Hoş geldin on bir ayın sultanı
Hoş geldin on bir ayın sultanı...
Milletimiz ve islâm âleminin heyecanla beklediği ramazan ayına kavuşmayı yüce Rabbimiz bizlere nasip ettiği için sonsuz hamdolsun.
Peygamber Efendimiz'e (s.a.v) salât ve selâm olsun.
Yolunu hasretle gözlediğimiz kutlu misafirimize kavuştuk elhamdülillâh.
Bugün hicrî kamerî ayların dokuzuncusu olan ramazan ayının ikinci gününün orucunu tutmaktayız.
Ramazan ayı gelince özellikle selâtin camileri başta olmak üzere birçok şehrin camilerinde
minarelerin arasına asılan ve eski bir gelenek olarak sürdürülen mahyalarda "Merhaba ya şehr-i ramazan" "Hoş geldin on bir ayın sultanı" "Oruç tut sıhhat bul" gibi yazılar görülmektedir.
Son yıllarda ramazan aylarımızı hüzünle karışık bir sevinç içinde yaşamaktayız.
Hatırlanacağı üzere 2020 yılının mart ayında ülkemizde ilk defa görülen Covid-19 salgınından dolayı camilerimiz ibadete kapanmış vakit namazlarımızı ve teravih namazlarımızı evlerimizde kılmak zorunda kalmıştık.
Daha sonra camilerimiz ibadete açılmış olsa da saf düzenimiz değişmiş fiziki mesafenin korunması gerektiğinden saflarımızı sık değil seyrek bir şekilde oluşturmuştuk.
Hamdolsun bugün eski saf düzenimizde saflarımızı sıklaştırarak namazlarımızı kılmaktayız.
Lakin bu yılda yurdumuzu vuran 11 il gibi geniş bir coğrafyayı ve yaklaşık 14 milyon nüfusu etkileyen asrın afeti diye nitelenen deprem sebebiyle ramazan sevincimizi buruk bir şekilde yaşamaktayız.
Bundan dolayı vefat edenlere Allah'tan cc rahmet yaralılara acil şifalar, yakınlarına ve milletimize sabırlar diliyoruz.
Ramazan oruç ayıdır.
Yüce Rabbimiz Bakara suresinin 183. ayetinde
"Ey iman edenler! oruç sizden öncekilere (sizden önce gelip geçmiş ümmetlere) farz kılındığı gibi size de farz kılındı. Umulur ki korunursunuz."
diye buyurmaktadır.
Bu ayetten de anlaşılacağı üzere ilk insan ve ilk peygamber olan Adem aleyhisselâmdan beri oruç tutulmaktaydı.
Bakara süresinde ismen de geçen
kavuşmuş olduğumuz bu mübarek ramazan ayını
Kur'an-ı Kerim, ilmihal ve siyer kitapları okuyarak sahih dinî bilgileri öğrenmekle, varsa kaza namazlarımızı, ayrıca nafile namazları kılmakla değerlendirebiliriz.
Evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu da cehennem azabından kurtuluş olan bu mübarek ayı çok iyi karşılayıp yaşamalı ve bizlerden memnun kaldığını ahirette Rabbimizin huzurunda lehimize şahitlik edeceğini umarak uğurlamalıyız.
Ramazan ayında cehennemin kapıları kapanır.
Şeytanlar bağlanır.
Bağlanan cinlerden olan şeytanlardır. İnsan şeytanlarının serbest olduğunu unutmamalıyız.
Ayrıca hepimiz nefis sahibi olarak nefsimizin heva ve heveslerinin esiri olmamalıyız.
Bu mübarek ayda nazil olmaya başlayan yüce kitabımızın mesajını çok iyi anlamaya ve gereğini yapmaya çalışmalıyız.
Sadece midemize değil, sözümüze, gözümüze, aklımıza, bütün organlarımıza ve benliğimize oruç tutturma vaktidir ramazan ayı.
Oruç tutmanın sadece belirli bir zaman için yemek, içmek ve bazı ihtiyaçlarımızı ertelemek olmadığını idrak etmeliyiz.
Ramazan ayı, nimete şükretmeyi, açın halinden anlamayı, lokmamızı paylaşmayı hatırlatmıyorsa,
günlerimizi gafletle geçirmeye, gıybet etmeye haksız davranışlarda bulunmaya, kul hakkı yemeye, kibir, haset gibi bazı manevî hastalıkları
yüreğimizde taşıyarak hayatımızı devam ettirmeye çalışırsak tuttuğumuz oruç diyetten öteye gitmez.
Elimize aç kalmaktan başka bir şey geçmez.
Orucu tüm organlarımızla tutalım ki oruç da bizi tutsun.
Faydasız söz ve davranışlardan sakınalım ki orucumuzun sevabını yitirmeyelim.
İsraftan her zaman kaçınmamızın gerektiği gibi bu mübarek ayda daha da dikkatli davranmamız gerektiğini unutmamalıyız.
İftar soframız mümkün olduğunca sade olmalı, yiyebileceğimiz kadar yemek pişirmeliyiz.
Yapılan istatistiklerde ramazan ayında cinayet, gasp, hırsızlık, alkol ve uyuşturucu kullanma gibi gayri meşru işlerin azaldığı belirtilirken maalesef gıda israfının arttığı da belirtilmektedir.
Dünya genelinde milyonlarca insanın gıda ve ilaçtan yoksun olduklarından dolayı hayatlarını kaybettiklerini de aklımızın bir kenarında bulundurmalıyız.
Bu ayda hayır ve hasenatımızı gücümüz oranında arttırmaya gayret etmeliyiz.
Her ramazan üzülerek şahit olduğumuz teravih namazı hakkında gereksiz, boş tartışmaların yaşandığı televizyon programlarından uzak durmalıyız.
Kur'an-ı Kerim'in inzal olduğu, içinde kadir gecesi bulunmayan bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesini bulunduran bu ayı yüce Rabbimiz bizlere bir kere daha nasip ettiği için şükretmeli, idrak edip istifade etmeye çalışmalıyız.
Geçen yıl ramazan ayında hayatta olan tanıdıklarımızdan, akraba, dost ve arkadaşlarımızdan bazılarının bu yıl ramazan ayına kavuşamadan vefat ettiklerine şahit olduk.
Bu ramazan ayına kavuşamayan din kardeşlerimizi dualarımızla anarken, bizler için de
bu son ramazan ayımız olabileceğini düşünüp
bu ayı hakkımızda gafletten uyanma,
kendimize gelme, bir silkiniş ve diriliş vesilesi yapması için Rabbimize dua edelim.
Ve bu uğurda gayret sarfedelim.
Kutlu misafirimiz olan on bir ayın sultanı bu mübarek ramazan ayını karşılar ve uğurlarken ahirette de bizim ona misafir olacağımızı düşünüp
davranışlarımıza özen gösterelim.
Ramazan ayımızı tebrik eder, yüce Rabbimden bu mübarek ayın önem ve anlamını idrak etmemizi nasip etmesini, ramazan ayının milletimiz, islâm âlemi ve insanlık için hayırlar getirmesini, günahlarımızdan arınmış olarak bayrama erişmemize vesile eylemesini niyaz ederim.
Cumamız hayra vesile olsun.
Selamlarımla.