Hırsızlık alçaklıktır: Türkiye’de tencere darbesi yapılmak isteniyor

Hırsızlık Alçaklıktır!

Türkiye’de tencere darbesi yapılmak isteniyor.

Gıda terörü yaşıyoruz.

Merhum Demirel’in ”Tencerenin yıkamayacağı hükümet yoktur” sözünü hatırlayınız.

Hırsızlık alçaklıktır.

Çiftçiden dokuz liraya sütü alıp market raflarında otuz liraya satacaksınız, 

üreticiden beş liraya alıp patatesi soğanı on iki on üç liraya satacaksınız, 

altı ay önce atmış lira olan peyniri yüz atmış liraya satacaksınız ve bu soyguna serbest fiyat ekonomisi diyeceksin!

Vatandaş resmen göz göre göre soyuluyor!

Taze kaşar yüz yetmiş lira ya raflarda satılıyorsa vatandaş soyuluyor demektir.

Vatandaşı kimler soyuyorsa hırsızdır! 

Hırsızlık suçtur, alçaklıktır!

Bu iş böyle çözülmeyecek!

28 Şubat’taki tankın yerini, tencere tava patates - soğan, market almış! Görünen o ki tencere darbesi yapmak istiyorlar.

Hırsıza, kansıza, soyguncuya gerekli cevap verilmelidir. 

Olanların serbest piyasa ile ilgisi yoktur. 

Bu nasıl serbest piyasadır böyle!

Serbest piyasa demek fırsatçılık demek mi dir?

Serbest piyasa demek vatandaşın ekmeğini organize bir şekilde çakmak mı dır?

Gıda da tekel oluşturuldu.

Zincir marketler konusunda çok önceleri yazmış ve uyarmıştım:

“Nerede ise bütün Türkiye en ücra köy ve semtler dahil zincir marketler yayılmış durumda.

Bu böyle olmaz gıda tekeli oluşuyor buna müsade edilmemeli” diye 

Ama maalesef kimse dinlemediği gibi, gerekçe olarak bakkal dönemi bitti serbest piyasa var gibi sözlerle karşılık verildi. .

Peki şimdi ne oluyor? 

Bazı zincir market yetkililerinin diğer zincir marketlerle fiyatlandırma anlaşmaları yaptıkları, milleti soyup soğana çevirmede organize oldukları görüldü. 

Serbest piyasa demek her alanda rekabet demektir.

Bizde olan ise tek kelime ile serbest soygun şeklinde yaşanıyor!

Bu soyguna müsade edilmemelidir. 

Gıda güvenliği milli güvenlik sorunudur.

Bu konuda yasal düzenlemeler yapılmalı, cezai müeyyideler getirilmelidir.

Sebze hallerin de de durum vahimdir. 

Aynı şekilde yaş meyve - sebze konusunda da yasal düzenlemeler yapılmalı dar gelirli vatandaşın önlenmelidir.

Gerekli düzenleme yapılmazsa ne olur?..

Söyleyeyim; “tencere darbesi” olur!

Hapis cezası gelmelidir.

Herhangi bir Avrupa ülkesinde böyle şeyler yaşanır mı? 

Böyle yapanlar cezasız kalır mı?

Dar gelirli, emekli mutfak ve kira arasına sıkışmış canından bezdirilmiş vatandaş, İHA’ ya SiH’ ya veya yerli elektrikli otomobil yapmışsın, otobana, köprüye,  havaalanına bakmaz sandıkta ceza makbuzunu keser. 

Benden söylemesi.

Üst gelir sınıfı için peynirin yüzaltmış lira olmasının önemi yok.

Ama demedi demeyin seçimlerin kaderini yüzde elli belirlemiyor.

Artı bir belirliyor.

Sizi kalabalıklar aldatmasın.

Vatandaşı soyan organize gıda çeteleri kadar, buna müsade edenlerde sorumlu değil mi dir?

Neden yasal düzenleme yapılmıyor?

Bu işi yapan market ve gıda şirketi yönetici ve patronlarına verin hapis cezasını bakın bir daha yapabilirler mi?

Geç kalınmamalı dar gelirli, emekli ve hele işsiz vatandaşlar burunlarından soluyor! 

Bu soygun durdurulmalı.

Rusya, Ukrayna savaşında diplomatik zafer kazanılmış, yok Türk devletleri teşkilatı şöyle olmuş, inanın dar gelirli vatandaşları hiç mi hiç ilgilendirmiyor.

Yahu muz fiyatına kuru soğan olur mu? 

Patates olur mu? 

Bu nasıl hırsız haksızlıktır!

Daha doğrusu bu nasıl vicdansız organize hırsızlıktır!

Ve daha kötüsü bütün bunlar olurken devlet kurumları ve yetkilileri nerededir?!

Şikayetimin bir anlamı var mı bilmiyorum.

Şeker fabrikaları özelleştirildi şeker de tekel oluştu.

Allah dan birkaç fabrika satılmadan şeker operasyonu yaptılar da tehlike görülmüş oldu. 

Umarız ilgililer uyanmıştır.

Çimento fabrikalarını özelleştiriyoruz derken çimento tekelcilerin insafına kaldı. 

Özelleştirme adına altında yapılanlar felakettir diye feryat ettik ama nafile kimse duymadı, duymayacak!

Yapmayın etmeyin dedik.

Sigorta şirketlerinin yüzde kaçı yabancıların eline geçti?

Bu gün araç sahipleri araç sigortası yapamaz hale geldi.

Kaynak suların özelleştirme adına yabancılara satışına hem de yerli üreticilere sağlanmayan teşviklerle müsade edildi. 

Henüz su üzerine oynanacak felaketle tanışmadık! 

Ama merak etmeyin toplum olarak tanışacağız.

Unutmayın SU ÜRETİLEN Meta değildir.

Su üretilemez! 

İlgililer, yetkililer lütfen yapmayın etmeyin tedbir alın!

Yabancı yatırımcı falan derken bir ülkenin stratejik ürünleri yabancıların eline geçmemeli. Yapmayın etmeyin yahu siz bu ülkede yaşamıyor musunuz. Özelleştirme ve yabancı yatırımcı teşviki adına yapılanların faturası ödenmez hale gelmek üzeredir. 

Yasal düzenlemeler yapılması zorunlu görünmektedi. 

Mal benim değil mi? İstediğime istediğim fiyattan satarım düşüncesinin önüne geçilmeli,  isteyen istediği gibi yabancılara devir yapamamalı. 

Bizdeki işler hangi gelişmiş ülkede yaşanmaktadır?

Bilen beri gelsin.

Sözlerimiz görevini yapmayan ihmali olanlara ve tekelcilik, stokçuluk yaparak haksız kazanç sağlayanlaradır. 

Görevini yapan ilgili yetkili ve dürüst esnaf market, zincir market, toptancı ve gıda ticareti yapanlara değildir. 

Bu durumda olanları takdir eder, teşekkür ederiz.

Vesselam.