Oyuncu Halil Ergün: Ülkeyi çapsız siyaset anlayışı yönetiyor
CHP’den iki defa Beyoğlu belediye başkan adayı olan ve seçimleri açık ara kaybeden oyuncu Halil Ergün, daha güzel, daha özgür bir dünya, daha demokratik, çocukların mutlu olduğu bir ülke için hep muhalif olduğunu belirtirken, “Bugünlerde beni çok yaralayan mesele şudur: Çapsız bir siyaset yönetimi görüyorum ve 'Bizim ülke buna müstahak değildir' diyorum. Kazanımlar yıkılıyor ve Türkiye’de toplumsal bir çözülme var kültürel olarak ve insani ilişkileri olarak. Bunu somut olarak görüyorum. Bu beni yaralıyor, yakıyor yani. Şimdi benim ülkemde konserler yasaklanabiliyor.
Abuk sabuk gerekçelerle şarkı söyletilmiyor falan” dedi.
Ergün, "Muhteşem bir kasabada büyüdüm. Oranın çok eski bir ailesinin çocuğuyum. Toprağa bağlı bir aile, yerli geleneği olan. Gölü olan, panayırları olan bir yerde çok mutlu bir çocukluk geçirdim. Muhteşem bir anne ile babanın çocuğuydum, geniş sülalelerde yetiştik. Gölümüz vardı. Balıkların fırtına gibi, rüzgâr gibi estiği, sahillerde çok olduğu bereketli günlerdi. Merakım çok vardı ama hiçbir şeye özlemim olmadı. Ailem, şartlarımız. Bunu zenginlik anlamında söylemiyorum. İnsani bir ortamda yetiştim. İlk çıkışım kasaba dışında Bursa’yadır. Yani ortaokula girdiğimde şato seyretmeye geldik. İlk surlardan dışarı çıkışım odur." diye konuştu.
Kızmak değil de kırgınlığım, heyecanımı öldüren şeyler oldu. Benim kuşağımın içinde, ülkenin daha güzel günlere gitmesini talep eden bir ruh var. Muhalif saflarda olmuşumdur her zaman, daha güzel günler için tabii. Muhalif derken, siyaset yapmak anlamında söylemiyorum. Daha güzel dünya, daha özgür bir dünya, daha demokratik bir dünya, daha çocukların mutlu olduğu bir dünya, ülke. Bugünlerde beni çok yaralayan mesele şudur: Çapsız bir siyaset yönetimi görüyorum ve 'Bizim ülke buna müstahak değildir' diyorum. Bu kadar kapalı konuşayım. Kapalı değil de yani derinliğe girip de çok bilmişizdir, biz her şeyi söyleriz ama söylemeye gerek yok. Bir tek şey var. Benim Cumhuriyetim var. Kahramanlar kurdular, başta Mustafa Kemal ve arkadaşları.
Kör topal Cumhuriyet'in kazanımları var. Adalet, gelişme, daha güzel günlere gitmek gibi yeni bir kültürün buluştuğu bir sürecimiz vardı. Kazanımlar yıkılıyor ve Türkiye’de toplumsal bir çözülme var kültürel olarak ve insani ilişkiler olarak.
Bunu somut olarak görüyorum.
Beni yaralıyor, yakıyor yani.
Ülkemiz buna müstahak değildir.
Bu dalga dalga insanımıza da yansıdı, taşraya da gitmiştir.
Bunu ben yaşarken hayatın içinde insan ilişkilerinde görüyorum.
Beni yakan bu.