Ne farkı var?

18 Mart Çanakkale Zaferi...

Bir Milletin varoluş/yokoluş mücadelesi.

Canını dişine takıp çıplak ayak ve günde yarım somon ekmekle beslenen, dünyanın en şerefli Milletinin askeri mübarek kanını akıtarak bize bu vatanı hediye ve emanet etti.

Şehidiyle, gazisiyle ruhları şad, makamları cennet olsun.

Gelinen noktada (kaç parçalı olduğu sayılamayan) şer odaklarınca oluşturulan masanın adayı,18 mart günü HDP'lilerle görüşecekti ki; akl-ı evvel bir gazetecimiz acele ederek konuyu dillendirince, seçim üzeri daha da eleştiri almama adına uyanıklar görüşme gününü değiştirdiler. 

Bize göre gazeteci kardeşimiz erken konuşmuştu. 

Halbuki görüşmenin yapılmasına kadar suskun kalmak siyaseten daha doğru olacaktı. 

Neden 18 mart, düşündünüz mü !?

Herkes terafından herhangi bir seçim olmadığı kabul edilen önümüzdeki seçim gerçekten de olağanüstü bir seçim olacak... 

Dengeler atbaşı bir durum arzediyor. 

Biri, diğerini burun farkıyla yenecek gibi...

Atbaşı bu dengeleri iyi analiz ederseniz, ülkenin %50'sinin hain 

olduğuna rahatlıkla karar verirsiniz.

Bugünkilerin, birliğimize, dirliğimize, bütünlüğümüze kastettiği için İzmir’den denize dökülen geçmişteki düşmandan hiç farkı yok.

6'lı, 7'li, 8'li masanın bölmek, parçalamak suretiyle bizi dışarıya uydu yapmak istemesi aynı şey değil midir ?

Şimdiki durumun geçmiştekinden ne farkı var ?

Neden mi böyle düşünüyoruz?

Sayılamayacak kadar neden var da biz sadece şunu yazalım:

İngiliz, Fransız, Yunan ve diğerleri dün düşmandı, bugün hala düşman.

Dün mübarek topraklarımızı postallarıyla kirletmişlerdi, bugün de aynı amaç için uğraşıyorlar. 

Tek fark, emperyal emellerini gerçekleştirmek üzere, geçmişe göre sayıları da hayli çoğalan içerdeki ihanetçilerle beraber hareket etmeleridir.

Ve biz, ihanetçilerin düşmanla aynı safta yer tutuğu bir seçime gidiyoruz.

Konuya sırf bir iktidarı alaşağı etme mücadelesi olarak değil; Türkiye'nin ve İslam'ın geleceği ekseninden bakarak karar verelim...

Selam ve sevgi ile.