“Hayır işleyin ki kurtuluşa eresiniz”
Resulullah efendimizden:
“İnsanlardan öyleleri vardır ki, hayrın anahtarları, şerrin de sürgüleridir. Öyle insanlar da vardır ki, şerrin anahtarları, hayrın sürgüleridir.
Ne mutlu Allah’ın hayra anahtar kıldığı kimselere! Yazıklar olsun şerrin anahtarı öncüsü olanlara!” (İbni mace)
İdareci, yönetici, öğretmen, ebeveyn veya toplumda etkili konumda olan herkes, iyilik ve kötülüğün kapılarını açma kapama potansiyeline sahiptir.
İnsana düşen görev, elindeki yetki ve imkânları iyiye kullanmalı, kötülüğü engel olmalıdır.
“İnsanların en hayırlısı insanlara faydalı olandır.” (Müsned)
“Sizin şerliniz ise kendisinden hayır beklenmeyen ve kötülüğünden de emin olunmayandır.” (Tirmizi)
Eğer birinin Allah Resulü'nün (sallallahu aleyhi ve sallem), sahabelerinden herhangi birini kötülediğini görürseniz, bilin ki o bir sapkındır.
Çünkü bizim görüşümüze göre Allah Resulü (sallallahu aleyhi ve sellem) doğrudur ve Kur'an da doğrudur.
Bu Kur'an ve Sünneti bize ulaştıranlar Allah Resulü'nün (sallallahu aleyhi ve sellem) sahabeleridir.
Onlar sadece kitabı ve sünneti geçersiz kılmak için şahitlerimizi karalamak istiyorlar.
Gerçek ise onları karalamak daha uygun olur ve onlar sapkındırlar.
“Muhakkak ki, hayr ve şer hazineleri Allah katındadır.
Allah’ın şerre kılıf, hayra da anahtar kıldığı kimseye müjdeler olsun. Allah’ın şerre anahtar, hayra da kılıf kıldığı kimselere de yazıklar olsun.” (Taberani)
"İnsanlar madenlerdir.
Onların cahiliye dönemindeki hayırlıları, İslâm'da da en hayırlılarıdır!
Allah’a yemin ederim ki, senin irşadınla Allah’ın bir tek kişiye hidâyet vermesi, senin kızıl develere sahip olmandan daha kıymetli ve daha hayırlıdır!” (Şeyheyn)
Muhammed (as), ümmetinin özelliklerinden biri de Allah katından desteklenmesidir.
Ne kadar yoluna engeller konulursa konulsun ve önüne zorluklar çıkarılırsa çıkarılsın, dininde ve dünyasında, savaşında ve barışında kendisine destek ve üstünlük vaat edilmiştir.
Fakat bu destek imanında samimi olması, İslam ile amel etmesi ve Nebi sallallahu aleyhi ve sellemin sünnetine uyması şartına bağlıdır.
“Andolsun ki peygamberlikle gönderilen kullarımız hakkında şu sözümüz geçmiştir: "Onlar var ya, elbette onlar muzaffer olacaklardır ve elbette
bizim ordularımız mutlaka galip geleceklerdir." (Saffat, 171-173)
“Biz peygamberimize ve inananlara hem dünya hayatında hem de şahitlerin şahitlik edecekleri günde (kıyamette) elbette yardım ederiz.” (Mü’min, 51)
Müslümanlıkta, iyilik yolları ve o yollara kendini adamak, çekici ve geniş bir ufuktur.
Müslüman nefisler orada, geniş güzelliğiyle ve apaçık neticesi ile nimetlenirler.
Şüphesiz hayır ve yardım amelleri mutlu eden bir inanç ve değerli bir huydur.
Başarı merdivenlerinde ve kurtuluş yolunda yükselmektir. Allah azze ve celle şöyle buyurur:
“Hayır işleyin ki kurtuluşa eresiniz.” (Hacc, 77)
Hayır ve yardım müslümanı nefislerin cimrilikten ve verimsizlikten kurtuluşunda en yüksek derecelere ulaştırır.
Çünkü iyilik ve ihsan; felaketlerin ardından fakir kalanlara, dullara ve yetimlere şefkat göstermek insanlık için en değerli, en temiz ve en kalıcı örnektir.
Bunu merhamet duygusuna sahip iyi bir kalp, değerli ve uyanık bir vicdan tasavvur edebilir.