İlahi adalet hemen tecelli etmez
Dostlar;
Hayat ölüme demiş ki: İnsanlar beni çok severken neden senden nefret ediyorlar?
Ölüm cevaplamış: Sen tatlı güzel bir yalansın. Ben ise acı bir gerçek.”
Allah’ım bizim gördüklerimizi sende gördün, duyduklarımızı sende duydun.
Biz susup kenara çekiliyoruz.
Yol senin, rıza senin.
Kul senin ceza senin.
Yaradan bize ne diyor: “Ne ah et, ne isyan. Sen her şeyi ve herkesi bana havale et. Sen unutsan kanadının nerede kırıldığını, ben unutmam!”
Ben yalnız da mutluyum yeter ki, dokunmayın bana, kendi dünyamda kendi halimde, kimseye yük olmadan kimseden beklentim olmadan sadece huzur istiyorum, sadece sessizlik istiyorum.
Bu aralar kafanın içinde iki kişi yaşıyor:
Biri geleceği için çabalıyor, diğerinin yarına çıkası yok. Aynı bedende iki farklı yön, biri tutunmaya çalışıyor hayata diğeri ise, sessizce gitmek istiyor. Bir tarafın devam et derken, diğer tarafın susuyor.
Allah, sağ elini mümkün olmadıkça sol eline bile muhtaç etmesin.
Çünkü insanlar inanılacak ve güvenilecek gibi değil.
İlahi adalet hemen tecelli etmez ama zamanı geldiğinde öyle bir yerden vurur ki ne vicdan kalır, ne bahane!
Kimsenin yaptığı kimsenin yanına kalmaz.
Bırak be hayat bütün suçu bana atsınlar ama şunu bilsinler ki, şahidi Allah, olanın ahı kimsede kalmaz.
Çünkü Allah’ın terazisi şaşmaz.
Zor olanı kolay eyler, uzak olanı yakın eyler, dert olanı derman eyler.
Sana güvendik, sana gönül verdik, dosta tam dayandık, her işimizin sonunu hayır eyle!
Bir dilenci yolunu kestiyse söylenip durma.
Demek ki o günkü rızkı senin elinde.
Biri kapına gelip senden verebileceğin bir şey istediğinde reddetme.
Belki dileği sende dostun derdiyle dertlendiğinde şikayetçi olma demek ki, o gün derman sende.
Ağlayana, hastaya bakıp gülüp geçme. Belki şifa sende, sakın “ben” deyip de kendini bir şey sanma.
Ey temiz yürekli insan! Sevgisini belli eder, içi dışı birdir.
Fesat olan ise, genelde susar ve açığını kollar.
Allah, bizleri temiz kalpli İnsanlarla buluştursun!
Öğrendiğim en büyük hayat dersi:
Her zaman yalnız kalmaya hazır olmak. Insanlar, saniyeler içinde değişebilir. Bugün onlar için dünyanın en değerlisiyken, yarın hiçbir şey olur. Bizim azraile ihtiyacımız kalmadı, öldüren öldürmüş zaten.
Ne kimseye baş eğ, nede kimseye haksızlık et.
Saf bir yüreğiniz vardı herkesi kendiniz gibi sandın, yaralı kaldın, aldandın.
Bir adam Hz. Ali'ye gelir: “Efendim, dostlarım azaldı, ne yapmalıyım?”
Hz. Ali gülümser: “Dert etme!
altın saflaştıkça nasıl tortusu azalırsa, insan da arındıkça dostu azalır ama değeri artar.”
Gidenler için üzülmeyin, asil bir yalnızlık sahte bir kalabalıktan her zaman iyidir.
Birazda sus çünkü kalbin çok yoruldu. Kim bir müslümann dünya sıkıntılarından bir sıkıntıdını giderirse, Allah da onun kıyamet günündeki sıkıntılarından birini giderir.
Kim darda kalan bir kimsenin işini kolaylaştırırsa, Allah da dünya ve âhirette onun işlerini kolaylaştırır.
Kim bir müslümanın ayıbını örterse, Allah da dünya ve âhirette onun ayıplarını örter.
Kul, kardeşinin yardımında olduğu sürece, Allah da onun yardımcısı olur. Ebu Davud: “Rabbim biliyor kim ne yaptı. Kim neyi haketti sessizliği neşe değil ahın konuşacak birgün için hazır olmak lazım.”