Habertürk ve Ziraat Odası …


Türkiye’ nin siyaseti ortadan ikiye bölündüğü gibi medyasıda ikiye ayrıldı.

İktidarı destekleyenler, muhalefeti destekleyenler.

Ortada duran medya pek kalmadı.

Yani hepsi tarafsızlığını yitirmiş durumda. Aynı durum STK’ lar içinde geçerli.

İktidar, şunları şunları doğru yaptı dediğiniz ise hemen yaftayı vuruyorlar: Yandaş, troll

Muhalefet lehine konuştuğunuzda bir anda demokrat, entelektüel oluyorsunuz.

At izi fena halde bir şeylere karışmış.

Örneğin; Ciner Medya Grubu aylardır bütün gücüyle muhalefete destek veriyor.

Habertürk ve diğerleri…

Habertürk Tv. çok izlenen 3 - 5 kanaldan birisi.

Toplandığı günden beri 6’ lı masaya amansız destek veriyor.

Kazandığı günden beri Ekrem İmamoğlu’ nun zımnen destekçisi.

Altılı Masa yol haritasını, vaadler proğramını açıkladığı günün akşamına sanki seçim kazanılmış, iktidar el değiştirmiş ve yeni hükümet kurulmuş, hükümet proğramı açıklanmış gibi enine boyuna, ballandıra ballandıra saatlerce en ince ayrıntısına kadar mehdettiler. Konukları aracılığıyla övgüler dizdiler.

Sanırsın CHP’ nin yayın organı Halk Tv. nin yancısı.

Mal bulmuş mağribi gibi.

Aceleniz nedir bu kadar?

Bak sükut-u hayale uğrarsınız sonra.

Bir başka örnek; 6’ lı masa partilerinin tabanına hitap eden hiçbir partininin temsilcilerini bu kanalda göremezsiniz.

Konukları genelde tatsız, tuzsuz ve idare-İ maslahatçıdır.

Hiç Memleket Partisi, Türkiye Değişim Partisi sözcülerine bu kanalda rast geldiniz mi?

Ne mümkün!

Ücrete mukabil reklamlarını, ilanlarını dahi yayınlamıyorlar.

Şimdi iktidar ve muhalefetin şartlarının eşitlendiğini, hatta iktidarın önde olduğunu görüncede tornistan yapma gayretine girdiler.

Medya kanalları iş insanların uhdesinde olduğu için genel anlamda gücün yanında yer alırlar. 

Müzmin iktidar destekçileridir.

Çıkarları zarar görsün istemezler.

Tüm bunlarıda tarafsızlık kisvesi altında yaparlar.

Ciner grubu sadece medyaya girmedi.

Spora - Futbola da el attı.

Başakşehir FK modeli oluşturmak için bastırdı akçeyi Kasımpaşa Futbol Kulübü’ nü satın aldı.

Eşşek yükünden daha fazla para var bu adamlarda.

Kasımpaşa, sermayeye satılınca, taraftar gruplarıda “Sermayenin taraftarı olmayız, bizi kimse satın alamaz” diyerek tribünlerden  çekildiler.

Tribünleri dolduran taraftarlar artık Kasımpaşa’ nın maçlarına rağbet etmiyor.

Türkiye’ nin en tanınmış tribün lideri Kasımpaşalıdır. (Paşalı Birol)

Kasımpaşa futbolla içiçe bir güzide semtimizdir.

Kasımpaşa, Ciner grubuna satıldıktan sonra gün yüzü görmedi, her sezon kümede kalma mücadelesinin için yeraldı.

İş insanlığında gösterilen başarı sporda gelmedi. Sporu- Futbolu yönetmek şirket yönetmeye benzemez.

Birisi acımazsızlık ve piyasa şartlar der, diğeri duygusallık ve uzmanlık ister.

Ali Koç’ ta başarılı bir iş insanı ama aynı başarıyı Fenerbahçe’ nin başında gösteremiyor.

İş insanları ivedilikle spordan ve medyadan elini ayağını çekmeli.

Sadece sponsorluk desteği vermeli.

Medyayı elinde bulunduran iş insanları siyaseti, siyasetçiyide yönetiyor.

