Murat Kurum doğru isim mi?

AK Parti (Cumhur İttifakı) merak konusu olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayını açıkladı.

İsim bize göre sürpriz değil.

Birçok gazeteci/yazar “zaten adayın Murat Kurum olacağını biliyorduk” deselerde itibar etmeyin.

Onların medyaların da nasıl aday toto oynadıklarını biliyoruz.

Biz aciz ise 14 Mayıs seçimlerinden önce “AK Parti’nin İBB adayı Murat Kurum olacak” dedik ve hiç tali isimlere sapmadık.

Tali isimleri ortaya atanlar aslında troll görevi de ifa ettiler.

Arkasına düştükleri ya da içinden geçirdikleri isimlerin piar çalışmasını yürüttüler.

Sayın Murat Kurum ismi ideolojik kaygılardan arınmış İstanbullular için adeta bir muştu olmuştur.

Ankara içinde aylardır Sayın Turgut Altınok dediğimizi bizi takip edenler bilirler.

MURAT KURUM DOĞRU İSİM Mİ?

Sayın Murat Kurum isminin seçmende heyecan uyandırdığını belirtelim.

Taraflı, tarafsız hiç kimse yanlış oldu, şu isim daha doğru aday olurdu dediğine şahit olmadık.

İnşaat Yüksek Mühendisi olan Kurum, Yüksek Lisansını Kentsel dönüşüm alanında yaptı.

Teknik özelliği ile adı şaibeye karışmamış dürüst bürokrat, karizmatik, çalışkan ve mütevazi kişiliği onu ön plana çıkarıyor.

En önemlisi müteahhit kafalı değil.

Teknik özelliği ve kentsel dönüşüm konusunda gerek Emlak Konut’ta, gerek TOKİ’de yaptığı başarılı çalışmalarla ve zirveye çıktığı bakanlık dönemi ile milletin gönlünde yer edinmiş bir isim.

Deprem bölgemizde en çok gayret sarf eden ve bölgede en uzun süre depremzede vatandaşlarla hemhal olan isimlerdendi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için biçilmiş kaftan demek mübalağa olmaz herhalde.

AK Parti en isabetli olanı ve İstanbulluların gönlündeki ismi açıklayarak, aslında bir adaydan öte İstanbul’un yeni belediye başkanını da ilan etmiş oldu.

İlk açıklamasını da çok anlamlı buluyorum: 94 ruhuyla çalışacağız.

İstanbul’un üç önemli sorunu var; Deprem, kentsel dönüşüm ve trafik.

5 yıldır fetret dönemi yaşayan ve hizmetten yana nasibini alamayan İstanbul’un önümüzdeki 5 yılda hızlı bir dönüşümü yaşayacağını, hizmete susamışlığının giderileceğini şimdiden belirtelim.

İstanbul’un demagoji yapan, polemik üreten, gözü başka koltukta olan şovmen bir isimden kurtulma ve hizmet odaklı bir döneme geçme zamanı geldi/geçiyor.

Reklam arası bitti.

İstanbulluların can derdi var!

İstanbul’un yaklaşık 7 milyon 500 bin bağımsız yapısından, üflesek yıkılacak raporu olan 1,5 milyon bağımsız bölümün ivedi dönüştürülmesi gerekiyor.

Zaman havanda su döven, siyasi şovenizm yapan, vaktinin çoğunu İstanbul dışında siyasi ikbal peşinde berhava eden bir anlayıştan kurtulma zamanıdır.

Elini vicdanına koyan İstanbullular, şehrin manevi ruhunu zerre düşünen ve ideolojik saikilerle sandığa koşmayacak her İstanbullu seçmen Murat Kurum ismiyle defalarca beyin jimnastiği yapmalı ve kararını İstanbul lehine vermelidir.

Her yıl 20 bin konut yapma sözü verip, yaptığı yaklaşık 5 bin konutla övünen, İBB’ni gırtlağına kadar borç batağına sokan, borçlanma limit sınırı aşanlardan kurtulmak için bir fırsat doğmuştur.

Üst/alt geçitlerdeki yürüyen merdivenleri çalıştıramayan, yolda kalan otobüsleri hareket ettiremeyen, beceriksiz bir anlayıştan kurtulma vakti gelmiştir.

İyi düşün İstanbullu. 31 Mart’ta kadar düşün, çok düşün.

İstanbul’un her önemli sorunu olduğunda tatil yapan mı, sorunları çözecek, hizmet ehli bir başkan mı?

Tekrar kararını gözden geçir İstanbullu.

