DOLAR 32,5044 -0.12%
EURO 34,9790 0.39%
ALTIN 2.429,910,29
BITCOIN 2065801-4,25%
İstanbul
19°

PARÇALI BULUTLU

16:55

İKİNDİ'YE KALAN SÜRE

Sahibini yakan duygu: Haset

Sahibini yakan duygu: Haset

ABONE OL
Aralık 15, 2023 18:55
Sahibini yakan duygu: Haset
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Haset, başkalarının sahip olduğu imkânları kıskanma anlamında bir terimdir.

Haset kelimesi; haset edilen kişide bulunan maddî ve manevî imkânların yok olması isteğini ve niyetini ifade eder.

Haset, sosyal ve psikolojik problemlere yol açan ahlâkî bir hastalık olarak da tanımlanabilir.

Haset, genellikle aralarında meslekî, iktisadî, ilmî, siyasî, içtimaî ilişkiler bakımından ortak özellikler bulunan insanlar arasında ortaya çıkar.

İslâm kaynaklarında İblis’in Hz. Adem’i kıskanmasına atıfta bulunularak; hasetin ,şeytanî bir huy olduğu belirtilmiştir.

Yeryüzünde işlenen ilk cinayet olan Kabil’in Habil’i

Öldürmesi de haset yüzünden gerçekleşmiştir.

Haset, duygu olarak şiddetlendiği zaman hasetçinin bunalıma girmesine, uykularının kaçmasına, sürekli kalbinin ve beyninin bu duygu ile mesguliyetinden dolayı; kişinin verimliliğinin

düşmesine, kendi işine odaklanamadığından başarısızlıklarına sebebiyet verir.

Haset, şeytan ve nefsin silahlarından biridir.

Şeytan hasetçinin kulağına sürekli haset edilen kişinin sahip olduğu imkânların o kişinin hakkı olmadığını fısıldar ve senin ondan neyin eksik, sen niye o imkânlardan mahrumsun diye vesvese verir.

Hasetçi de şeytanın vesveselerine kapılırsa haset ettiği kişinin canına, malına, itibarına zarar vermeye kalktığında hem günaha girmiş olur hem kendisi de zarara uğramış olur.

Haset, bencillik ve aşırı ihtirasın birleşmesiyle insanda kibir, düşmanlık, kin gütme, isteklerine ulaşamama korkusu, makam ve mevki tutkusu, başkalarının zarar görmelerini isteme gibi duyguları harakete geçirdiğinden ruhu kirleten bir kusur ve şerlerin en fenalarından sayılmaktadır.

Haset, hem bedenî hem de ruhî tahribata, zihnî ve fiilî verimsizliğe yol açan bir hezeyan durumu olduğundan ilk önce sahibini yakar. Ve haset edilenden çok haset sahibine zarar verir.

Haset sahibinin yapmış olduğu iyiliklerin de heba olmasına sebep olur.

Peygamber Efendimiz (s a.v)  hasetten sakınılması hususunda “Hasetten sakının. Çünkü ateşin odunu yakıp tükettiği gibi haset de iyi amelleri yakar, bitirir.” diye buyurmuştur. ( Ebu Davud, edep,44; ibn Mace, zühd, 22)

Halk arasında komşusunu çok kıskanan hasetçinin birine “Sana bir dilek hakkı verilse ve kabul edileceğini ancak komşuna da iki katının verileceğini bilsen ne dilersin.” denilince “Bir gözümün çıkarılmasını dilerim” dediği anlatılır.

Haset edenin ömrü üzüntü ile geçer.

Haset iyileşmeyen bir yara gibidir.

Haset dünyada sıkıntıya, ahirette ise azaba sebep olur.

Birçok kişi memnun edilebilir.

Ancak haset edeni memnun etmek çok zordur.

Hasetin sebeplerinden birisi de beklentilerin boşa çıkmasıdır.

Safiyye Annemiz ( r.a) soyu Hz. Harun aleyhisselâm’a dayanan bir yahudinin kızıydı.

Annemizin (r.a) anlattığına göre babasının birgün amcasına “Hz. Musa’nın müjdelediği peygamber diyorsun neden iman etmiyoruz?” diye sorunca amcası, “O bizim kavmimizden değil, biz kavmimizden gelecek bir peygamber bekliyorduk onun için  O’na iman etmeyeceğiz. Ölünceye kadar da düşmanlık besleyeceğiz.” demiştir.

Günlük hayat içerisinde sık sık duyduğumuz haset kelimesinin yanında bir de GIPTA kelimesini duymaktayız.

Gıpta da haset gibi arapça bir kelime olup imrenme anlamına gelir.

Gıpta başkalarında bulunan bir özellik ya da varlığa karşı duyulan bir özlemdir.

Kişinin başkasında bulunan bir şeyin yok olmasını istemeden aynı şeyin kendisinde de olmasını arzu etmesi duygusu olduğu için haset gibi zararlı bir duygu değildir.

Haset etmek yasaktır.

Gıpta ise caizdir.

İnsanlardaki hasetin tamamen yok olması çok zor olsa da en aza indirmek ve zararsız hale getirmek mümkündür.

Bunun için de insanın sağlam bir iman ve itikada sahip olduktan sonra insanî ve ahlâkî yönünü kuvvetlendirmeye, güzel ve faydalı huylar geliştirmeye, ilmini artırmaya gayret etmesi ve insanlara zarar vermenin önce kendisine zarar vereceğini, faydalı olmanın da önce kendisine fayda sağlayacağını idrak etmesi gerekir.

Hasetin kötülüğünü ve hasetçinin şerrinin zararlarını bize hatırlatan Rabbimiz Peygamberimize (s.a.v) hitaben “Ve haset ettiği zaman hasetçinin şerrinden” diyerek ( Felâk suresi, ayet:5) kendisinden sığınılması gerekenler arasında hasetçiyi de belirtmiştir.

Yüce Rabbim bizleri hasetçi olmaktan ve hasetçilerin hasetinden muhafaza eylesin.

Cumamız hayra vesile olsun.

Selamlarımla.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.