Kişinin işlediği günahtan vazgeçmesi…

Madem ki insanları davranış ve halinle mutlu edemiyorsan sözünle mutlu etmeye çalış.

Yunus Emre: “Söz ola kese savaşı, söz ola kestire başı!” ne kadar da güzel bir söz.

Rasulullah Efendimiz bir gün ashabına sadaka vermelerini emretti.

Sahabelerden birisi: “Benim ne malım var, ne de imkanım var ancak kim bana eziyet verdiyse, bana sebbettiyse beni çekiştirmişse ben hakkımı onu helal ediyorum.” dedi. Rasulullah efendimiz buyurdu ki: “Senin sadakan kabul edilmiştir.

(İsabe: 500)

Rasulullah Efendimiz, iyilik adına  hiçbir şeyi yapamam diyene şöyle buyurdu: “İnsanlar senin şerrinden emin olsun yani onlara kötülük yapma bu da senin için bir sadakadır” buyurdu. (Müslim: 84)

Hz. Aişe validemize iftira edilmişti. “Bir ay kadar ağladım” diyor.

Bir bayan yanıma geldi ve dedi ki sana yardım edecek imkanım yok,  ama seninle ağlayabilirim ve o'da benimle ağladı.”

Hz. Aişe buyuruyor ki: “Ben o bayanın bu katkısını ve iyiliğini hiç unutmam.”

Güzel bir kelime bile insanın kurtuluşuna vesile olur.

Aynı zamanda kötü bir kelime insanın azabına vesile olur.

Rasulullah efendimiz şöyle buyurmaktadır: “Kul aldırış etmez ama Allah rızasına uygun bir kelime söylerse, Allah onun derecelerini yükseltir. Yine aldırış etmeden Allah’ın hoşuna gitmeyen bir kelime söylerse o kelime yüzünden cehennemi boylar.” (Müslim)

Rasulullah efendimiz: "Allah'tan isteyince firdevs cennetini isteyin." (Tirmizi: 2531)

Firdevs cennetine girmeye layık bir insan olduğunu biliyorum, bununla beraber cahim cehennemin altıncı tabakası ve derekesi olan cehennem ateşinde yanmaya da gücüm yetmez.

Allah’ım bize öyle bir tövbe nasip eyle ve günahlarımızı bağışla zira sen en büyük günahları bile bağışlayansın.

Tövbe kişinin yaptığı günahtan nedamet (pişmanlık) duymasıdır.

Yani tövbe eden şunu demek istiyor: Bu günahı işlemekle benim herhangi bir özrüm olamaz, ben yanlış yaptım, pişmanım ve bu günahtan günahlardan vazgeçiyorum.

Kişi kötü sıfatlardan güzel sıfatlara intikal ederek, manen Allah'tan uzak olanın yüce Allah'a yine manen yakın olması, günahlardan ayrılıp taat ve ibadete yönelmesi, gafletten uyanıklığa ve huzura gelerek; cehaleti terkedip akıllı olmaya karar vermek, küçük büyük, gizli açık bütün günahlardan tövbe etmek gereklidir.

Kişi işlediği günahtan vazgeçecek, pişmanlık duyacak, günaha bir daha dönmemeye karar verecek ve üzerinde kul hakları varsa bir an önce onları verecek veya helallaşacaktır.

Kıyamet alametleri zahir olmadan, güneş batıdan doğmadan, can boğaza gelmeden kişinin tövbesi kabul edilir.

Kıyamet alametlerinin ve ruhun boğaza gelmesinin zamanı bize meçhul olduğuna göre, tövbeyi geciktirmeyip bir an önce tövbe etmek ve sık sık tövbeyi yenilemek kişinin kendi menfaatınadır.

Yüce Allah, bizleri ve bütün mü’min kardeşlerimizi dilini tutmak suretiyle dinini sağlama alan, elinden geldiği kadar kendisine, ailesine, çevresine ve ümmete faydalı olmaya çalışan kullarından eyle.