Siyasi kaygı ve önceliğini bir kenara bırak İstanbullu.

Kararın mutlaka İstanbul’un lehine olsun.

AK PARTİ İSTANBUL İL BAŞKANI DEĞİŞİYOR MU?

İl Başkanı Sayın Osman Nuri Kabaktepe’nin kupon bir ilçeye aday yapılacağı konuşuluyor.

İdeal ilçelerden biriside Başakşehir.

Başakşehir ve Esenyurt için Esenler’de 3 dönemini dolduran Sayın Mehmet Tevfik Göksu’nun isminide gündemde.

Göksu’nun İl Başkanı yapılacağı ve teşkilatlarda değişime gidileceğide konuşulanlar arasında.

Göksu, MGV kökenli siyasi tecrübesi üst düzey olan bir isim.

Lakin Murat Kurum’la İBB adaylığı için bir yarış geçirmiş olmaları, nefsani dürtüleri ortaya çıkarabilir.

İBB adayında tam isabet eden AK Parti’nin ivedilikle teşkilat yapılarında da restorasyona ihtiyacı olduğu gerçeğini görmesi ve gereğini yapması elzemdir.

Bu teşkilat yapıları içinde kurulacak SKM organizasyonlarından fayda beklenilmemeli.

Teşkilat dışından gönüllü esası ile sürece destek ve katkı sunmak isteyenlerin önü açılmalı.

Başarı uyumlu çalışan ekiplerin işidir.

Akordu bozuk çalgı baş ağrıtır.

2019 seçimlerinde Sayın Binali Yıldırım’ın, “Bir tane bile meclis üyesi yazdıramadım” serzenişini unutmamak lazım.

Aday, teşkilat bütünlüğü mutlaka sağlanmalı.

Aksi halde rakibinizden bir farkınız kalmaz.

Muarızlarınızın renklerine bürünürseniz yandı gülüm keten helva.

İl başkanlığı için konuşulan bir diğer isimde kökenden gelen ve aslen Trabzonlu olan Mali Müşavir Sayın Remzi Çakır.

Remzi Çakır’ın Trabzonlu olması avantaja dönüşebilir.

AK Parti İstanbul İl Başkanının Doğulu ya da Trabzon - Karadenizli bir isim olması senkronizasyon açısından önemli.

Ocak ayı sonuna doğru açıklanması beklenilen ilçe adaylarının da tıpkı Murat Kurum gibi itirazsız olması AK Parti hanesine artı olarak yazılacaktır.

Piar yapmaya çalışan, adaylık için kapıları aşındıran, tek derdi adaylık olan ve adaylığını ticarete dönüştürme gayretindeki isimlerden itina ile uzak durulmalı.

Meclis üyeleri de önem arz ediyor.

Meclis üyelikleri kılcal damarlar gibidir.

Ana damarlara kan akışını doğru ve düzenli sağlanmazsa vücut da bir takım arızalara yol açar.

Ak Parti üzerine yapışan nepotizmden, ahbap - çavuş ilişkilerinden, hemşehri mikrobundan mutlaka arındırılmalı.

Seçim kazanmak ya da kaybetmek sadece aday üzerinden yorumlanmamalı.

Bileşenler tercihide doğru ve güvenilir olmalı, itimat telkin etmelidir.

Getirisi, götürüsünden çok profillerden fayda gelmediği yeterince tecrübe edişmiştir herhalde.

Özelikle streç/kısa pantolonlu sözde yöneticiler saha çalışmalarından uzak tutulmalı.

Seçmene lüks araçlarla çaka satılmasına engel olunmalı.

Son dönemlerde partiye kök salan burnu havada, kıymeti kendinden menkul, ukala, iş takipçisi tezgahtarların önüne set çekilmeli.

İnsanlar bu tiplerden son derece rahatsız oluyorlar ve oy vermekten bile vazgeçebiliyorlar.

En büyük siyasi manivelası polemik siyaseti üretmek olan Sayın Ekrem İmamoğlu’nun başarısızlığının üstünü örtme yoluna gideceği unutulmamalı.

2019 seçimlerinde olduğu gibi cevap verme yarışı yapılmamalı.

Sonuç olarak seçim kolektif bir algoritmadır.

Doğru başarıyı, başarı doğruları tetikler.

Saygılarımla.

NOT: AK Parti İBB adayını böyle küçük bir salon yerine İstanbul’un en büyük salonunda yapmalıydı. Sadece protokol ve davetlilerin salonda takip edebildiği aday tanıtım proğramı İstanbullulara açık olmalıydı.