamamız nasıl olurdu? 

Böyle bir nimeti veren Rabbimize  şükürler olsun. 

Baş ağrısı, göğüs ağrısı, karın ağrısı, sırt ağrısı, diz ağrısı v.b çeşitli ağrıları hissettiğimiz zamanlar olur. 

Göğüste sıkışma ve ağrıdan dolayı doktora gittiğimizde kalp spazmı geçirdiğimizi kriz geçirme ihtimalimizin olduğunu öğreniriz.
Bazen karın ağrısından dolayı doktora getirdiğimiz bir yakınımızın acilen ameliyata alındığına şahit oluruz. 

Ameliyattan çıkan doktor; "İyi ki getirmişsiniz. Geçikseydiniz apandisit patlayıp hastayı zehirleyecekti" diye açıklama yapınca işin vahametini anlamış oluruz. 

Ağrılar bizi önceden uyarmasa hastalığımız ilerleyebilir. 

Basit başlayıp karmaşık hale gelerek ciddi sonuçlar doğurabilir.

Ağır bir şey kaldırdığımızda ağrı hissi oluşmamış olsa; kaslarımızı, eklemlerimizi zorlamaya devam eder kendimizi sakatlarız.

Ağrı hissi duymamış olsak; kaza sonucu çatlayan kemiğimizi zorlar daha büyük hasara sebep oluruz.

Ağrı, her ne kadar canımızı yaksa da hamd etmemiz gereken nimetlerden biridir.

Sağlıklı bir hayatı devam ettirmek için temiz havaya ihtiyacımız olduğu gibi sıvı ve katı gıdalarla beslenmeye de ihtiyaç duyarız. 

Bu beslenmeyi ağız yoluyla ve yutma ile gerçekleştiririz. 

Ne zaman ki kendimiz veya bir yakınımız nörolojik bir rahatsızlık geçirerek yutma yoluyla beslenemez hale gelip, burundan hortum yoluyla beslenmeye  başlarsak yutmanın büyük bir nimet olduğunun farkına varırız.

Böyle bir durumla karşılaşmadan yutma nimetini fark edip şükretmeyi mevlâm nasip etsin. 

Her birimiz çeşitli şekillerde hayatımızı sürdürmek, ekmeğimizi kazanmak için bir şeylerle meşgul olmaktayız. 

Olmalıyız da. 

Ayrı ayrı emellerimiz var. 

Hırslarımız var. 

Şu dünya hayatında nice hayallerimiz, plânlarımız var. 

Bunları gerçekleştirmek ve hayatımızı sürdürmek için çalışır, çabalar dünya işleriyle oyalanır dururuz. 

Nüfusun yoğun olduğu bir yerleşim yerinde yaşıyorsak sık sık salâ sesi duyar, insanların tanıdık ve yakınlarına son görevlerini yaptıklarına şahit oluruz. 

Bunlar bize ölümü hatırlatsa da, ölümün bir gerçek olduğunu bilsek de  bir müddet sonra yine dünyaya dalar oyalanmaya devam ederiz. Ölüm vaktimizi, gününü, saatini bilseydik; hayatımız nasıl olur du?

Süremizin az kaldığını bilsek hayal kurabilir miyiz?

Dünya bize bu kadar çekici gelir mi?

Elimiz ayağımız birbirine dolaşmaz mı?

Kolumuz kanadımız kırılır, bir köşeye mi çekilir, ya da tam tersine hırçınlaşır, halimiz çekilmez mi olurdu?

Hayatımızı normal seyrinde devam ettirebilmek için, ölüm vaktimizi bilmememiz Rabbimizin sayılamayacak nimetlerinden sadece biridir.

Nimet denilince aklımıza ilk gelen ekmek, su ve çeşitli gıdalar olsa da fark ettiğimiz/etmediğimiz nice sayısız nimetler vardır.

Yazımızda bu nimetlerden sadece birkaç tanesinden bahsettik.

Yüce Rabbimiz de şöyle diyor: " Hâlbuki Allah'ın cc nimetlerini teker teker saymaya kalksanız onları sayamazsınız. Muhakkakki Allah cc çok bağışlayıcıdır. Çok merhametlidir." (Nahl suresi ayet:18) 

Yüce Rabbimden bizlere,  nimetlerini fark edip şükreden kullarından olmayı nasip etmesini niyaz ederim.

Cumamız hayra vesile olsun.

Selamlarımla.