Gündem, kamuoyunu doğru bilgilendirme olarak bildiğimiz bir konu.
Ancak günümüzde gündem, yalanların, yanlışların sprint yaptığı, gerçeklerin arkadan yetişmeye çalıştığı bir hal aldı.
Gündemi günümüzde hız marifeti ile sosyal medyada belirleniyor.
Hızlı bir şekilde algı oluşturarak gündem belirleniyor, herkes kendini o gündemin içinde buluyor.
Bazen isteyerek, bazen istem dışı. Ama daima içinde herkes.
Algı oluşturma sosyal medyanın ana işlevi adeta.
Sosyal medya arenasında daha fazla gördüğümüz için sadece burada var olduğunu düşündüğümüz algı oluşturma her alanda var.
Ancak yönlendirme sosyal medyada hızlı olduğu için gündem de bu mecrada oluşuyor.
Sosyal medya oluşturduğu kurgu ile herkesi hem alanın içine çekiyor hem de yoruyor.
Yanlış bir haberin doğrusu ile buluşması kısa bir zaman içinde olsa bile sosyal medyanın saniyeler içinde oluşturduğu etkileşim ve algı gündemi belirlemiş oluyor. Kurgulanan bir video dakikalar içinde milyonlarca görüntülenme ile bir anda gündemin birinci konusu oluyor.
Örneğin geçtiğimiz günlerde Havalimanında annesinin Türkçe bilmediği için işlerini bitiremediğini haykıran birinin isyanı gündemin birinci sırasında konuşulup durdu.
Oysa o kahraman! bütün isyanını Türkçe yapıyordu.
Mesele seçim sürecinde bir algı oluşturmaya yönelikti.
Yine diğer bir vaka, bir paylaşım ile laiklik /şeriat meselesi üzerinden yeniden bir kaosa sebebiyet verme çabasıydı.
Her geçen gün daha da kuralsız hale gelen sosyal medya arenası bir silah gibi kullanılıyor.
Hem de psikolojik bir güçlü silah olarak.
Toplumun algısını yönelik bu çalışmalar, özellikle siyasi manüplasyonlarla ne yazık ki toplumun her kesimine kolayca ulaşıyor ve bir anda milyonlarca etkileşim oluyor.
Bu kurguların yanlış olduğunu anlatmak ise epey zaman alıyor.
Bu zaman içinde doğru bilginin ilgilisi de kalmıyor.
Bir psikolojik güç olarak sosyal medya mecraları her geçen gün daha fazla hayatımızı yönetmeye başlıyor. Adeta bizi teslim almış gibi. Korkmalı mıyız?
Evet korkmalıyız.
Çünkü zaman içerisinde gerçek bilgiye ulaşmamız neredeyse imkansız hale gelebilir ve biz kurguların doğruluğuna inanmak zorunda kalabiliriz.
Dahası kuralı ve kutsalı olmayan bu alanın kuralsız ve kutsalsızlar tarafından kullanılarak her an toplumları, bireyleri, devletleri kaosa sürüklemesi mümkün.
Siyasi mücadelelerde geçmişe dönüp baktığımızda bugün ile kıyasladığımızda iftiraların, yalanların, şantajların, tehditlerin siyaseti kalitesizleştirdiğini de görüyoruz.
Bir birlerinin açığını arayan, bel aşağı vuran, hakaret edenler ne yazık ki toplumun değer yargılarını da yok etmiş durumda.
Siyasetin birbirlerine hakaret etmeyen, ahlaki çerçevede, nezaket içerisinde atışmalarını da gören bu toplum yeni zamanda değişen siyasetçi profilene tam da bu sebeple saygı göstermiyor.
Ne yapmalı?
İşimiz zor ama mücadele, hak ve hakikatin bireyde, toplumda vücut bulmasını sağlamak olmalı.
Yoksa kuru gürültü içerisinde debelenmekten yorgun düşer gideriz.
Vesselam.
GÜNDEM
22 Şubat 2026SPOR
22 Şubat 2026GÜNDEM
22 Şubat 2026GÜNDEM
22 Şubat 2026GÜNDEM
22 Şubat 2026UNCATEGORİZED
22 Şubat 2026EKONOMİ
22 Şubat 2026
1
Kayıp eşini otel odasında oğlunun arkadaşıyla bastı!
7378 kez okundu
2
Kamyonet Zap Suyu’na uçtu, 2 kişi hayatını kaybetti, 2 yaralı tedavi altına alındı
5861 kez okundu
3
Çanakkale’de çevre illerde de hissedilen deprem!
4635 kez okundu
4
Eski eşini feci şekilde dövdü, sevgilisini bıçaklayarak öldürdü!
3743 kez okundu
5
Kartal çıkış arıyor: Beşiktaş – Konyaspor karşılaşması saat kaçta başlayacak, hangi kanaldan yayınlanacak? Maçı canlı izle
3666 kez okundu