Ne günlere kaldık.
Ne imtihanlardan geçiyoruz.
İnsanlığımız utanç vesilesi oldu.
Bir markette annesinden şeker, çikolata isteyen ve annesinin, “Paramız yok alamayız” cümleleri karşısında içiniz sızlıyor ve “Ben alayım” diyemiyorsunuz.
Size doğru koşan, gülümseyen bir çocuğa elinizi uzatmaya, sevmeye korkuyorsunuz.
İçimizdeki insan kılıklı ahlaksız, sapkın, hastalar yüzünden yanlış anlaşılırım tedirginliği ve çekingenliği yaşıyorsunuz.
Çocuğunuzu korunaklı apartmanınızın bahçesine oynamaya gönderiyorsunuz aklınız hep tetikte bekliyor, defaatle kontrol etmek zorunda kalıyorsunuz.
Sapıklar elini kolunu sallaya sallaya aramızda dolaşıyor.
Çeşitli kılıklarda her ortamda her kimlikte karşımıza çıkabiliyor.
Bütün dünya bu sapık çocuk istismarcılarıyla savaş halinde.
Sapkın, aşağılık fiil insanlığımızdan utandırıyor.
Kendi çocuklarımız yüzüne bakmaya utanır duruma geldik.
Yüce dinimiz İslam, çocukları melek olarak addeder. Erişkin konuma gelene kadar da meleklik devam eder.
İslam dini ve onun elçisi peygamber efendimiz sapkın olan ve kız çocuklarını diri diri toprağa gömen azgın bir coğrafya da zuhur etmiştir.
Kız çocuklarını dışlamak İslam dışı, insanlığın yüz karası cahiliye dönemi garabetidir.
Kız çocukları anne – babaya daha düşkün, daha hayırlı ve vefalıdır.
Kızını diri diri toprağa gömenle, evlilik çağına gelmiş kızını istemediği birisiyle rızası dışında evlendirmekte aynıdır, zulümdür, cahiliye dönemi karanlığıdır ve islam dışıdır.
Neredeyse her gün yaşanan ve çoğu zaman gün yüzüne çıkmayan çocuk istismarı haberleri psikolojimizi bozuyor, günlerce etkisinde kalıp, kendimize gelemiyoruz.
Ruhi buhranlar yaşıyoruz.
Hayvan sevgisinin, insan sevgisine galebe çaldığı bir sosyal yaşam içinde kıvranıyoruz.
Çocuklar ebeveynlerin geleceğidir.
Bütün yaşamlarını çocuklarının üzerine bina ederler.
Adeta üzerlerine titrerler, kendi yaşamlarından bile sarfınazar ederler.
Çocukların geleceği için bazen anne – babalar birbirinden bile vazgeçerler.
Çocukları en iyi okullarda okusun, en iyi eğitimi alıp, en iyi şartlarda yaşasın, evlenip mutlu, mesud yuva kursun diye geceyi gündüz eylerler.
Çocukları için yapamayacağı feragat yoktur.
Söz konusu canları bile olsa.
Günlerdir basından takip ettiğimiz bir cemaate mensup olan anne – babanın kızını 6 yaşında evlendirdiği, istismarına, tecavüzüne göz yumduğu ve hatta desteklediği iddiaları ile çalkalanıyor.
İddialar karşısında dehşete düşüyorsunuz!
En duyarsız anne – babaya bile yakıştıramıyorsun.
Şimdi aklı selim ile düşünelim siyasi kaygıları bir kenara bırakalım; bir kız çocuğunuz var ve 6 yaşında evlendiriyorsun, gözünüz önünde çocuğunuz istismar ediliyor, tecavüze uğruyor ve siz anne – baba olarak sessiz kalıyorsunuz.
Düşüncesi bile tüyler ürperten böyle bir olaya hangi anne – baba – vicdan müsaade eder, kabullenir.
O sabinin feryadı yer – gök yakar!
