Halkın dilleri, hakkın kalemleridir

Dostlar; Mü’minin girip çıktığı, alıştığı ve istifade ettiği herhangi bir kapı yüzüne kapanırsa tam kapansa veya yarım kapansa umutsuzluğa düşüp üzülmemek gerekir. Her şey Yüce Allah'ın tasarrufunda olduğu için istediği zaman Yüce Allah muhakkak ki bir değil bin kapı açar.

Kapılar, kalpler ve kalıplar, rızık, rahmet ve her şey Allah'ın tasarrufunda, kabzasındandır

Yeni bir şey yok.

Ezelde tasarlanan ilahi plan pürüzsüz işlemektedir, asla aksamaz.

Yüce Allah bazen alınca verir, bazen verince alır ve bu konuda sebepleri müheyyâ ve hazır kılar.

Mü'min sebeblere değil, müsebbib ül- esbâb olan olan Yüce Allah'a dönmeli ona güvenmelidir.

Hak âşığı Molla Ahmed el Cezeri şöyle der:

“Ey mü'min!

Fa'âl-ı hakiki O'dur (Allah'tır), sebebler ve vasıtalar seni aldatmasın.”

Şöyle bir söz konumuzu aydınlatması bakımından önemlidir:

Halkın dilleri hakkın kalemleridir.

Kâinatta olup biten söylenen telaffuz edilen, gündeme gelen, ortaya dökülen bütün şeyler ve sözler, ezeli planın zamanı zemini oluşunca zuhur etmesi ve ortaya çıkmasıdır.

Söyleyene, konuşana, haber verene, bir konuyu gündeme getirene bakma, oraya takılıp kalma onun söylediğine bak.

Söyleyenin niyeti iyidir veya değildir, ne söylediğini biliyor veya bilmiyor, farkındadır veya değildir, bunun gibi sorulara takılma onun ne söylediğine bak. Bu söylediği Kur'an'a sünnete evrensel akla örf ve adete uygun mu değil mi? önemli olan burası.

Biz inananlara göre, söyleyen, emreden,  ferman buyuran Yüce Allah olunca veya Rasulullah efendimiz olunca iş değişir ve o zaman söyleyene de, söylenene de teslim olur onu baştacı ederiz.

Yüce Allah'ın ve Rasulullah efendimiz'in övğüdü, Ashab, Tâbiîn, Tebeî tâbiin olunca, Kur'an'ı ve sünneti ahlak edinen alimler, arifler, gönül erleri olunca elbette söyleyene de bakılır söylenene de bakılır. Ama söyleyen bizim gibi bir insan olunca az önceki tasavvuf ehli arasında meşhur olan söz itibar görebilir.

Sonuç itibariyle:

"Allah'ın insanlar için açtığı rahmeti  kısabilecek kimse yoktur. O'nun kıstığını da O'ndan başkası açamaz. O mutlak gâliptir hikmetle yönetendir." (Fâtır Suresi: 2)

Ey Yüce Allah'ım !

Bizleri ve bütün mü'min kardeşlerimizi her işinde ve her hal-ü kârda sana yönelen, güvenen, tevekkül eden, her şeyi senden bilen ve her şeyini sana teslim eden kullarından eyle.

Amin.