Her şartta O’na güvenip, teslim olmalıyız
Dostlar;
Dikkat et kaza ve kader rüzgarlarını takib et, hangi taraftan esiyorsa o tarafa dön ve ona tabi ol.
Sevgiliye bütün işlerini havale et ve ona tam teslim ol, ayrıca nereye yürüyorsa, oraya yürü ve oraya hareket et.
Tasavvuf ehlinin yanında teslimiyet diye bir kavram vardır, bu kavram Kur'an ve sünnete göre uygun kullanılır ve içi iyi doldurulursa o zaman teslimiyet güzel ve faydalı olur.
Burhan isimli kitapta Arif'in biri bir gün dara düşmüş ve bir dostu ona: “Filana gidelim de işimizi görsün” demiş. Arif kişi de: “Eğer filana gidersek, bundan önce kıldığım namaz, kabul olmaz diye endişe ediyorum” cevabını vermiş.
Dostu, “bunun namazla ne ilgisi var?” diye sormuş, Arif kişi cevaben şöyle demiş: “Ben daha önce kıldığım bütün namazlarda "İyyake na'budu ve iyyake nesnein" Allah'ım yalnız sana ibadet eder yalnız senden yardım dileriz demiştim de şimdi yardımı başkasından istesem yalan olur yalan da namazda namazı zedeler” demiş .
Bazı Ariflere ve tam teslim olanlar meseleye üst perdeden ve başka bir pencereden bakarak böyle değerlendirmişler ve ele almışlardır, böyle anlamışlardır.
Biz istediğimiz kadar o Arif’in dostu gibi arife itiraz edip duralım,"Atı Alan Üsküdar'ı geçti"
Her şeyi Yüce Allah'dan bilenler, her şeyi ona teslim etmişlerdir.
Ama sebeblere sarılmayı da ihmal etmemişlerdir.
Mü'min esbaba sarılacak, azmedecek ve sonra Yüce Allah'a tevekkül edecektir.
Yüce Allah'ın her şeyi bildiğine, gördüğüne, duyduğuna, her şeye gücünün yettiğine, hiçbir şeyi unutmadığına tepeden tırnağa iman edecek, ondan sonra işlerini Yüce Allah'a teslim edecek ve görecektir ki, Yüce Allah zatına yakışanı lütfuyla keremiyle er geç yerine getirecektir.
Diyelim ki, kul'un istediği olmadı, o zaman kul, benim Allah'ım daha iyi bilir diyecek ve yine işi Yüce Allah'a teslim olacaktır.
Ne kötülüğü düşmanın elinden, ne de lütfu dostun elinden bil.
Sen işlerini hakka havale et teslim et, her şeyi Cenab-ı Kibriyadan, Yüce Allah'tan bil.
Ama biz şunu da biliyoruz; İnsanlara teşekkür etmesini bilmeyen, Yüce Allah'a da şükretmesini bilemez.
Ey Yüce Allahım!
Bizleri ve bütün mü’min kardeşlerimizi ulu dergahının kapısından asla ayrılmayan, duası makbul, arzu ve istekleri yerine gelen, sana teslim olan, dünyası ve ahireti lütfunla kereminle ma'mur olan dünya ve ahirette mesut ve bahtiyar olan kulların zümresine ilhak eyle.