Tahakküm altına alıyorlar.

Geçmiş dönemlerde daha acımasız örneklerini çok yaşadık.

Sadece Habertürk mü böyle?

Al birisini vur ötekisine.

Herkes kendi mahallesinin değirmenine su taşıyor.

Bir dip not: Şu meşhur “Annem bana karne hediyesi olarak et aldı” asparagasında Habertürk yaptı. A Haber olayı meydana döküncede haberi yapan muhabirin iş akdi feshedildi ve özür beyanında bulundular.

Birçok siyasi liderde bu asparagasın peşinden gitti.

Siz, siz olun ve hangi kaynaktan gelirse gelsin, aslını araştırmadan hiçbir habere itibar etmeyin.

TURKCELL HAT ÜCRETSİZ Mİ?

Turkcell bayii camına kocaman yazı ile yazmış, “Çocuk Hattı Ücretsiz” diye.

Bizde küçük kerimemize çocuk hattı almak için içeriye girdik.

Ücretsiz denen hat 480 TL artı kontör ücretine tabiiymiş.

Ücretsizden kasıt peşin ücret almayıp 12 takside bölüyorlarmış.

Taksit taksit öpüyorlarmış.

Camına, kapına yaz “Ücretsiz Hat” içeri girince 480 TL’ yi kap.

Şimdi haksız, aldatan, yanıltan bir rekabet yok mu ortada?

Tüketici kandırılmıyor mu?

Rekabet Kurumu ne iş yapıyor?

ZİRAAT ODASI’ NDA NELER OLUYOR?

İstanbul Ziraat Odası Başkanı Ömer Demir beyi birçoğunuz Tv. kanallarından hatırlarsınız.

Kendisini tebrik etmek için bir yazıda kaleme almıştım ve makale sizlerin teveccühüne mazhar olmuştu.

Fahiş fiyatlarla ürün satan marketleri hizaya getiren başkan.

Tarladan, bahçeden 3 kuruşa üreticiden alınan ürünün markette nasıl 100 kuruşa tüketiciye satıldığını ifşa eden başkan.

Amiyane tabiri ile millete ne kadar ‘kazık’ atıldığını deşifre eden başkan.

Ölçüyü haddinden fazla aşan marketlere haddini bildiren ve fren görevi yapan Sayın Ömer Demir’ in açıklamalarından bir bölüm iktidar mensubunun rahatsızlık duyduğu kulağımıza kadar gelmişti.

Market lobisi her alanda ciddi faaliyetler yürütüyorlar ve boşluk bırakmıyorlar.

Ömer Demir; bir ziraatçı, çiftçi, üretici maliyetleri bilir, kar oranları hesaplar ve öyle konuşuyor.

Yani işkembe-i kübradan sallamaz.

Aldığımız duyumlara göre, Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemşi Bayraktar’ da marketlerin eleştirilmesinden rahatsızlık duymuş ve Ömer Demir’ i şifahi olarak ikaz etmiş.

Sayın Şemşi Bayraktar, 6 dönemdir TZOB Genel Başkanlığı yapıyor.

Nice 6 dönemler diliyoruz.

Buralar evladiyelik yerler. (!)

Sayın Bayraktar’ a sormak istiyorum: Neden marketlerin fahiş fiyat uygulamaları eleştiren Ömer Demir’ e karşı mobbing, yıldırma politikası uyguluyorsunuz?

Marketlerin tarafı mısınız, üreticinin, çiftçinin, ziraatçının mi?

İstanbul İl Başkanınız Ömer Demir’ i marketleri eleştirmeye devam ederse, İstanbul Ziraat Odası’ nı kapatmakla, izolasyona tabi tutmakla tehdit mi ettiniz?

İstanbul Ziraat Odası’ na günaşırı müfettişler gönderdiniz mi?

İstanbul’ daki bazı ilçe odalarından gelen pis kokuların üstünü salt sizi destekliyor diye örttünüz mü?

Konuyla ilgili bilgi edinmek için  defaatle Ömer Demir beyi aradık ulaşmadık.

Bizde aldığımız bu iddialarla ilgili bizatihi muhattabından cevap bekliyoruz.

Saygılarımla.