VAR konuşmaları, Ahmet Çakar ve Erman Toroğlu


Geçtiğimiz günlerde tartışmalı Sivasspor - Galatasaray maçının  VAR konuşmaları açıkladı.

Tartışmalı pozisyonda ofsayt mı, faul mü var, yoksa gol kararı mı verilmeliydi?

Maçın orta hakemi de, VAR hakemleri de karar verememişler.

Ve gol iptal edildi. 

Gerekçe faul mü, ofsayt mı hala netlik kazanmadı.

Hakem hataları dünyanın bütün ülkelerinde oluyor.

İnsani hata bunlar.

Asgariye indirmek içinde teknolojiden faydalanılmaya çalışılıyor. 

Dünyanın üzerinde çalıştığı yeni sistem, “Yarı Otomatik Ofsayt Sistemi’ Dünya Kupası maçlarında uygulandı ve başarılı oldu.

Hakem hataları yerine futbol konuşuldu.

Teknolojisi pahalı olduğundan birçok ülkede uygulanamayan bir sistem.

Yakın gelecekte bütün ülkelerin bu sisteme geçmesi bekleniyor.

Hakemler anlık karar vermek zorundalar. 

Anlık kadarlarda birçok hatayı beraberinde getiriyor.

Önceden VAR yoktu ve hakem hataları daha çok yapılıyordu. Vahim kararlara imza atılıyordu.

VAR sistemi birçok hatanın önüne geçti.

Trabzonspor’ un, 40 yıl aradan sonra şampiyon olmasında en büyük etken olarak VAR’ ı gösterebiliriz.

Futbol teknolojisi yaygın hale geldikçe Anadolu’ dan daha çok şampiyon çıkacak.

Son derece faydalı olmasına rağmen, istenmeyen insani hatalar da olabiliyor.

Neticede bütün sistemler insan aklı ve eliyle hayat buluyor.

Hakem hatalarını beşer hatası görür ‘eyvallah’ deriz.

Yeterki kasıt olmasın, yeterki art niyet olmasın.

TFF - MHK’ nin VAR konuşlarını yayınlamasını hiç doğru değil.

Bu kararla TFF genç hakemleri kulüplerin, taraftarların önüne atmıştır ve yalnız bırakmıştır.

Siz hiç MGK toplantı tutanaklarının açıklandığına şahit olmuşunuz mu?

Burası da futbolun MGK’ sidir.

TFF, mahremiyetini deşifre etmiştir. Hakemleri açık düşürmüştür.

Böyle devam edilirse yakında maçları yönetecek hakem bulamayabilir.

Hakemlerimiz bu yaklaşıma karşı tavır almalılar

Gerekirse maçları geç başlatarak, maçlara çıkmayarak tepkilerini ortaya koymalılar.

Yoksa alışkanlık olur beklenti haline gelir. Devam edecek bu uygulama hakem hatalarını daha da arttıracaktır.

Hiçbir şeye, hiç kimseye faydası olmayan bir uygulama.

Bunun yerine kayıtlar düzenli olarak yetkililer tarafından dinlenmeli ve hata yapan, yanlış yapan hakeme apolet sökme dahil en ağır cezalar verilmeli.

Bu kadar hakemlerin eleştiri yağmuruna tutulduğu, maçtan çok hakemlerin eleştirildiği, konuşulduğu, rencide edildiği teknik direktör’ ün, futbolcunun hatalarının bile hakemlere yüklenilmeye çalışıldığı bir süreçten kimseye fayda gelmez.

Futbol da bir temizlik şart olmuştur.

Öncelik olarakta kendini yerlere atıp bas bas bağıran, bir dakikada sonrada kalkıp oyuna devam eden sahtekar futbolculardan başlanılmalı. 

Her pozisyonda hakeme tepki gösteren, yanlış kadro kuran, teknik-taktik veren teknik heyetle de devam edilmeli.

