Orta yol ve ölçü…
“Ümmetim, geçmiş ümmetlerin yoluna karış karış, kulaç kulaç uymadıkça kıyamet kopmaz!” (Buhari)
Önceki millet ve ümmetlerin kötü taraflarını taklit etmekten sakınmak, sadece yahudiler, hıristiyanlar, farslar ve rumlar ile sınırlı değildir. Ancak; onların özellikle zikredilmesi, o gün için etkisi en çok hissedilen millet ve ümmetler olmaları sebebiyledir.
Dikkat edin! Onların düştüğü çukura siz de düşmeyin.
Kurtuluş, önceki ümmetleri taklit etmekte değil, Kur’an ve sünnete sımsıkı sarılmakladır.
Müslümanı başkalarından ayıran bir kimliği vardır.
Hz. Peygamber de bu kimliğin korunmasına son derece önem vermiştir.
Bu sebeple peygamberimiz ehl-i kitaba muhalefet etmeyi emretmiş ve onlara uymaktan sakındırmıştır.
Öyleyse kitap ve sünnetin kazandırdığı özel ve güzel kimliği, başkalarını taklit ederek kötü bir kimlikle değiştirmeyelim.
Hiçbir gerekçe böylesi bir iflası ve yok oluşu asla mazur göstermeye yetmeyecektir.
Her halükarda ölçü sahibi ol.
Cimrilikten de uzak dur, savurganlıktan da uzak dur.
Başka bir ifade ile; acı olma atılmayasın, tatlı olma yutulmayasın.
En şaşmaz ölçü yüce Allah'ın kitabında ve adeta canlı kitap olan Rasulullah efendimizin yaşayışında mevcuttur.
Her alanda ölçülü olmak isteyen bir mü'min bu iki esasa sarılmak, kitab ve sünnetin talimatlarını uygulamak zorundadır.
Allah, Kur'an-ı Kerim de bu hususu şöyle ifade buyuruyor: "Eli sıkı olma, ölçüsüzce eli açık da olma sonra kınanacak, kendi kendine hayıflanacak duruma düşersin!" (İsra: 29)
Mü'min, her halükarda orta yolu seçer sadece infakta ve cimrilikte değil, sevmekte ve buğz etmekte de aynı yolu izler, kızmakta ve razı olmakta da ölçülü olur.
Salat ve selam olsun Rasulullah efendimiz bir hadis-i şerifte şöyle buyuruyor:
"Sevdiğini ölçülü sev, bir gün buğzettiğin bir kişi haline gelebilir, buğzettiğini de ölçülü buğzet bir gün sevdiğin bir kişi haline gelebilir.” (Tirmizi: 1997)
Yemekte, uykuda, konuşmada kısacası hayatın her alanında adil olmak, ölçülü olmak son derece güzel ve gerekli bir ameldir.
İslam dini, bütün insanların muhtaç oldukları yiyeceklerde, ölçülen ve tartılan şeylerde, tartı ve ölçülerde ölçüyü emretmiştir.
Ölçü ve tartıda eksik tartıp fazla alanlar için bu hassas konuda ölçü ve tartıyı ihlal ettikleri için onlara “veyl olsun” diye hitap etmiştir.
"Ölçü ve tartıyı eksik yapanların vay haline!" (Mutaffifin: 1)
Rasulullah efendimiz, mü'mini kurtaran üç amelden bahsederken şöyle buyuruyor:
"Üç şey kurtarıcıdır: gizlilikte ve açıkta Allah korkusu, kızgınlıkla ve rızada adil olmak, fakirlik ve zenginlikte ölçülü olmak."
(Bezzar: 6491)
Akıllı ve temkinli insanın aklının en güzel eseri, orta yolu ve ölçülü olanı, güzel ve iyi olanı seçmesidir.
Kişi, duyduğunun en güzelini yazıyorsa, yazdığının en güzelini ezberliyorsa, ezberlediğinin en güzelini söylüyor ve konuşuyorsa, bu kişi hikmet sahibidir.
Ölçüyü ve orta yolu tercih eden bir mü'min akıllı bir mü'min dir.
Yüce Allah, bize ve bütün mü’min kardeşlerimize her hususta ölçülü olmayı ifrat ve tefritten kaçmayı ve kaçınmayı nasip eylesin.