Yeni bir Fetih gerek

Peygamberimiz Hz. Muhammed'in (sa) övgüsüne mazhar olmuş İstanbul'un Fethi (29 Mayıs 1453) ve Fetih Ordusu zulüm ve karanlık çağını kapatarak adalet üzere hükmedecek yeni ve mutlu bir çağı açmıştı.

Geçen zaman içinde İstanbul ve Osmanlı İmparatorluğu, uyguladığı adaletle çok parlak günler gördüğü gibi ondan saptıkça karanlık dönemler de geçirdi. Günümüzde bu durum halen devam ediyor.

O günlerde İstanbul'un Fethi'ni mecbur kılan nedenlerin başında; Dünya'da zulmün son bulması, adaletin hakim olması ve İnsanlığın her türlü kötülüklerden korunması için yepyeni bir Medeniyeti getiren İ'layı Kelimetullah'ı tanıtma, yayma gayret ve azmi geliyordu. 

İstanbul'da kurulacak yeni Medeniyet sadece bu coğrafyayı değil olabildiğince Dünya arzını hedefliyordu. 

Yeni medeniyeti yaşatmak için öncelikle kurulduğu toprakları elde tutmak, coğrafyayı genişletmek, vatan edinmek gerekiyordu. 

Bu amaç için adaletle hükmeden Osmanlı'ya bağlı kavimler kendi rızalarıyla ön açtılar, Yeni Medeniyet çoğu yerde insanların burnunu dahi kanatmaksızın kabul gördü ve yayıldı. 

Aksi halde insanlık yaşayageldiği Bizans Kültür ve Medeniyeti'nin zulmü altında inlemeye devam edecekti. Bizans değişmedi, aynı zalim ve vahşi yöntemlerini bugün de uyguluyor.

Bizans (bugünkü Avrupa hatta Batı), aynı zulüm ve vahşetini tüm Dünya'da, özellikle geri kalmış ülkelerde sürdürüyor.

Baş kaldırmak, sömürü düzenini yıkmak istediğinizde; Batı akla hayale gelemeyecek entrikalarla sizinle mücadele ediyor. Özellikle içerden, dışardan devşirdiği işbirlikçi hainlerle size saldırıyor, değerlerinizi yok ediyor, mücadelesini silah ve savaşa vardıracak kadar büyütüyor. 

Türkiye'nin bugün yaşadığı budur. 

Günümüzde hem İstanbul hem Türkiye hem İslam Dünyası hem de mazlum  diğer milletler bu tehdit altında yaşıyor. Bu durum günün koşullarına göre yeni bir fethi şart koşuyor.

Batı tarafından Ege ve Akdenizde yapılan tatbikatlar, Girit, diğer adalar ve Yunanistan'ın ABD Üssü haline getirilmiş olması, neredeyse Batı Devletlerinin PKK, YPG başta olmak üzere diğer tüm terör örgütlerini kurup her açıdan beslemesi, Batı ile olan ilişkilerimizin hep aleyhinize sonuçlanması üzerimizde bir kuşatma, bir baskı olduğunu gösterir. 

Yetmezmiş gibi Biden'ın pervasızca Türk Hükümetini indirmek için  muhalefetle işbirliği yapacaklarını açıklaması Batı Kültür ve Medeniyeti'nin vahşi yüzünü gösteriyor.

ABD, Çekiç Güç'ten beri, özellikle de 2010'dan buyana üzerimizde hiç sapma göstermedikleri politikalarını uyguluyor. Bu arada süslü kokana Fetö belasını ve 15 Temmuz'u  eklemek gerek.

Üzerimizdeki baskı ve saldırıların küçük bir kısmını buraya taşıdık. Nedeni, yeni bir fetihe mecbur olduğumuzu izah etmek içindir.

Eninde sonunda fetih gerçekleşecek. Büyük ihtimalle de Türkiye ile NATO hesaplaşmasıyla olacak.

Selam ve sevgi ile.