İstanbul sele teslim oldu!

İSTANBUL SULAR ALTINDA:

DOĞAL AFET Mİ, ÖNLEM EKSİKLİĞİ Mİ?

İstanbul’da yaşanan sel felaketi, bir kez daha binlerce insanın hayatını nasıl zorlaştırdığını gözler önüne serdi. Sokaklar göle döndü, yollar kullanılamaz hâle geldi, vatandaşlar evlerinde ve iş yerlerinde mağduriyet yaşadı.

Elbette yağışları durdurmak mümkün değil.

Ancak şehirleri afete hazırlamak, altyapıyı güçlendirmek, dere yataklarını korumak ve etkili önlemler almak kamu yönetiminin sorumluluğudur.

Her şiddetli yağmurda İstanbul sular altında kalıyorsa, oturup düşünmemiz gereken ciddi sorunlar var demektir.

Vatandaş vergisini ödüyor, sorumluluklarını yerine getiriyor.

Peki vatandaşın canını, malını ve günlük yaşamını korumak için gereken önlemler ne ölçüde alınıyor?

Afet yaşandıktan sonra geçmiş olsun mesajları yayımlamak elbette önemlidir.

Fakat asıl önemli olan, felaket yaşanmadan önce önlem almak ve insanların aynı acıları tekrar tekrar yaşamasını engellemektir.

İstanbul halkı çaresizliği değil, güvenli sokaklarda yürümeyi; evini, iş yerini ve emeğini koruyabilmeyi hak ediyor.

Doğa yağdırır, ama felaketin boyutunu alınan ya da alınmayan önlemler belirleyebilir.

Artık sorumlulukların konuşulması, eksiklerin açıklanması ve kalıcı çözümlerin hayata geçirilmesi gerekiyor.

Çünkü afet geçer; vatandaşın yaşadığı mağduriyet ve ödenen bedel kolay kolay geçmez.