Mutfaktaki yangın devam ediyor
Bu yangın söndürülemez mi?
Bu yangın derken, bir orman yangınından, ev veya başka bir yangından bahsetmiyorum.
Öncelikle adına mutfak yangını da denilen hayat pahalılığından ve bunlara sebep olan keyfi olarak uygulanan zamlardan bahsediyorum.
Daha önce de yaşanan korona salgınını, depremden dolayı oluşan olumsuz şartları, dolar ve akaryakıtı bahane ederek maliyet artışlarından dolayı zam yaptıklarını ileriye süren fırsatçıların meydanı boş bulup at oynatmalarından bahsetmekteyim.
Yaşadığımız bu durum iktisadî bir teorinin konusu değildir.
Siyasi, ahlakî ve ciddi bir kriminal sorunla karşı karşıya geldiğimizin göstergesidir.
İnsana kanaat, şükür, sabır gibi duygular aşı ile verilemez.
Ahlâkı önceleyen bir eğitim sistemiyle verilebilirdi/verilebilir.
Hayat pahalılığına rağmen otellerin, yüksek fiyatlarla hizmet veren müesseselerin, eğlence yerlerinin doluluğu, araba satışlarında artışın olması pahalılık olmadığının göstergesi değildir.
Hayat pahalılığı yüksek gelirli olanları, mevcut durumdan fırsat çıkarıp servetlerine servet katanları, kazanç konusunda haramı helâli gözetmeyenleri etkilememektedir.
Sıkıntıyı en çok yaşayan emekliler, dar gelirliler ve bordro mahkumu diye tabir edilen kesimlerdir.
Ve bunların oranı nüfusumuzun büyük çoğunluğunu oluşturmaktadır.
Hayatı acılaştıran hayat pahalılığına karşı tedbir alınmaması sorunun ve yangının büyümesine sebep olacağından önemle üzerinde durulması aciliyet kazanmıştır.
İdarecilerin ve yetkili olanların sosyal devletin gereği olarak bu durumun sebeplerini ortadan kaldırmak için uzman kişilerin fikir ve yardımlarından da yararlanarak, üreticilerin korunması için taban, tüketicilerin korunması için de tavan fiyat uygulanması, dijital faturaya geçilmesi, denetimlerin yoğunlaştırılması, uygulanacak cezaların caydırıcı ve can yakıcı olması, üretici ve tüketici arasındaki zincirin lüzumsuz halkalarının aradan çıkarılması, zincir marketlerin kendilerine ait şirketleri arasındaki satışlarla fiyatların yükseltilmesine fırsat verilmemesi vs. vs. her ne tedbirler gerekiyorsa
Uygulamaya geçirmeleri hayatî önem arzeder hale gelmiştir.
Daha önce doların ve akaryakıt fiyatlarının yükselmesi bahanesine sarılan fırsatçılardan son birkaç aydır dolar ve akaryakıt fiyatlarında kayda değer bir artış meydana gelmemesine rağmen hangi bahaneyle zam yapmalarının, iki günde bir etiket fiyatlarını değiştirmelerinin hesabı sorulmalıdır.
Pansuman tedbirlerle sorunun giderilemiyeceği aşikârdır.
Yangın daha da büyümeden acilen radikal tedbirler alınmalıdır
Hayat pahalılığı giderilmeden, enflasyon sıfırlanamasa da en alt seviyeye çekilmeden dar gelirlilerin rahat yüzü görmesi mümkün görünmemektedir.
Asgari ücretin artması, emekli maaşlarının artması elbette gereklidir.
Ancak bugüne kadar soruna çare olamamıştır.
Yılbaşı yaklaşmaktadır.
Asgari ücretin ve emekli maaşlarının artırılacağını bilen, “vatandaşın cebindeki parayı nasıl kaparız” hesapları yapan fırsatçılar, asgari ücret açıklandıktan sonra daha yürürlüğe girmeden yapacakları zamlarla, etiket oynamalarıyla dar gelirlilerin ücret artışlarını eritmenin hesabını yapmaktadırlar.
Bunu yapacakları önceki yıllardan edinilen tecrübeyle anlaşılmaktadır.
Affınıza sığınarak; serbest piyasa özgürlüğünün, serbest kazıklama özgürlüğüne dönüştürülmesine ve bu durumun sürdürülmesine fırsat verilmemelidir.
Bir an önce en azından temel gıda, temizlik ürünleri ve kış şartlarında ısınma ihtiyacını giderecek ürünlerin fiyatları en alt gelir seviyesindeki insanların alabileceği şekilde belirlenip, belirlenen satış fiyatı üzerinden yapılacak satışların ciddiyetle takibi ve denetlenmesi gerekmektedir.
Cebi boş, gönlü nahoş olanların sayıları çoğaltılmamalıdır.
Mevcut sistemdeki arızalar giderilmelidir.
Yaraların iyileşmesine yarayacak düzgün bir hal yasası bir an önce çıkarılmalıdır.
Yüce Rabbim bizlere hayat pahalılığının giderildiği, sıkıntıda olanların yüzlerinin güldüğü günleri görmeyi nasip etsin.
24 kasım Pazar günü Öğretmenler Günü kutlanacaktır.
Değerli öğretmenlerimizin günü kutlu, dünya ve ahiretleri mutlu olsun.
Cumamız hayra vesile olsun.
Selâmlarımla.