Sizi gidi tiyatrocular sizi!
“SİZİ GİDİ TİYATROCU CHP’LİLER SİZİ”
Türkiye’de şeffaflık dendiğinde aklınıza gelmesi gereken ilk şey bir sahne ışığıdır.
Parlaktır, her yeri aydınlatıyormuş gibi durur.
Ama sahne ışığının amacı dekoru göstermek değil, perde arkasını gizlemektir.
CHP’li büyükşehir belediyeleri tam olarak bunu yapıyor: “Açık Belediyecilik” diye bir vitrin kuruyorsunuz, arka tarafta iştiraklerinizin önünü alamadığınız kayıplar, havuz ihale sistemleri, danışmanlık ücretleri ve “İmamoğlu dönemine özel doğrudan temin rekorları” var.
Sayıştay raporları her yıl aynı şeyi söylüyor: Rekabetsiz ihale, denetim yetersizliği, iştirak soygunu. Sizin cevabınız hep aynı: “Bunlar eski düzenin alışkanlığı”, “AKP’nin Sayıştay’ı”, “belgeli yalan.”
Belgeli yalan mı? Tamam, öyleyse otur Sayıştay’a dava aç.
Yoksa sustuğun her madde, susarak kabul ettiğin maddedir.
Unutturulmak istenen utanç. Uşak (Özkan Yalım)
Bu tabloya bir de Uşak eklenmezse eksik kalır. CHP’li Uşak Belediye Başkanı Özkan Yalım, 27 Mart 2026’da Ankara’da otel’de basıldı. Yanında belediyede çalışan 21 yaşında bir kadın.
MASAK raporu: 34 araç, 114 taşınmaz. Operasyondan hemen önce 33 araç ve 83 taşınmaz danışmanına devredilmiş, 34 milyon TL elden havale. Sistem: Sahte bağışlar, mükerrer fatura rüşveti, istenmeyen ihaleye AVM mühürleme. CHP Genel Başkanı’nın ilk tepkisi: “Bu rezilliği yapacak bir alan açtığımız için üzgünüm.” Yani “bastıran utansın.” Bu sadece bir skandal değil, CHP şeffaflık söyleminin plaza’da infaz edildiği andır.
SORU: NE FARKINIZ KALDI?
“Eski belediyeler torpil dağıtıyordu, FETÖ’cüler kayırıyordu” — evet, doğru. Peki ya şimdi?
• İBB’nin bazı iştiraklerine bakıyorsun: Eski dönemden kalma kadrolar aynı duruyor, sadece tabela değişmiş.
• Ankara’da bir metrekare arsanın kamulaştırma dosyasını soruyorsun: Cevap yok, belge yok, “bilgi edinme” denince sistemsel tıkanma var.
• İzmir’de bir körfez temizliği ihalesini inceliyorsun: Firma aynı, genel müdür aynı, fiyat beşe katlanmış, sadece “açık ihale” ibaresi eklenmiş.
• Uşak’ta başkan otel odasında basılıyor, mal varlığı 114 ev, parti lideri “rezilliğe alan açtık” diyor.
Siz muhalefetin şeffaflık söylemini satın aldık diye, kendi karanlığınıza “ışık yönetimi” demeye başladınız.
Acı olan şu: Eskiden AKP’nin kapalı kapılarını yuhalıyordunuz, şimdi aynı kapıları siz kilitliyorsunuz. Üzerine “Şeffaflık” yazan bir tabela asıyorsunuz.
EN BÜYÜK YALAN: “ŞEFFAFLIK PORTALI”
Bir belediye başkanı çıkıyor diyor ki: “İhalelerimizin tamamı portalda.” O portala girip bakıyorum, PDF var, tutanak var, imza var. Güzel.
Ama o Pdf’in içinde:
• Projenin birim fiyatları yok.
• İkinci en düşük teklif yok.
• Değerlendirme komisyonu tutanağı yok.
• Niçin şu firmanın elendiği yok.
Yani rakam var, anlam yok. Bu şeffaflık değil, şeffaflık parodisidir.
Ve siz bu parodiyle “Biz şeffafız” diyerek, aslında şunu söylüyorsunuz:
“Halk çok okumaz, pdf görünce yeterli bulur.”
Bu küçümsemedir. Seçmene hakarettir.
KANAYAN YARA: ASLA SORUMLULUK YOK
Şimdi en sert kısım: Kaç tane CHP’li belediye başkanı çıkıp “Şu ihalemizde hata olmuş, kusura bakmayın, yeniliyoruz” dedi?
Kocaman bir Sıfır.
Kaç tane başkan “Evet, bu iştirakte zarar ettik, raporu yayınlıyoruz” dedi?
Kocaman bir sıfır.
Kaç tane başkan “Sayıştay raporundaki 12. maddeyi kabul ediyorum, şu kişiyi görevden aldım” dedi?
Uşak’ta başkan basıldıktan sonra bile “suç bende değil, operasyon siyasi” diyor.
Sıfır özeleştiri.
Hata kabul etmemek artık erdem değil, hastalıktır. Ve bu hastalık tamamen CHP’de sistemleşmiştir.
ÖZETLE: MASADA KAN VAR, PERDE İNMIYOR
Daha delikanlıca söyleyeyim:
CHP’nin şeffaflıkçı belediyeciliği, muhalefetteyken yazdığı teorik manifesto ile yönetimdeyken yaptığı pratik arasında bir uçurum yaratmıştır. Bu uçurumda AKP’nin o eski “bize ne karışıyorsunuz?” zihniyetiyle, laik, sol, beyaz yakalı bir jargon kullanılmaktadır.
AKP karanlığı hırsızdı. CHP’nin şeffaflık parodisi ikiyüzlüdür. Hırsızlık ifşa edilir. İkiyüzlülük ise çürütür.
Uşak, çürümenin belgeselidir. Plaza, 902 nolu oda: Şeffaflığınızın adresi.
Siz çürüyorsunuz sayın CeHaPe. Farkında mısınız?
Not: Eğer biri çıkıp “Sayıştay raporlarına madde madde teknik cevap veren başkanlar var” derse – onlar istisnadır. İtirazım yok.
Ama Uşak istisna değildir.
Uşak, sistemin ta kendisidir.