Gazze’de insanlar değil, insanlık ölüyor!
Filistin Gazze'de sadece insanlar değil insanlık da ölüyor!...
İsrail terör örgütü kurulduğundan bu yana 77 yıldır Filistin halkına zulmetmekte, çeşitli işkence yöntemleri kullanarak insanların hayatlarını acılar içerisinde sürdürmelerine sebep olmakta, aralıklarla topraklarını işgal etmektedir.
İşlenen vahşetlerden dolayı milyonlarca Filistinli vatanlarını terk etmek zorunda kalarak göç etmişlerdir.
Bugün Ürdün'de yaşayanların büyük bir çoğunluğunu Filistinliler oluşturmaktadır.
Dünyanın çeşitli ülkelerinde Filistinliler hayatlarını sürdürmeye çalışmaktadırlar.
7 Ekim 2023 Hamas saldırısı(!) sonrası dünyaya infial yaymak için İsrail ve onu destekleyenlerin medyaları, “Hamas bıçaklarla 40 çocuğun kafasını kesti, festivalde sivilleri ve çocukları öldürdü” yalanlarını uydurdular.
Hâlbuki festivalde öldürülenler İsrail helikopterlerinden açılan ateşlerle öldürülmüştü.
İsrailliler helikopterlerle, tanklarla yani Hamas'ın elinde bulunmayan silahlarla öldürüldükten sonra İsrail ve destekçileri koro halinde: "Hamas bu sivilleri öldürdü" diye yaygara yaptılar.
Bu yalanların gerçek olmadığı ortaya çıktı lâkin yarısı kadın ve çocuk olan onbinlerce Filistinli katledildikten sonra.
Bu çeşit yalanları yıllar önce Amerika ve onunla birlikte olanlar Irak'a saldırmalarından önce de ortaya atmışlardı.
Daha sonra anlaşıldı ki ileriye sürdükleri iddiaların hiçbirinin gerçekliği yoktu.
İddialarının gerçekliğinin olmadığını kendi ağızlarıyla itiraf ettiler.
Sanki âlelâde bir şeymiş gibi “yanılmışız” deyip
geçiştirdiler.
Olan milyonlarca Iraklıya oldu.
“Irak'a özgürlük ve demokrasi getireceğiz” iddiasında bulunanlar Irak'ın yakılıp yıkılmasına, yağmalanmasına sebep oldular.
Gazze vahşeti kendilerini “medeni” diye tanıtmaya çalışanların medeniyet iddialarının tam bir yalan olduğunu bir kez daha gösterdi.
İnsan hakları, çocuk hakları, kadın hakları, hukukun üstünlüğü gibi yaldızlı kavramları ağızlarında sakız gibi çiğnemelerinin aldatmaca ve yalan olduğu bir kez daha ortaya çıktı.
Bosna'da 1992-1995 yıllarında müslümanlar Sırp caniler tarafından katledilirken batılı ülkeler tam bir aymazlıkla sadece seyretmişlerdi.
Medeni denilen Avrupa vahşeti gün gün izledi.
Önlemek için kılını kıpırdatmadı.
Srebrenitsa katliamı Hollandalı Barış Gücü askelerinin gözetiminde gerçekleşti.
İsrail, Gazze'de çocuk, kadın, sivil, yaşlı demeden insanları katlederken bu defa sadece seyretmiyor; silah dahil her türlü yardımı yaparak destekliyorlar.
İsrail hiçbir kural tanımadan camii, kilise, hastane, okul, sağlık ocağı, gazeteci, din görevlisi ayırmadan vahşetini sürdürürken, başta Amerika olmak üzere Almanya, İngiltere, Fransa gibi bazı batılı ülkeler İsrail'in arkasında duruyorlar.
Filistinliler daha önce görülmemiş bir vahşet, soykırım, insanlık dışı her türlü muameleye tabi tutulurken Gazze kasabı Binyamin Netenyahu ve avanesine arka çıkarak "İsrail'in kendini savunma hakkı var" gibi saçma iddialarda bulunuyorlar.
17 yıl Gazze'yi abluka altında tutan İsrail'in Hamas'ın saldırısı olmasa böylesi bir azgınlığı gerçekleştirerek dünyanın en büyük (çoğunluğu çocuk, kadın ve silahsız sivil) mezarlığına çevirmeyeceğini söylebilmek aymazlıktan başka bir şey değildir.
Bu mimsiz medeniyet sahiplerinin hakikatini merhum Mehmet Akif Ersoy yüz yıl önce:
"Medeniyet denilen maskara mahlüku görün;
tükürün maskeli vicdanına Garb'ın tükürün!
Maske yırtılmasa bize hâlâ âfetti o yüz;
medeniyet denilen maskara, hakikat yüzsüz!"
Şiiriyle haber vermişti.
Gazze'de yaşananlar BM, BMGK, insan hakları bildirgesi, uluslararası hukuk gibi kurum ve kavramların birer balondan ibaret olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.