Kız çocukları babaların prensesleridir.
Üzerine titrerler ve ömür boyu yanından, dizinin dibinden ayrılsın istemezler.
Anne yüreği zaten çocuklarına karşı merhamet yüklüdür.
Farz edelim anne – baba dumura uğradı ve akıldan yoksunlar.
Hangi büyük anne – büyük baba, amca, dayı, hala, teyze hatta konu komşu yıllarca sürdüğü iddia edilen böyle bir rezilliği görmezden gelebilir.
Hepsi mi vicdansız, insanlığını kaybetmiş şeytandan aşağılık oldular.
2004 yılından itibaren yaşandığı ve yıllarca sürdüğü iddia edilen bir istismarın, tecavüzün 18 yıl boyunca gizli tutulması, saklanması akıllara zarar bir durum.
Ayrıca küçük yaşta yaşanacak bir tecavüzün ölümle sonuçlanma riski de bir hayli fazla.
Ve ölümle sonuçlanan birçok örneği var.
(Geçtiğim aylarda İstanbul – Beylikdüzü’nde böyle bir olay vuku bulmuş ve olayı Damga gazetesinden Mehmet Mert, bir gazetecilik – habercilik başarısı ortaya koymuş ve çocuğun tecavüze bağlı olarak hayatını kaybettiğini belgelemişti.
Masum yavrunun bir cemaat bağı olmadığı için haber gerekli karşılığı bulmamış ve örtbas edilmişti.)
Bahse konu kızın 16 yaşında yaptığı söylenen evliliği ile ilgili fotoğraflar paylaşıldı ve gayet mutlu görünüyor.
Ailenin iki yetişkin kızları daha var.
20’ li yaşlarda olan bu kızlar bekar ve aileleriyle yaşıyorlar.
Ailede garip, olağanüstü bir durum görünmüyor.
Olay yargı aşamasında.
Yargıya düşen görev olayı en küçük ayrıntısına kadar araştırıp varsa suçlulara en ağır cezayı vermek olacaktır.
Ve her safhasında vatandaşlar bilgilendirilmedir.
Ucu nereye dokunursa dokunsun olay bütün çıplaklığı ile gün yüzüne çıkarılmalıdır.
Siyasiler konuya müdahil olmamalıdır.
Davanın üzerine yayın yasağı konulmamalıdır.
Hangi dine, hangi inanışa mensup olursanız olun, insanlık suçu böyle menfur olaylar hiçbir saikle savunulamaz, üstü örtülemez, kapatılamaz.
KONU GELDİ İSLAM DÜŞMANLIĞINA DAYANDI.
Aklımızı kurcalayan sorularda cevap bekler…
Masumiyet karinesinin yok sayıldığı dayanaktan yoksun birçok bilgi kirliğinin yaşandığı olayda anne ve baba basın yoluyla yargıya tabi tutuldu, suçlu bulundu ve idam edildi.
Ya bu bunlar bir iddiadan ibaretse?
Peki neden bu olay İslam dini aleyhtarılığı haline getirildi?
Hedef bir cemaat mi, İslam dini mi?
Şunuda belirtelim ki, İslam dini kusursuzdur, kusurlu olan bireylerdir. Saldırı dine yapılıyorsa art niyet vardır.
Bazı mahfiller siyasi rant devşirme peşinde, inanın birçoğunun çocuk umrunda bile değil.
Gizli olması gereken müştekininin ifadelerini İslam karşıtlığıyla bilinen Birgün gazetesine, Cumhuriyet gazetesine, Halktv.’ ye servis ediliyorsa şüpheye düşmemek için fazlaca saf olmak gerekir.
Bahse konu kızın şimdi 24 yaşında olduğu, eşinden ayrıldığı, ailesinden ayrı yaşadığı ve şuan nerede olduğu bilinmiyor.
Ailesi “Haber alamıyoruz” diyor.
18 yıl sonra o ifadeleri etki altında mı verdi?
