İlahi sofra…

Cömert olan Yüce Allah’ın gayb hazinelerinden, sofralarından putperest de yiyor, rızıklanıyor, hiristiyan da yiyor.

Ona inanmayan, nankörlük eden, ona düşmanlık yapanlara böyle kerim ve cömert davranıyorken, ona inanan, Rezzak- ı Hakiki olduğuna iman eden kullarına nasıl mahrum bırakır, elbette mahrum bırakmaz. "Yeryüzündeki bütün canlıların rızkı Allah'a aittir." (Hud,6)

Bu rızık Yüce Allah'a vacib olmayıp, Allah’ın fazlından ve keremindendir. Güneş sadece inananlar icin değil, herkes için doğar gece ve gündüz gündüz, yaz veya kışın kısa ya da  uzun olduğu yerlerde de durum aynıdır.

Yağmur her tarafa yağıyor, ayırım yapılmıyor.

Belki fiili duayı yapıp orman ve ağaç yetiştirenlerin memleketine daha fazla yağıyor olabilir.

Yüce Allah’ín Rahmân oluşunun tezahürü olarak dünyada inanan ve inanmayan herkese taksim edileni veriyor.

Durum böyleyken Allah'ın Rezzak-ı Hakiki oluşu hakkında inancı hiç olmayanlar olduğu gibi, inancı zayıf olanlar da var.

Varlıklı olduğunu sesli veya sessiz böbürlenerek yansıtanlar ve tabir câiz ise hava atanlar var.

Emanet olduğunu unutarak gücüne, varlığına aldananlar var.

Bunlardan Allah'a inandığını söyleyenler varsa, yanlış yaptığı gibi ayrıca bu onlar için bir ayıptır. İnanmayanlardan bir kısım ise, “bu dünya bu kadar nüfusu kaldıramaz, nüfusu azaltmamız lazım” diyerek firavunluğa soyunan Firavun da İsrail oğullarının on binlerce çocuğunu kesti.

Ama vadesi gelince denizde ordusunun gücüyle, varlığı ile zenginliği ile boğuldu gitti.

İnansın, inanmasın gücüne, zenginliğine güvenenlere Hz.Ali Efendimizin iki suâli vardır.

Yüce Allah, haddini aşanlara er geç haddini bildirir ama her şeyin, herkesin, her olayın bir vakti ve eceli vardır.

Haddi aşanlara, taşkınlık yapanlara, Allah’ı bırakıp boş şeylere tapanlara, yüksekten atanlara şunu demek isterim: “Hak zuhur ettimi batıl zail olur Allah'ın rahmeti ve bereketleri sizin üzerinize olsun ey ev halkı!” (Hud, 73)

Siz, ilahi rahmetin taşıyıcısı olacak bir topluluksunuz. Siz merhamet üreten bir merkezsiniz. 

“Ey Ehl-i Beyt!

Allah sizden, sadece günahı gidermek ve sizi tertemiz yapmak istiyor.” Ahzab, 33)

Yüce Allah, numune-i imtisal olan Hz. İbrahim’in ailesini rahmet ve bereketle, Hz. Muhammed (s.a.v) ailesini de arınma ve temizlikle methetti.

İki aile de topluma örnek olacak değerler üreten bir ailedir. “Evlerinizde okunan Allah ayetlerini ve hikmeti hatırlayın” (Ehzab, 34)

Ey Peygamberin hanımları! Sizin evinizin bütün dünyaya Allah'ın ayetlerinin ve hikmet'in tebliğ edildiği ev olduğunu hatırlayın.

Siz sıradan bir evde yaşamıyorsunuz, vahyin yaşanmış halini görüyorsun.

Peki, “bizim evlerimizde hangi ayetler okunuyor? Neler yaşanıyor?” Unutmayalım ki, yaşadığımız ortam bizi şekillendiriyor.

Bir grup, Kitâbullah'ı okuyup ondan ders almak üzere Allah'ın evlerinden birinde bir araya gelecek olsalar, mutlaka üzerlerine sekinet iner ve onları Allah'ın rahmeti bürür. Melekler de kanatlarıyla sararlar. Allah, onları yanında bulunan yüce cemaatte anar." (Müslüm)

Hz. İbrahim ve Hz.Muhammed (s.a.v.), aileleri bir iman, ibadet ve ahlak modelidir.

Merhum Seyyid Kutub şöyle der: “Bu ayet, Allah’ın bazı aileleri iman, davet ve rehberlik görevi için seçtiğini gösterir. Yüce Allah’ın bereketi sayesinde tarihte hiçbir ailenin soyundan Hz. İbrahim’in ailesi kadar peygamber çıkmamıştır.”

Bu ayetin verdiği mesaj açıktır: Aile salih nesillerin yetişeceği bir rahmet ortamı olmalıdır.

Çünkü Allah’ın rahmeti, iman ehlinin bulunduğu eve iner.

Aranıza sevgi ve rahmet koydu.” (Rum, 21)

Ey Yüce Allah’ım!

Bizleri ve bütün mü’minleri senin Rezzak-ı Hakikî olduğuna inanan, haddini bilen, yanında duran kullarından eyle. Amin.