DOLAR 31,3677 0.42%
EURO 34,0595 0.51%
ALTIN 2.101,432,38
BITCOIN 19571110,73%
İstanbul
11°

PARÇALI BULUTLU

19:02

AKŞAM'A KALAN SÜRE

Kılıçdaroğlu’ndan İmamoğlu’na: Sen dürüst değilsin

Kılıçdaroğlu’ndan İmamoğlu’na: Sen dürüst değilsin

ABONE OL
Temmuz 24, 2023 22:00
Kılıçdaroğlu’ndan İmamoğlu’na: Sen dürüst değilsin
0

BEĞENDİM

ABONE OL


CHP’de seçimlerin kaybedilmesi ile başlayan ‘değişim’ sürecinde parti içi iyice alevlendi.
Adeta yangın yeri.

CHP’li Belediye Başkanları Toplantısı’nda  karşılıklı atışmalar yaşandı.

Sayın Ekrem İmamoğlu’nun, “Değişim olmazsa ben yokum” sözlerine Sayın Kemal Kılıçdaroğlu, oldukça sert cümlelerle karşılık verdi. 

Tercüme olarak; İmamoğlu’na, “Sen dürüst değilsin” babından ağır ifadeler kullandı.

İmamoğlu’nun algoritması gelince; yeniden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı olmak istemiyor.

Seçimi kaybedeceğinden emin.

“İki seçim kazanan kahraman(!) ” olarak anılmak istiyor. 

KAVGADA BİLE SARF EDİLMEYECEK SÖZLER

Bakırköy Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu, Ekrem İmamoğlu’nu hedef alarak, “Sizi koltuğa genel başkanımız oturttu. Siz seçimi tek başınıza kazanmadınız. Zoom toplantısı yapmak ahlaksızlıktır.” dedi. İmamoğlu ise cevaben, “Böyle bir üslup olmaz. Ahlaksız, sensin! Bakırköy’de sokakta gezemiyorsun. Gelmiş burada konuşuyorsun.” diye cevap verdi.

Kılıçdaroğlu: “Bir belediye başkanı partiyi eleştirebilir ama nüfuz edemez.” Kılıçdaroğlu yerine geçecek kişinin özelliklerini de tarif etti: “Partinin ilke ve değerlerine bağlı, partiyi ileriye götürecek, akçeli işlere karışmamış, geçmişi temiz biri çıkarsa hemen bırakırım.” gayet net ve anlaşılır, adrese teslim cümleler.

Daha açık ifadeyle; İmamoğlu’na, “Sen temiz değilsin ve CHP’yi asla sana teslim etmeyeceğim.”haykırışının ilk defa dışa vurumu.

Dillerin altındaki baklalar çıktı.

Yaşanan bu süreç, İmamoğlu’nun CHP’den ihracı ile sonlanabilir.

İmamoğlu, kendisine açık gizli destek veren belediye başkanlarının da siyasi sonunu getirebilir.

MEZHEP TARTIŞMASI

İmamoğlu yanlısı troll grupları sosyal medya üzerinden derinden tehlikeli mezhepsel tartışma başlattı.

İmamoğlu’na yakın sosyal medya kullanıcıları, İstanbul’daki 14 CHP’li belediye başkanından 8’inin hangi mezhebi gruba dahil olduğu açıklasın diye paylaşımlar yaparak, Kılıçdaroğlu’nun seçim öncesi yaptığı “Ben Alevi inancındayım” açıklamasına açıktan göndermeydi.

Böylece CHP’deki koltuk çekişmesi belden aşağıya ve tehlikeli bir boyuta taşınmış oldu.

CHP mezhepsel bir ayrışmanın eşliğinde.

Mezhepsel tartışmalar ne CHP’ye,  nede ülkeye bir şey kazandırmaz.

Tarihden olumlu dersler çıkartılmalı.

İmamoğlu, İBB Başkanı olduğu ilk günden bu yana Cumhurbaşkanı adayı olma hedefini, seçimden sonra ise CHP’ye genel başkanlık olarak güncellendi ve koltuğa oturmak için her yolu deniyor.

Elinde devletin belediyesinin 300 milyarlık devasa gücü var.

Kılıçdaroğlu’na açıktan meydan okuması arkasına aldığı ekonomidir.

Siyasi partilerin medya kuruluşlarına reklam adı altında fonlama yapması ahlaki olmayan, yasal bir durum maalesef!

Kılıçdaroğlu’nun koltuğu İmamoğlu’na bırakması CHP’nin bölünmesi anlamına gelir.

Zor dostum zor!

Hem seçim birlikte kaybedilmedi mi?

Tek sorumlu Kılıçdaroğlu mu?

Dün “Bu iş tamam, bitti. 13 Cumhurbaşkanımız Kılıçdaroğlu” diye tazimde bulunan sizler değil miydiniz?

Kılıçdaroğlu, kesin kazanıyor” diye sürekli gaz pompalayan başta sol yazar, çizer, entelektüeller değil miydi?

Kola kutusu ile seçimi kazanır pespayeliği bile yapıldı.

Kazanması mümkün değil” diyen herkesin ağzını kapatan kimlerdi.

Aynı güruh şimdi koro halin de Kılıçdaroğlu’ na küfürler yağdırıp, hakaretler ediyor.

Adamların çapı bu kadar, cibilliyetleri böyle!

Baskıcı, dayatmacı, antidemokratik, tahammülsüz, küfürbaz, ahlaksızlar!

