Z sizin olsun, gençlik bizim

Bir döneme damga vurmuştu, terör örgütü gençlerimizi dağa kaçırıp beyinlerini yıkıyor vatan, bayrak, millet düşmanı olarak yetiştiriyordu. Güçlü ülke duruşunu gösterdiğimiz bu yıllarda, emellerine ulaşamayan bu örgütler taktiklerini değiştirdi, destekçileri değişti, yeni usul ve metotlar buldular.

Huzurumuza, geleceğimize, vatanımıza göz diken bu düşmanlar gençliğimizi etkileyecek yeni modellerle ilerler oldular. 

Öncelikli olarak yeni kodlar ürettiler (Z kuşağı) gençleri farklı ve özel hissetmelerini sağlamaya çalıştılar ve bu şekilde ‘’Sizi en iyi biz anlarız’’ algısı oluşturulmak istendi gençler üzerinde.

Teknolojinin çok hızlı büyüdüğü ve iletişimin kolaylaştığı bu yüzyılda ulaşılabilirlik ve kişiler üzerinde etki etme süreci de çok kolay hale gelmişti ve bunun adı kesinlikle dijital terördü.

Dijital medya platformları

Gün geçtikçe ekranlarımızda yeni yeni içerik üreticileri beliriyor, özellikle gençliğimizi etkileyecek alanlar tespit edilerek gençliğimizi yaralama hedefi içerisinde olduklarını gözlemliyorum. 

Ahlaktan yoksun, kültürümüzle bağdaşmayan içerikler sunularak kimilerine göre kişi, inanç ve fikir özgürlüğü kapsamında değerlendirilse de, bu sapkın iç içe girmiş ilişki ağları aile yapımıza da ciddi zarar vermekte. 

Farkında olmadan aslında istemediğimiz içerikler ile karşı karşıya gelmemiz bizleri özellikle psikolojik olarak olumsuz etkilemekte.

Gençliğimize verilen yeni zehir: LGBT

LGBT dün sadece sosyal medyadaydı. 

Twitter, Facebook, instagram’da LGBT yi özendirici ve normal olarak gösteren milyonlarca paylaşım görülebilir. 

Şimdi de yeni nesil platformlarda sıkça görülmeye başladı. 

Film sektöründe bu çarpık ilişki yumağını çok görür olduk. 

Netflix, Disney, Amazon…

Sanki bu platformlar LGBT propagandası yapmak için kurulmuş gibi geliyor bana veya bu amaçla kurulmasa da orayı da kuşatmış gibi geliyor bu zihniyet, hangi filmi açsan buna dair muhakkak bir iki sahne ile karşılaşıyorsun.

Bir lobi oluşturuluyor ve bu lobinin büyümesi için her türlü çalışma yapılıyor hedef kim peki; gençlerimiz.

Türkiye’nin Yüzyılı, Gençliğin Yüzyılı

Gençler geleceğimiz, en büyük kaynağımız ve gücümüz yine gençlerimiz. 

Kimilerine göre bugünlerde görülen en büyük sıkıntı mülteciler olarak görülse de, kesinlikle bahsettiğim gibi değerlerini kaybettirmeye çalışılan ve gençlerimiz yani dolayısıyla geleceğimiz ile oynanan oyunlar.

Değerlerimiz ve gençlerimize sahip çıkmamız gerekiyor bu görev hepimizin.

Türkiye Gençlik STK’ ları Platformu’ nun ‘’Türkiye’ nin Gençleri Araştırması’’ ile bu konuda çıkmış bazı sonuçlarından da bahsetmek isterim;

Sorulan soru üzerine, gençler  en çok uyuşturucu madde kullanan ve LGBT bireylerle komşu olmak istemiyor. 

Yani aslında gençliğimiz her şeyin farkında ve bu farkındalığı gören o bahsettiğimiz güçler yine empoze etmek istedikleri bilinci oluşturmak için hamlelerini yapmaktan çekinmiyor.

Yine araştırma sonucunda gençlerimiz günde iki saat TV izliyor, en çok Netflix dizilerini izliyor. 

Sosyal medyada Whatsapp, Instagram ve Youtube tercih ediyor. Gündemi ve haberleri ise Instagram ve Twitter’dan takip ediyor.

Yani sonuç olarak ne yazık ki geleceği tehdit eden unsurlar gençlerimizi yakalayacak alanlara sahip ve ulaşılabilirliğini yakalamış durumda.

Gençlik bizim, gelecek bizim ve bu geleceği inşa edecek kişiler yine bizim gençliğimiz, tehdit unsuru olarak gördüğümüz bu platformlardan uzaklaştırmalı ve değerlerimize uygun yetiştirmeye özen göstermeliyiz.

Türkiye Yüzyılı, Gençliğin Yüzyılı…

Kalın Sağlıcakla…