Katliamcı İsrail’e Azerbaycan petrol veriyor, Doğu Türkistanlı kardeşlerimize ikinci sınıf muamele yapılıyor…
Kral Necaşi…
Afrika ülkesi Habeşistan Kralı Necaşi!
Allah’ın Resul’ü müşriklerin zulmünden kurtarmak istediği müslümanları, “Necaşi’nin ülkesine gidin orada adil bir devlet başkanı var” diyerek göndermişti.
Müslümanların canlarını müşriklerin elinden kurtarmıştır.
Ve Habeşistan Kralı Necaşi, müslümanlara kendisine yapılan bütün baskılara rağmen kol kanat germiş bu hamiyetperverliği asırlarca anılır olmuş ve dünyaya örnek olmuştur.
Müslümanların asırlardır duasını almışlardır!
Tarih boyunca Türkiye ve aziz müslüman Türk milleti mazlumların dinine, diline, milliyetine bakılmaksızın sığınağı olmuş ve yine sığınağıdır!
Türkiye’nin, sığınmak için gelen Mısırlı eğitimciyi Türkiye'den elleri kelepçeli bir şekilde Mısır'a teslim etmesi gönüllerde yara açmıştır.
(Türkiye, Muhammed Abdülhafiz Hüseyin’i mısıra göndermediği Mısırla suçluların iadesi anlaşması olmayan bir ülkeye gittiği bilgi kaynaklarımız tarafından ifade edilmiştir.)
Müslüman Kardeşler üyesi olduğu belirtilen Muhammed Abdülhafiz Hüseyin'in eşi Walaa Tarık Mahmud el Gazali, “En çok onun unutulmasından korkuyorum. Halen nerede tutulduğu bilinmeyen Muhammed'in gördüğü işkencelerden akıl sağlığını yitirdi.” açıklamasını yapmış ve bu açıklaması ile yürekleri yakmıştır!
Suriye’de akıl almaz hapishane görüntüleri zihinlerde kazınmış iken, bir başka dikta rejimini yönettiği Mısır’da durum Suriye’den farklı değildir!
Bu cahil zalimlerin ortak özelliklerdir.
Türkiye, kendisine sığınan müslüman, gayri müslim, Türk, Arap veya başka milletler farketmeksizin kucak açmış ve açmalıdır.
Mazlum milletler Türk devlet ve milletine güvenerek ülkemize sığınmaktalar.
Suriye’den ülkemize sığınan milyonlarca sığınmacı mağdur insana, “Suriye’nin boşaltılması İsrail’e alan açılması projesi olduğu halde” kadın, çocuk demeden “insan hayatının korunması gerektiği için” kol kanat geren Türkiye, bu günlerde üzülerek şahitlik ettiğimiz ve gerçekten anlamakta güçlük çektiğimiz olayları yaşamaktadır!
Bütün dünya da vicdan sahipleri milyonlara varan kalabalıklar ile İsrail protesto edilmekte, dünyanın saygın üniversitelerinde başta ABD’de olmak üzere gösteri ve yürüyüşler yapılmakta olduğuna şahit olmaktayız.
Yunanistan halkının da Filistin Gazze’de yaşanan insanlık suçlarına karşı protesto gösterileri yapması İsrailli turistleri ülkelerine sokmamalarının görüntülerini izledik.
İsrail’in uçaklarının yakıtları “Kardeş Ülke, İki Devlet Tek Millet” diye övünç duyduğumuz Azarbaycan göndermekte!
Türkiye nin buna mani olması beklenmektedir.
Açlıktan öldürülen Filistin Gazze halkına yiyecek ulaştırılması konusunda Türkiye’den daha etkin olması beklenmektedir.
Hangi ülke neyi yapıyor ve neyi yapmıyor ve neyi yapamıyor idrak sahipleri bilmektedir!
Sesi duyulmayan “unutulan millet” Doğu Türkistan’da ülkemize sığınan müslüman Türk kardeşlerimiz Avrupa’ya gidebilenler artık Türkiye’yi terkediyorlar.
Kendilerini Türkiye’de güvende hissetmiyorlar.
Kendilerine gösterilen muamelerden endişe ediyorlar!
Komünist Çin’e iade korkusu yaşayanlarda seslerini duyuramamaktadırlar.
Tüm bu yaşananlar Türkiye’ye yakışmamaktadır!
Durumdan vazife çıkaran bazı bürokratların Doğu Türkistanlı muhacirleri Suriye’ye gitmeleri konusunda teşvik ettikleri duyumları almaktayız.
Bu çok yanlış tutuma derhal son verilmelidir.
Türkiye’nin ve aziz milletimizin hamiyetperverliğine hiçbir kurumun ve kimsenin gölge düşürmesine hakkı yoktur, haddi de değildir!
Boraltan köprüsü faciası aziz milletimizin ve devletimizin boynuna asılmış “zulme rıza gösteren, kendisine sığınan kardeşlerine ihanet eden” yaftası boynunda asılı iken!
Türkiye ve aziz milletimiz daha başka “yafta”ların boynuna asılmasına razı olmayacaktır!
Türkiye’de çifte vatandaş olarak yaşayan musevilerin İsrail devletine askerlik yaptıkları, Filistin Gazze halkına karşı savaştıkları ortaya çıkmıştır. Çifte vatandaş olan ve beş bin civarında oldukları iddia edilen bu soykırımcılar derhal vatandaşlıktan çıkarılmalı ve işledikleri soykırım dolayısı ile soykırım suçlaması ile yargılanmalıdırlar!
Son zamanlarda Türkiye’ye yakışmayan uygulamaları yapan görevliler, durumdan vazife çıkarıp aziz milletimizin tarihine inancına ve kültürüne yakışmayan görüntülere meydan vermemeliler.
Aziz müslüman Türk milleti ve devleti mazlumların yanında dimdik durduğu, kol kanat gerdiği için büyük millet, büyük devlet olmuş ve gönüllerde taht kurmuştur!
Türkiye elbette ”ipini koparanın arzı endam ettiği” bir yer değildir.
Türkiye mazlumların sığınağıdır.
Başta Doğu Türkistan’dan gelen kardeşlerimizin sadece sığınağı değil aynı zamanda vatanlarıdır!
Kendilerine gösterilen muamelerden hiç zaman kaybedilmeden vazgeçilmelidir.
Türkiye, zorluklardan ve kendisine yapılan hile ve desiselerden mazlumların duası ile kurtulmaktadır.
Türkiye; “Müslüman Türk Devlet ve Milletleri için; “Tek Devlet Tek Millet” olma yolunda lider ve önderliğini daha etkin ve daha hızlı yapmalıdır. Birlik ve beraberlik güç demektir. Güce bütün mazlumların ihtiyacı vardır!
Zalimler işi azıtmışlar dünyayı yaşanmaz hale getirmişlerdir! Bunun karşısında duracak ve buna mani olacak yegane millet ve devlet Türkiye olarak görülmekte ve işin aslıda öyledir!
Türkiye olarak tarihi zorunluluk ve tarihi misyon günlerinden geçmekteyiz!
Vesselam.