ZOOM ÇEVRİMİÇİ GÖRÜŞMESİ

Aslında bütün bu gelişmelerin fitili İmamoğlu’nun CHP’nin önde gelen bazı isimleri ile yaptığı çevrimiçi toplantı ateşledi.

Bilindiği üzere toplantı isimsiz bir katılımcı tarafından faş edilmişti.

Bu isimsiz katılımcının kimliği İmamoğlu’nun bilgisi dahilinde.

Zoom toplantısı deşifre edilmedi, İmamoğlu’nun kontrolünde servis edildi.

Çünkü; İmamoğlu, bu toplantının gizli kalmasını istemiyordu.

Açık edilerek CHP genel merkezine, Kılıçdaroğlu’na toplantı üzerinden  gözdağı verilmek istendi.

Zoom üzerinden yapılan görüşmelerde yönetici tarafından size önceden şifre ve link verilmesi gerekiyor.

Ayrıca kayıt yapabilmeniz için ön hazırlığınız ve kayıt aygıtlarımız olmalı.

Önceden antrenmanlı ve hazırlıklı olmanız lazım.

CHP MEDYAYI MEĞERSE FONLUYORMUŞ

CHP’de koltuk çekişmesi kendi medyasınıda ikiye böldü.

CHP’ye müzahir yayın organları Halk Tv. ve Sözcü Tv. İmamoğlu’ndan yana, Tele 1 ve KRT Tv. ise Kılıçdaroğlu’ndan yana tavır aldı.

Bu gelişmeyle birlik CHP’nin bu 4 kanalı fonladığı ortaya çıktı.

CHP genel merkezi yıllardır sözde haber karşılığı bu 4 medya grubuna bol sıfırlı akçeler yağdırmış.

Aralarına koltuk girmese ve CHP Genel Başkan Yardımcısı Eren Erdem açıklamasa nereden bilecektik?!

Birde aralarında protokol yapmışlar.

Herhalde dünya da eşi benzeri yoktur.

Dökülün dökülün daha neler çıkacak.
Ha gayret az kaldı.

Kılıçdaroğlu, “Satılmış kalemler var” açıklamasını da somutlaştırmalı.

Kastı iddia edildiği gibi İmamoğlu tarafından fonlanan (maaşa bağlanan) gazeteciler mi?

Kim bu yüz karaları?!

Öteden beri bilenen ama ispata muhtaç olan medyamızın maalesef gerçeği ile bir kez daha yüzleşildi.

Sayın Kılıçdaroğlu! Lütfen devamını getirin ve herkesi zan altında bırakmayın.

Bu satılmış kalemleri tek tek açıklayın.

KILIÇDAROĞLU – ÖZDAĞ’IN GİZLİ PROTOKOLÜ 

Zafer Partisi Genel Başkanı Sayın Ümit Özdağ’ın ifşası ile başlayan, seçimden önce Kılıçdaroğlu ve Özdağ arasında yapılan gizli protokolün açığa çıkması da bir başka başlık oldu.

Özdağ, tek nüsha halinde yapılan ve sadece Kılıçdaroğlu ve kendisinin bilgisi dahilinde olan seçimde destek karşılığı gizli anlaşlamaya göre; Kılıçdaroğlu’dan 3 önemli icracı bakanlık ve MİT Başkanlığını almış.

Seçimleri Kılıçdaroğlu kazanmış olsaydı, İçişleri, Milli Eğitim ve Kültür bakanlıklarının yanı sıra MİT Başkanını da Özdağ atayacakmış.

Zatı ali de İçişleri Bakanı olacakmış.

Bu defacto durumda 7 Cumhurbaşkanı Yardımcısı adayının, İttifakın tüm bileşenlerinin ve CHP kurmay heyetinin bile haberi yok.

Gizlilik koşuluyla iki lider arasında yapılmış bir protokol.

Kılıçdaroğlu ve Özdağ masanın bütün bileşenleri ve CHP’yi auta çıkarmış.

Ne Özdağ mış be!

Özdağ’ın büyük başarısı da diyebiliriz.

Ya HDP ile yapılan gizli anlaşma?

Elbette bir gün oda açığa çıkacaktır.

Düşünebiliyor musunuz yerli Jirinovski’ye Türkiye’nin güvenliği, istihbaratı emanet edilmiş!

Bir yandan CHP, diğer yandan HDP ve FETÖ, sonradan Ümit Özdağ!

Aman yarabbi!!!

Kılıçdaroğlu, çekil baskılarında yılmış ve halde dağılmış durumda.

“Bıraktım” açıklaması da sürpriz sayılmaz.

OLUMSUZLUKLARA RAĞMEN OLAN HAYIRLI OLMUŞ

Tamam ülkede ekonomik sıkıntı had safhada.
Yine fakirde alınıp, zengine veriliyor. 

Yaşamsal ürünlere ulaşmak günbegün daha da zorlaşıyor.

Zamlar fırtınaya dönüştü.

Emekli, dar ve sabit gelirli perişan.

Mevsim meyve ve sebzelerini almakta bile zorlanıyor.

Çarşı – pazar – marketler elide cebide yakıyor.

Gerçi elde de yok, cepde de yok.

Kaymak tabaka ve burjuvazigiller hariç.

Bir takım suistimaller hız kesmeden ve pervasızca devam ediyor.

Piyasalarda bir belirlisizlik hakim.

Bütün bu olumsuzlara rağmen ülkeyi Allah’ın inayeti ve milletin feraseti korumuş vallahi!

6’lı, 7’li, 8’li, 9’lu masa kazansaydı ülkenin ahvalı nice olurdu?

Saygılarımla.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.