Islah eden mi, ifsad eden mi?
Yapan, ıslah eden bin kişi olsa, yıkan ifsad eden de bir kişi olsa yine yıkmak kolay olduğu için yıkan galib gelir.
Peki ya yapan ıslah eden bir kişi, yıkan ifsad eden ise bin kişi olursa o zaman nasıl olacak, buna ne demeli?
Yaşadığımız asrı ve zamanı şu an içinde olduğumuz ortamı ifade etmesi bakımından çok kaliteli ve yerinde bir tesbit.
Eğer bir mü’min kendi yakasını televizyonun zararlı ve ifsad edici programlarına ve dizilerine, internetin ğayyâ çukurlarına ve derinliklerine, akıllı telefonların oyalayan ve gaflete düşüren oyunlarına, şüphelerin ve şehvetlerin fitnelerine ve onların kaynaklarına kaptırırsa çay kaşığı ile topladığı sevapları, kepçe ile dağıtmış gibi zararlı çıkar.
Hayırlarını ve sevaplarını yitirmekle kalmaz, bu sefer artılar sıfırlanır ve eksiye doğru döner.
Sıfırın altına iner ve günahlar irtikab eder, uzun bir zaman elde ettiğini kısa bir zamanda kaybeder yitirir.
Mü’minin, ahiret yolcusunun tabiri caiz ise Yüce Allah ile ticaret yapan bir kişinin, bu ticaretinin kesada uğramaması ve zarar görmemesi için kazandıklarını korumak zorundadır. Yazımızın başında geçtiği gibi yıkmak yapmaktan çok daha kolaydır.
Dülgerin bir yılda tamir ettiği binayı bir günde yıkması mümkündür,
Öyle ya gönül kırmak da işin kolay olan kısmıdır.
Asıl zor olan o günü tamir edebilmektir.
Her anlamda yapmak zordur, yine her anlamda yıkmak kolaydır.
Toplumun bütün fertlerine düşen görev, bu ülkenin güvenliğini korumak için uyanık olmaktır.
Toplum gemisini şiddet ve terör korsanlarından korumak için bu cinayetleri ve tahribatı işleyenleri veya onlara destek olanları güvenlik güçlerine bildirmektir.
Susmak ve görmezden gelmek yetmez.
Mutlaka bu olayların kökü kazınmalı, öldürücü mikrobu ve virüsü yok edilmelidir.
Bizler, bugün şiddetli sıkıntılar arasında iyimser olmaya ve olumlu bakmaya muhtacız.
Psikolojik çöküntüler arka arkaya gelmiş ve insanların birçoğu ümitsizliğe kapılmıştır.
Öyle ki, acılar arasında ümit verici gelişmeleri ve müjdeleri unutmuş veya unutmuş gibi davranmaktadır.
Allah'ım!
Elimizden geldiği kadar bizlere ve bütün mü'min kardeşlerimize hayırlar ve iyilikler yapmayı nasip eyle.
Kazanımlarımızı yitirmeden bize lütfettiğin organları ve imkanları senden başkasının emrinde değil, senin emrinde ve yolunda razı olduğun gibi kullanarak sâlimen, gânimen sana kavuşmayı bizlere ve bütün mü'min kardeşlerimize nasip eyle. Âmin.