Gecelerin hakkını veriyor muyuz?

Bismillâhirrahmânirrahîm…

Dostlar;

Ey gecelerini değerlendiren ihya eden, ahiret için hazırlık yapan, kendisine ailesine ölmüşlerine, çevresine, inananlara hatta bütün insanlara ve bütün mü'minlerin bilcümle geçmişlerine dua etmesi istenen, dua eden kimseler!

Gece seherlerde ibadete, teheccüd namazına ve duaya tazarru ve niyaza ciddiyetle dört elle sarılın.

Zira bu vakitlerde nice dua eden insan vardır ki, duaları reddolmaz, er veya geç yüce Allah onların dualarını tazarru ve niyazlarını kabul eder ve onlar gecenin abidi,  gündüzün yiğidi olurlar.

Doğrusu gecelerin hakkını ancak azim ve sebat sahibi, kararlı insanlar, ciddi insanlar Kur'an'a ve sünnete ciddi sarılanlar müminlerin ve insanlığın haline acıyanlar,  kendine acıyanlar, ahiret hazırlığı telaşında olanlar verir.

Seherde kılınan gece namazı, yapılan tazarru ve niyazlar, Yüce Allah'a takdim edilen dualar ayrıca kabrin aydınlatılmasında kilit rol oynayan bir nurdur.

Ahiret yolcusu ölmeden kabrine kendisini rahat ettirecek amelleri takdim etmelidir.

Hem kendine hem de başkalarına faydalı olmalıdır.

Celaleddini Rumiye Allah rahmet eylesin gece kalkar namaz kılardı,  dua eder geceyi ihya ederdi, yaşlısın hastasın ne diye kendini yoruyorsun diyenlere: Ben dua etmezsem sen dua etmezsen bu ümmeti Muhammed'e kim dua edecek” derdi.

Bir başkasına sorarlar nefsinizi niye bu kadar yoruyorsunuz?

Ben aslında onun rahatını istiyorum” diye cevap verirdi. Dolayısıyla Kim kapıyı çalar, kapıda bekler, sabreder sebat gösterir kararlı ve azimli olur istekli ve samimi müşteri olursa, yüce Allah'ın kapısı mutlaka ona açılır.

Zira azim ve ciddiyet her uzak şeyi yakın eder, azim ve ciddiyet her kapalı kapıyı açar.

İkram sahibi olan Yüce Allahım!

Bizleri ve bütün mü’minleri kapından ayırma, yaptığımız ve yapacağımız duaları tazarru ve niyazları kabul eyle.

Müslümanları ve ülkemizin insanlarını her sıkıntıdan her darlıktan sahili selamete ve huzura kavuştur.