Kızılelma göklerde, İmamoğlu yerlerde
Türkiye savunma sanayinde dünya ile yarışıyor.
Adeta destanlar yazıyor.
Amerika’ ya ve dünyaya kafa tutuyor. Küresellere, “artık sahnede ben varım” diyorum.
Devrimler yapıyor.
Kızılelma havalandı.
Yaklaşık 10 yıldır ar-ge çalışmaları devam eden dünyanın ikinci insansız savaş uçağı göklerde.
Atatürk’ ün hedef gösterdiği yerde.
Bu uçağı dünya da sadece Amerika yapabiliyor. İkinci ülke biz olduk.
Hakikaten gurur duyulacak bir olay!
Ne kadar övünsek az!
Kızılelma bütün dünya da haber oldu. Bizim ülke de konuşulmadığı kadar, dünya ülkelerinde konuşuldu.
“Türkiye insansız savaş uçağı yaptı.”
“Türkiye başardı!”
Bizim ülke basınında da hakettiği karşılığı, yeri, değeri maalesef bulmadı.
Amerikalı uzmanların “Türkiye bu savaş uçağını yapamaz, yapsada uçuramaz” dedikleri ve parasını verdiğimiz halde bize verilmeyen F-35’ ten kapasite olarak, teknik donanım açısından nereden bakarsanız bakın her yönüyle daha gelişmiş son teknoloji ile donatılmış bir savaş uçağı.
Baykar Makina mühendislerini ve Selçuk Bayraktar’ı tebrik ediyorum, kutluyorum.
Sadece insansız savaş uçağı mı?
Denemeleri yapılan 600 kilometre menzile sahip Tayfun Füzesi (3000 kilometre menzil çalışmalar devam ediyor)
TB2’lerden, Piri Reis denizaltısına, İmece yer gözlem uydusuna kadar yerli ve milli ürünlerde kritik gelişmeler yaşanıyor, üretimleri devam ediyor.
Yakında hangardan çıkacak Hürjet ve ATAK-2 ilk kez göklerle buluşacak.
Strateji gereği kamuoyuyla paylaşılmayan birçok mühimmat ve savaş araç gereçleri.
CHP’ li Sezgin Tanrıkulu’ nun, “iktidara geldiğimizde kapatacağımız ilk yer” dediği 40 yılı aşkın süredir başımıza bela edilen PKK terörünü bitiren, Karabağ’ı bir haftada işgalden kurtaran öncü silah İHA ve SİHA’ ları saymıyorum bile.
Türkiye’ nin ilk amfibi hücum gemisi TCG Anadolu.
Üzerinden savaş uçakları iniş-kalkış yapabilecek.
94 araç taşıyabilecek, 10 helikopter konuşlanabilecek
Gemi, 1223 personel taşıma kapasitesine sahip olacak.
Gemide, tam teşekküllü hastane ve 2 adet ameliyathane olacak.
232 metre uzunluğunda devasa bir eser denizlerdeki yerini aldı.
Bunları kim biliyor?
Sadece üretenler ve bir avuç insan.
Biz neyi konuşuyoruz?
Ekrem İmamoğlu’ nu.
Ülke adına bir proje mi üretmiş, İBB’ de destanlar mı yazmış?
Bilmediğimiz bir başarı öyküsü mü var?
Hayır!
Adam sadece polemik yapıyor. Mağduru iyi oynuyor.
Mağdurumda mağdurum!
Siyasetin edebiyatı yaparak Cumhurbaşkanı adayı olmak istiyor.
AK Parti’ de buna çanak tutuyor.
Adam sanki Kadir Gecesi doğmuş.
İstanbulluların bile tanımadığı orta ölçekli bir ilçe belediye başkanı, birden Büyükşehir adayı yapılıyor. Sonra beklenmedik bir şekilde Büyükşehir Belediye Başkanı seçiliyor.
Ne ilçe Belediyesi’ nde nede Büyükşehir Belediyesi’ nde elle tutulur, gözle görülür hiçbir başarı hikayesi olmayan bir ismin olağan şartların üzerinde seyretmesi akıl alır gibi değil.
Nasıl bir projedir bu yahu!
İlk iş olarak kendisini aday gösteren partiye ve liderine dirsek atıyor.
Aday olsun kazara da seçilsin sırtını döneceği ilk isimde Meral Akşener olacaktır.
Savunma Sanayi’ ndeki devrimler bir yana, İmamoğlu bir yana.
Nasıl bir özgüven patlamasıdır.
Vefasız insanlar siyasette hızlı yükselirler, fakat asla yüksekte uzun süreli kalamazlar ve siyaset uzun soluklu bir sahadır.
Ahmet Hakan Çoşkun ve Mete Yarar’ da olmasa ülkenin gündemi
Kıbrıslı Türklerin katili Papaz Makarios’ un heykeli yapmakla onur duyan İmamoğlu’ ndan öteye geçmeyecek.
İçi boş, nafile ve sadece monolog yüklü gündemle ülkeye zaman kaybettiriliyor.
Göklerdeki gelecek, yerlerdeki Ekrem İmamoğlu kadar kıymet görmüyor.
Biraz rasyonalite.
Saygılarımla.