Sedat Reis ve rüşvet çarkı!
Sedat Peker’in ifşa mı dersiniz, iddiaları mı dersiniz yoksa içinde bulunduğumuz dönemin gerçekleri mi?
Adını her ne koyarsanın koyun, ortada bir enkaz var. Hemde dağ gibi.
Adam söylüyor, adam yazıyor, adam konuşuyor, adam video yayınlıyor ve ülke karışıyor. Millet birbirine laf yetiştirme yarışına giriyor.
Hiç kimsenin
‘bana ne’ diyemeyeceği kadar durumun vahameti var.
Peki Sedat Peker, neden susturulmuyor? Hiç düşündünüz mü?
Ben çok düşündüm. Aha burayada yazıyorum. Bu adama sadece belge, bilgi enforme edilmiyor. Konuş, anlat deniliyor. Zaman tanınıyor, mühlet veriliyor. AK Parti içinde, devlet içinde zırhı var.
İşi bitince ağzı kapatılır, fişi çekilir.
Sedat konuş, Sedat yaz, Sedat anlat… Şimdilik.
Topu tut Ali topu tut.
Bu işin içinde var bir bit yeniği.
Oyun içinde oyun. Ali Cengiz’in bile aklı ermez.
Bank Asya’nın sıradan görev yapanları bile tutuklanırken, ömrü Bank Asya’da geçmiş, uzun yıllar üst düzey görevlerde bulunmuş bir isim nasıl olurda önce kamu bankasına genel müdür yapılır, sonrasında SPK’nın başına getirilir?
Akıl tutulması mı? Havsala almıyor.
AK Parti, seçim kazansın ya da kaybetsin bir temizlik hareketi başlatması zaruridir.
Bitlerden kurtulmak istiyorsa.
Bitler bünyeyi o kadar sarmış ki, artık bünyeden sayılır hale gelmiş ve temizlik emareleri var.
(Ah o siyasi ahlak yasası. Ne kadar da zaruriymiş meğer.)
Yoksa bir adama o kadar lafı ettirmezler. Ağzını kapatırlar. Defterini dürerler. Kalemini kırarlar.
‘Ya da gel buraya kardeşim ne biliyorsan, hangi belgen varsa savcılarla paylaş’ denilmez mi?
Uçağa konulup ülkesine getirilmez mi?
Devlet için o kadar kolayki en basitinden erişimi engellemek.
Engellemiyor işte. Hani varya meşhur söz: Büyüklerimizin vardır bir bildiği.
Hesap içinde hesap görülüyor, görülüyor.
AK Parti ve devlet içinde iş takipçileri, komisyoncu grupları cirit atıyor. Komisyon adı altında rüşvet çarkı dönmeye devam ediyor. İddia böyle.
İş takipçiliği, komisyonculuk, rüşvet alıp vermek, irtikap hukukende, ahlakende dünyanın her yerinde, her inancında suç.
Gruplar birbiriyle yarış haline girmiş.
Hem çatışıyorlar hemde rant için savaşıyorlar.
Kendi içlerinde bir alan mücadelesi, kavgası var.
Sedat Peker’i dinleyenlerin, izleyenlerin, haberleyenlerin tamamı öteki mahalle.
Bu mahalle ilgilenmiyor, ilgilenmediği gibi ‘yalan konuşuyor, iftira atıyor’ diyorlar.
Ah bu dış güçler ah!
Öteki mahalle de haklı olarak ‘Savcılar nerede’ diye avaz avaz. Sedat Peker, tek başına muhalefet yapıp hükümeti mi düşürecek?
Ya da muhalefetin ekmeğine yağ mı sürüyor.
Değirmen nerede? Suyun başında kim var?
Bence buzdağının görünen kısmı, illüzyon.
Bir nevi hokkabazlık numarası.
İlluminati!
Hikayede cambazda mı var ne?
Esas film sahneye konulmadı.
Hala Tayyip abi.
Maaşa bağlanan siyasetçiden ne haber?
Kafalar karışık, vicdanlar yaralı.
Bir tarafın ‘Mafya bozuntusu’ dediği, diğer tarafın ‘Kahraman ilan ettiği Sedat Reis.
Bir yıl içinde ne değişti.
Kahramancılarla, mafyacılar yer değiştirdi. Yalnız adı açıklanırsa mafyayı haraca bağlayan siyasetçiyi tebrik etmek isterim. Dünyanın her yerinde mafya haraca bağlarken, bizim ülkemizde mafyayı haraca bağlamışlar.
Kolay iş değil bu. Büyük başarı.(!)
Escobar’ı tanır mısınız?
Kimilerin tahtında kral, kimilerinin narko teröristi.
Dünyanın en ünlü uyuşturucu baronu.
"Herkesin bir bedeli vardır, önemli olan ise bunun ne olduğunu öğrenebilmektir."diyen adam.
Herkesin bedeli bu kadar ucuz mu?
Her şey ayaklar altında. Mahremiyet hak getire.
Milyon dolarlar havada uçuşuyor.
Boşanmak için milyon dolarlar talep ediliyor.
Sedat Reis’in de bir bedeli var mı?
Yoksa pahası biçilmez mi?
“Nereden baksan tutarsızlık…”.
“Manyak manyak işler”
Heyyy! Kimin eli kimin cebinde yahu?!
İnanın bende bilmiyorum.
En iyisi deliye vurmak galiba.
Böyle zamanlarda çok işe yarıyor.
Sedat Reis, ismi bu mahalleye ait.
Biz zamanlar bu mahallenin reisi’ydi işte.
“Ne oldum değil, ne olacağım demeli insan”
Bu söz ülkenin yarısını toprağa gömer.
Hiç kimsenin bükemediği bileği, kıramadığı yüreği, bir afeti devran gelir büker, yıkar ağa.
Son söz olarak Sedat Reise soralım: tüm bunları niçin yapıyorsun?
Öteki mahalleden ‘aferin’ almak için mi, bu mahalleyi enkaza çevirmek için mi? Ülkeye faideli olmak için mi? Yoksa küstüm oynamıyorum mu kasıt?
Kafam yine karıştı. Sahi kim kimin sevgilisiydi?
Peki inancımız ne diyor bu işlere?
“Kendi aranızda birbirinizin malını (İslam’ın yasakladığı rüşvet, faiz, gasp, aldatma gibi) batıl yollarla yemeyin. (Yanlış olduğunu) bile bile, yöneticilere rüşvet vererek, insanlara ait olan mallardan bir kısmını günah ile yemeyin.” (2/Bakara 188)
Resûlullah (s.a.v.) mahkemede görüşülecek bir konu/dava için rüşvet verene de alana da lânet etmiştir.” (Tirmizî, Ahkâm, 9)
“Allah’ın lâneti, rüşvet verenin ve rüşvet alanın üzerinedir.”
(İbn Mâce, Ahkâm, 2)
“Ey insanlar! Allah’tan (hakkıyla) sakının ve (rızkınızı) ararken güzel yollarla arayın. Zira hiç kimse, rızkını elde etmeden ölmeyecektir, gecikse bile (rızkına kavuşacaktır).
Allah’tan (hakkıyla) sakının ve (rızkınızı) ararken güzel yollarla arayın. Helâl olanı alın, haram olanı terk edin.” (İbn Mâce, Ticâret, 2)
Saygılarımla.