Gazze'de yaşananlara karşı çıkmak için Müslüman olmak gerekmez. İnsan olmak ve vicdan sahibi olmak yeterlidir.
Bunca işlenen vahşetten sonra Müslümanlar, İslâm âlemi "Müslümanlar kardeştir." ayetini hatırlamayacak, uyanmayacak, üzerlerine serpilen ölü toprağını silkelemeyecek, islâm medeniyetinin dinamiklerine, kendi özüne şimdi dönmeyecekse, ne zaman dönecek?
Gazze'nin çocuk mezarlığına döndüğünü Birleşmiş Milletler genel sekreteri Antonio Guteres itiraf ediyor.
İster İslâm dünyası olsun isterse diğerleri Gazze konusunda insanlık imtihanını kaybetmiş, sınıfta kalmışlardır.
Burada en büyük suçlu da islâm ülkelerini yönetenlerdir. (Zulmün giderilmesi için sesini çıkaranların suçları hafifletilmiş olabilir.)
Halklar isyan etmekte hattâ islâm dünyasının dışında isyanlar daha yüksek sesle haykırılmaktadır.
Allah'ın (cc) verdiği nimetlerle petro - dolarlara sahip olanlar günlerini gün ederek sahip oldukları tahtları, mevkileri, ellerinden alınmasından korkanlar bu vahşete seyirci kalmalarının hesabını ahirette veremeyeceklerdir.
İsrail "terör devleti" olduğunu kanıtlamak istercesine insan hakları ve uluslararası hukuku hiçe saymakta, BM kararlarını tanımamakta, hattâ BM mülteci çadırlarına saldırmakta, bağımsız ülkelere savaş ilân etmeden hava saldırıları ve istediği ülkelerde suikastlar düzenlemektedir.
Dünya İsrail'den hesap soramıyor!
Bundan cesaret alan İsrail zulmünü daha da şiddetlendirmektedir.
İyilerin korkaklığı, kötülere cesaret ve güç veriyor.
Siyonistler, Filistinli bebekleri katlederek, ilaçsız ve gıdasız ve de susuz bırakıp açlığa mahkûm ederek şeytanî bir zevkle canlarından ediyor!
Ayrıca bu cüretlerini yeryüzünün lânetlisi Siyonistlerin tanrılık iddiaları ve kendilerinden başka kimseyi insan kabul etmeyişlerinden kaynaklanıyor.
Siyonistlerin inançları; sadece kendilerini insan diğerleri insansı yaratıklar olup kendilerine hizmet için yaratılmış köleler şeklindedir.
Onlara göre bu insanımsı yaratıkların canları, malları, ırzları ellerinden alnabilir ve bu işlemleri de bir ibadet aşkıyla yapıyorlar.
Gazze kasabı Netenyahu ve çetesi Filistin devletine karşı olduklarını ve bunu savunanları terörist ilân ederken kendilerinin devlet olma hakkının sorgulanmasını hiçbir şekilde kabul etmiyorlar.
Bu saatten sonra Filistinlilerin devlet olma hakkını tanımayan İsrail'in devlet olma hakkının da tanınmaması için harakete geçilmelidir.
Bu da yapılamıyorsa henüz vicdan ve insanlık onurunu kaymetmeyen devlet yetkililerinin askerî, siyasî ve ekonomik ambargoya başvurmalarıdır.
Mallarını canları kadar seven siyonistleri geriletecek etkili bir yöntem de dünya halklarının siyonist sermayenin ürettiği ürünlere karşı uygulayacakları boykottur.
Ayrıca; çifte vatandaşlık hakkıyla ülkemizden Filistin'e gidip bebek öldüren, soykırıma katılan Türkiye vatandaşı Siyonistlerin acilen tespit edilip vatandaşlıktan çıkarılmaları ve soykırım suçuyla yargılanmaları gerekir.
Bu çok önemli ve bölge ülkeleri için de emsal olabilecek bir adım olacaktır.
Türkiye'den işgal edilmiş Filistin topraklarına gidip siyonist orduya yazılan, bebek öldüren, soykırım yapan canilerin vatandaşlıktan çıkarılıp yargılanmaları ülke güvenliği için önemli olup hem insanî hem de vatanî bir görevdir.
İsrail terör örgütüne mensubiyet duyarak ölmeye, bebek öldürmeye giden bu katiller İsrail isterse ülkemizde neler yapmazlar?
Dünya da iki milyara yakın müslüman varmış.
İki milyara yakın gerçek müslüman olsaydı ve onların yöneticileri de dinlerinin gereklerini yerine getirenlerden olsaydı; yirmi birinci yüzyılda dünyanın gözleri önünde İsrail böyle kahpe bir vahşeti gerçekleştirebilir miydi?
Yüce Rabbim ümmet-i Muhammed'in uyanmasını ve birlikteliği sağlamasını, dünyadaki bütün mazlumların kurtuluşunu, zalimlerin ve onlara yardım edenlerin kahrolması nı nasip etsin!
Cumamız hayra vesile olsun.
Selamlarımla.