Müslüman Kardeşler

Ortadoğu coğrafyasının kendine biçilen sınırlar içerisinde ve yine kendi ve dar çerçevesinde istenen idari, siyasi ve fikri yapı, binlerce yıllık medeniyet temsilcilerine dar geldiği gibi kabul edilemez olduğu da zamanla görülmüştür.

Arap ve İslam toplumlarının ekol olarak gördüğü Mısır; ideolojik ve kültürel altyapısı ile baskıcı düşüncelerin uygulama alanı olmayacağı bilinmektedir.

Bu tarihi süreç içerisinde etkili her akımın öncüsü olmuştur Mısır.

Bunun başlıca nedeni aydınlanma akımlarının sürekli merkezinde olmalarıdır. 

Cetvelle çizilen yeni dünya düzeninde ikram olarak sunulan bu monarşik düzenlere, gerçek sahipleri kabullenememiş ve bütün arap topraklarında öncü akımlar baş göstermiştir.

Müslüman Kardeşlerde bu yapmacık düzen içerisinde kurulmuş ve örgütlenmiştir. 

En büyük itirazı da kendilerine bahşedilen olarak görülen batı hayranlığının ve şükranlığına itirazı olmuştur. 

Bu itiraz tabandan başlayarak bütün arap uluslarını etkisi altına almış ve özellikle üniversiteli gençler üzerinde bir haykırışa vesile olmuştur.

Müslüman Kardeşlerin bu fikri ve düşünsel akımları sınırlara bağlı kalmamakla birlikte Müslümanların yaşadığı her toplumda karşılık bulmuş, ilgi görmüş sadece Arap milliyetçiliği değil yeni bir dalganında öncüleri olmuşlar.

Ümmetçilikten de farklı olarak merkeze dönüş yani islamın kuruluş felsefesinin uygulanır olmasını savunmuşlardır. 

Daha açık bir ifadeyle islamı rant ve saltanata aracı olarak görmenin getireceği sonuçları öngörebilmiş ve tehlikeyi toplumlara anlatmayı ilke edinmişlerdir.

Tabi bu radikal çıkışlar islamdan nemalanan çevrelerce sakıncalı görülüp bastırılma yolunu tercih etmişlerdir. 

Bunda başarılıda oldular.

Örgütlenen Müslüman Kardeşler siyasette önemli ölçüde yol aldılar. İktidara gelmelerine karşın sert müdahale ile devre dışı bırakılmış, kardeş kanı akmasın diye kaderlerine razı olup şiddete başvurmamışlardır.

Müslüman Kardeşler aslında bir fikri doğuşun altyapısını oluşturdular. Cihatı bir savaş ve saldırı olarak değil, gönüllere girmek olarak algıladılar. 

Bu yeni anlayışı dünyanın her yerine ulaştırmayı başarmışlardır.