Nankör ve dönek insanlar…

İyilikten ezilseniz bile bilin ki, kurtuluş iyiliktedir.

Hz. Ali Efendimizden mervidir: “Güvenme karaktersizin vefasına, bugün över yarın söver.

İnsanoğlunu ne hayat, ne de yıllar yorar.

Yorgunluğuna sebeb olan sahte samimiyetine inandığı insanlar olur. Kötüye “yeter artık, DUR HADDİNİ BİL!" demediler, İyi olana "AMAN ONU DA İDARE" dediler.

Bu yüzden iyiler hep ezildi, kötüler ise hiç sınırını, haddini bilmedi.

Tilkiyi canından eden parlak postudur.

İnsanı canından eden dönek dostudur! Demiri bile ısıtıp bükersin ama dönek olan nankör insanı asla düzeltemezsin!

En ağır yük iyiliktir.

Çünkü sonu hep ihanet ve nankörlükle biter.

Birde insan, değer verdiği kişi tarafından aptal yerine konduğunu anladığı anda kandırılmaktan çok kalbini bu kadar ucuza emanet etmiş olmaktan üzülür.

Ana- abanın malı parası için birbirine giren evlat çok.

Ama Ana-babaya bakmak için birbirine giren evladı görmek için çok bekledik ancak hâlâ göremedik.

Elhamdulillah kimseye muhtaç olmadın, üşüdüğünü belli etmedin, kimseye çıkar için yaklaşmadın.

O yüzden samimiyet lazım; dili süslü, yüreği sahte insanlar lazım değil. Yaşarken yanımızda olmayan insanlar, ölünce kürek sırasına girerler.

Zaten ya vurmasını iyi bilirler ya da gömmesini.

Küçükken isteyip alamadığımız her şeyi şimdi alıp yiyince çok mutlu oluruz sanmıştık; halbuki o zamanlar ekmeğin bile tadı ayrı güzelmiş.

Kırıldığın insanlarla arana mesafe koy, hissederlerse yanına geleceklerdir. Gelmiyorlarsa doğru mesafeyi buldun demektir.

Kabir azabı yerine, vicdan azabı anlatılsaydı.

Cehennemden değil, kul hakkından korkan, erdemli bir nesil oluşabilirdi.

Merhametli biri ol ama bile bile isteyerek yapılan bir yanlışı, sırf “canı yansın” diye dokundurulan lafları, imaları yutacak kadar safda olmayın!

Eskiden belki ama şimdi hakikatları gördüğünüz için değil.

Tavsiyem odur ki: Üzmeyin, kırmayın, kıymet bilin.

Hayatta geri dönüşü olmayan ayrılıklar vardır.

Yanar dönerlere sözüm yoktur.

Çünkü onlar asla düzelmezler.

Herkes terkedecek bu dünyayı.

Kimi zamansız, kimi vedasız.

Kimi dargın, kimi ise kırgın gidecek.

Bu yüzden hayatta iken elinden gelen her şeyi yapıp güzelleştiremediğin yerleri terk etmek, seni kötü biri yapmaz; ondandır ki müslümanın hali; “Allah güzeldir (her türlü noksanlıktan, kusurdan münezzehtir) (Davranışlarında, sözlerinde nezih olan kullarını) sever. Allah temizdir, temiz kullarını sever.” (Müsned libezar)

İslam dini, maddi ve manevi her türlü temizliği sever.

Kirli insanı, kirli çevreyi  kirli basını, kirli görüntüyü, kirli sesi ve hepsinden önemlisi de kirli inancı hiç sevmiyor. “Elbiseni tertemiz tut. Her türlü pislikten uzakdur” (Müdessir, 4)

Düşüncede temizlik; bozuk fikirlerden arınmaktır.

Bedende temizlik; elbise ve mekân kirlerinden arınmaktır.

Kalpte temizlik; kibir, ucub, hased ve riyadan arınmaktır.

Cesette temizlik, organları haramlardan arındırmaktır.

Kazançta temizlik; haram kazanç ve haram gıdalardan arınmaktır. “İbadetlerim, hayatım ve ölümüm âlemlerin Rabbi Allah içindir.

(Enâm, 162)