Bu adamlar her maçta defalarca hakemleri taraftarın önüne atıyorlar.

Futbolun bileşenlerini tahrik unsuru oldu.

Başarısız oldukları her maçta aleni hakem üzerinden tribünlere oynuyorlar.

Futbolumuz bu düzenbazlardan acilen kurtulmalı.

Futbolun katmanlarının ivedi futbol terbiyesine, edebine ve ahlakına ihtiyacı var.

AHMET ÇAKAR VE ERMAN TOROĞLU 

Hakem eski bu iki isim, hakemliğin gelişmesinin önündeki en büyük engellerden.

Televizyon kanallarında yorum yapan FİFA kokartlı birçok eski hakem var. 

Açıyorlar futbol oyun kuralı kitapçığını ve pozisyonları kurala göre değerlendiriyor, futbol severleri bilgilendiriyorlar.

Ama bu iki hakemin yani Ahmet Çakar ve Erman Toroğlu’ nun yorumları şöyle başlıyor: “Bana göre bu pozisyon …”

Gündeme gelmek mutlaka işin tabiatına aykırı yorumlarda bulunuyorlar.

“Bana göre ofsayt, bana göre gol; ben olsam vermem, ben olsam veririm.” Böyle uzayıp gidiyor.

O genç hakemleri acımasızca suçlayıp, itham ediyorlar.

Ve bunu isteyerek-kasten yapıyorlar.

Her ikisi de provokatörlük yapıyorlar.

Bu iki hakem eskisi dinazor, taammüden hakem katili!

Genç hakemleri kıskanıyorlar.

Başarılı olsun istemiyorlar.

Sizde adamlık varsa her hafta yönettiğiniz bir maçıda yorumlayın.

Biz, sizlerin hakemliğini de iyi biliriz.

Sizler, bir Cüneyt Çakır’ ın dünya çapında hakem olmasını sindiremediniz, kabullenemediniz.

Yıllarca Şampiyonlar Ligi yarı finali yönetmekle övündünüz.

Yaptığınız yorumlar kirli bilgi içeriyor ve kırmızı noktalı.

“Kuşlar haber getirdi, kuşlar haber götürdü…

Tamamen dedikodu, dayanaktan yoksun. 

Tamamen manipülasyon, tezvirat…

Futbol bir kurallar manzumesine göre oynanıyor. 

Neden oyun kuralları dahilinde yorum yapmıyor ve tahrikkar, tehditkar yollara başvuruyorsun?

Neden sürekli kural dışına çıkıp, kural ihlali yapıyorsunuz?

Hakemlikte bulamadığınız şöhreti ve parayı yorumculukta buldunuz.

Hiç değilse kendi camianıza ihanet etmeyin.

İfade özgürlüğü falan bir kenara bırakılsın ve bu iki dinazorun medyadan eli ayağı çekilsin.

Bakın o zaman hakemlerin performansları nasıl katlanacak.

Hakemler bunların diline düşmemek için her maça, hata yapma korkusuyla çıkıyorlar ve hatalar yapıyorlar.

Sizler kendinizi Türk futbolunun sahibi mi zannediyorsunuz?

Siz kimsiniz yahu?

Yeter artık! Düşün Türk futbolunun yakasından!

Madem her şeyi bir tek sizler biliyordunuz.

Neden size teklif edilen MHK başkanlığını kabul etmeyip, elinizi taşın altına sokmadınız?!

Yemedi değil mi?

Bıktı millet sizin kaprisli, ukala, yalan, yanlış, çarpıtma yorumlarınızdan.

Yaşınız 70’ i geçmiş, gidin torun mu bakacaksınız, tavuk mu yetiştireceksiniz ne yaparsanız yapın.

Ama asla futbol yorumu yapmayın!

Asla hakemleri o kirli ağızlarınıza dolamayın!

Ne Hikmetse bu dinazorlara sürekli iktidara yakın kanallarda mikserlik yaptırılıyor.

Saygılarımla.