Kardeşlerinin, ikinci çocuğuna hamileyken çocuk anne karnında öldü ve ablam ondan sonra tuhaflaştı diye açıklamaları var.
Annenin, kızının sürekli sosyal medya da gezdiğini ve tanıştığı bir kadının etkisi altında kaldığı iddiası var.
Hatırlayalım; 28 Şubat döneminin Müslüm Gündüz’ leri, Fadime Şahin’leri, Ali Kalkancı’ ları vardı.
Hedef ise, Erbakan hükümetini devirmekti.
Bu millete ne kurgular yedirdiler, ne oyunlar oynandı.
Bu isimler üzerinden adeta İslam dinine savaş açtılar.
Tıpkı şimdi olduğu gibi.
Huylu huyundan vazgeçmez miş.
Okların hedefine İslam’ı koydular.
Ülke de ne kadar İslam düşmanı varmış meğer.
İslam’ı bilgisi Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi’nden ibaret olanlar fetva makamında.
İslam yargılanıyor.
Dönemin etkili medya kuruluşları Hürriyet, Sabah ve Cumhuriyet gazeteleri ve kalemşörleri Uğur Dündar, Ertuğrul Özkök, Fatih Altaylı vb. az bühtanlar da bulunmadılar.
Bu komplo teorisyenleri hala medyada boy gösteriyorlar.
Kurgusunu yaptıkları tezgahla seçilmiş, güven oyu almış bir hükümeti sırf patronlarının (Aydın Doğan – Dinç Bilgin başta olmak üzere) çıkarlarına hizmet etmiyor diye askeri ve yargı vesayetinin de desteğiyle iktidardan etmişlerdi.
Bugünleri görünce, o günleri hatırlıyor insan. Ve ihtiyatlı davranıyor.
Acabalar kol geziyor.
Ahlaksızlar gönderi yapmış, “Sizin dininizi…diye küfürler yağdırıyorlar.
Bırakın İslam dinini, hangi semavi din iddia edilen böyle bir alçaklığa cevaz verir.
CHP, İstanbul Ataşehir İlçe Başkanı hezeyanlarda bulunuyor: 6 yaşındaki çocuğa babası ve kocası tarafından yıllarca cinsel istismarda bulunulup, tecavüz edilmiş” diye.
Sanırsın başında nöbet tutmuş.
6 yaşındaki sabinin kocası mı olur? Olayı meşrulaştırır gibi paylaşım mı yapılır?
Sorumluluk, makam sahibi konumunda olanlar sosyal olaylar karşısında daha sağduyulu yaklaşımlarda bulunmalı.
Fazlaca örnek var ama içinde küfür/hakaret olduğu için örneklemiyorum.
Tüm CHP, yanlısı hesaplar tarafından İslam dini hedef tahtasına konulmuş ve küfürler yağdırılıyor.
Şişede ki cin çıkmış durumda.
Eyyy küfürbaz, ahlaksız. dinsiz İslam düşmanları!
Sizleri o yok saydığınız Allah’a havale ediyorum.
Saygılarımla.
GÜNDEM
31 Mayıs 2026SPOR
31 Mayıs 2026GÜNDEM
31 Mayıs 2026GÜNDEM
31 Mayıs 2026GÜNDEM
31 Mayıs 2026UNCATEGORİZED
31 Mayıs 2026EKONOMİ
31 Mayıs 2026
1
Kayıp eşini otel odasında oğlunun arkadaşıyla bastı!
7441 kez okundu
2
Milli Takımı üzen haber Madrid’ten geldi!
6626 kez okundu
3
Kamyonet Zap Suyu’na uçtu, 2 kişi hayatını kaybetti, 2 yaralı tedavi altına alındı
5922 kez okundu
4
Akıllı kişi nasıl yaşar?
5102 kez okundu
5
Çanakkale’de çevre illerde de hissedilen deprem!
4691 kez okundu